..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Özgür insan, denizi daima seveceksin. -Baudelaire
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Eleştiri > Toplum ve Birey > M.NİHAT MALKOÇ




21 Kasım 2010
Dün Akşam Neredeydiniz?..  
M.NİHAT MALKOÇ
Yeni bir yıla “Merhaba” demenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bir yıl daha mazinin bulutları arasında kaybolup gitti. Geride bıraktığımız 2009 yılında kimileri beklediklerine nail olurken, kimileri de hayal kırıklıkları yaşadı. İlk gününü yaşamakta olduğumuz 2010 yılı başlanmamış, tertemiz bir sayfa olarak önümüzde duruyor. Bu temiz sayfayı hayırlarla veya şerlerle doldurmak bizlerin elindedir. Cüzi irademizle yol haritamızı çizip öylece geleceğe yol alacağız. Önümüze engeller çıkacak, çok defa da şeytan musallat olacak bize. Fakat nefsi semirten ve ona daima şer fısıldayan şeytanı inancımızla alt edeceğiz. Hakk’ın ve hakikatin yolunda gideceğiz. Çünkü her geçen gün büyük hesap gününe daha çok yaklaşıyoruz.


:AEBI:

M.NİHAT MALKOÇ

     Yeni bir yıla “Merhaba” demenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bir yıl daha mazinin bulutları arasında kaybolup gitti. Geride bıraktığımız 2009 yılında kimileri beklediklerine nail olurken, kimileri de hayal kırıklıkları yaşadı. İlk gününü yaşamakta olduğumuz 2010 yılı başlanmamış, tertemiz bir sayfa olarak önümüzde duruyor. Bu temiz sayfayı hayırlarla veya şerlerle doldurmak bizlerin elindedir. Cüzi irademizle yol haritamızı çizip öylece geleceğe yol alacağız. Önümüze engeller çıkacak, çok defa da şeytan musallat olacak bize. Fakat nefsi semirten ve ona daima şer fısıldayan şeytanı inancımızla alt edeceğiz. Hakk’ın ve hakikatin yolunda gideceğiz. Çünkü her geçen gün büyük hesap gününe daha çok yaklaşıyoruz.

     Sözün bu noktasında, yeni bir yılın arifesinde, “Dün neredeydiniz?” sualini yöneltmek istiyorum sizlere. Bu soruya vereceğiniz cevap sizin kimliğinizi de ele verecektir. Şayet “Her zaman olduğu gibi evimizde çocuklarımızla beraber olağan hayatımızı yaşıyorduk” diyebiliyorsanız ne mutlu size; istikamet üzere, düzgün bir yolda ilerliyorsunuz. “Yılbaşı akşamı da evde oturulmaz ya, elbette yeni yılı arkadaşlarla birlikte kutluyorduk” diyorsanız size söyleyecek çok sözüm var. Hayatınızı yeni baştan gözden geçirmenizde fayda vardır.

     Öncelikte belirtmek gerekir ki bizim kültürümüzde Noel kutlaması yoktur. Bu gelenek Hıristiyan kültürüne aittir. Hıristiyan dünyası, Noel ve yılbaşını Hz. İsa’nın doğumuyla ilişkilendirerek kutluyor. Durum bu iken Müslümanlara ne oluyor da Hıristiyanların bu dinî eğlencesine iştirak ediyor? Müslüman, Hıristiyanların bu dinî merasimiyle kendi arasında nasıl bir bağ kurabiliyor? Yozlaşmanın bu kadarına da pes doğrusu demek geliyor içimden.

Noel konusunda sapla saman birbirine karışmış durumdadır. Zira Noel kutlamalarının temelinde Hz. İsa’nın doğumunu kutlama geleneği yatmaktadır. Bilindiği gibi eskiden Romalıların yılı 1 Ocak’ta başlıyordu ve bu Ortaçağ’da bazı ülkelerde sürmüştü. Bu milâdi takvim Hıristiyanlıktan önce kabul edilmişti ve “Jülien Takvimi” olarak biliniyordu. Daha sonra bu milâdi takvimin Papa XII. Gregorius tarafından 1582 yılında toplanan konsilde Hıristiyanlar tarafından da kullanılmasına karar verilmiştir. 31 Aralık’ı 1 Ocak’a bağlayan gece yapılan yeni yıl kutlamaları Noel kutlamalarına özenilerek bu noktaya getirilmiştir. Görünen o ki, yılbaşı ve Noel farklı olmakla birlikte, adet ve gelenekler bakımından birbiriyle özdeşleştirilmiştir. Yani yılbaşında Noel yortusu mu yapılıyor, yoksa yeni yılın gelişi mi kutlanıyor belli değildir. ‘Eğlence olsun da nasıl ve ne sebeple olursa olsun’ anlayışındayız.

Her milletin kendine mahsus yaşam biçimleri vardır. Müslüman olduğunu söyleyenlerin müslümanca yaşama sorumluluğu vardır. İslam ümmeti, kendine benzemek mecburiyetindedir. Peygamber Efendimiz “Herhangi bir millete benzeyen, onlardandır.” buyurmuştur. Bu sözün altında ezilmek istemiyorsak bizimle zıt değerlere sahip milletlerin taklitçisi olmamalıyız. Fakat bu, ilmî konuları kapsamaz. Zira “İlim müminin yitiğidir, onu nerede bulursa alır.” hadisi de buna işaret etmektedir. Bunları birbirine karıştırmamak gerekir.

Bizim inançlarımızda, gelenek ve göreneklerimizde var olmayan yılbaşı kutlamalarını birileri bizim hayatımıza soktu. Yılbaşı gecesi sabahlara kadar çılgınlar gibi eğlenmek, içkiyi su gibi içmek, evlerin içini çam ağaçlarıyla süslemek, bu gecenin sözde şerefine hindi kesmek, şans oyunlarına bulaşıp bunlardan kazanç elde etmek müslümana asla yakışmaz.

Müslümanların da kendilerine ait yeni yılı vardır. Muharrem ayının birinci gecesi Müslümanların yılbaşı gecesidir. İslam ümmetinin yeni yılı, Muharrem ayının birinci günü başlar. Ne yazık ki Müslümanların önemli bir kısmı kendi kültürlerinin ve inançlarının bir parçası olan İslamî yılbaşından haberdar değillerdir. Bu ümmet için ne acınacak bir durumdur.

Dün akşam(yılbaşı gecesi) yeni yıl kutlamaları için sabahlara kadar uyumayanlara, nefislerinin gösterdiği yolda yürüyenlere kızmaktan çok, üzülmek gerekir. Kişi, inandığı gibi yaşamazsa gün gelir yaşadığı gibi inanmaya başlar. Bu da manevî iflasın bariz işaretidir. İnsan nasıl olur da ölüme bir yıl daha yaklaştığı böyle bir zamanı çılgın eğlencelerle karşılayabilir?



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın toplum ve birey kümesinde bulunan diğer yazıları...
Hocaların Hocası: Ahmet Hilmi İmamoğlu
Köprübaşı - Beşköy Dostluğu ve Kardeşliği
M. Nihat Malkoç Kerbela Şiir Yarışmasında Türkiye Birincisi Oldu
Nazım Bilgin Öldü… Bitkiler Öksüz Kaldı…
Köprübaşılılar Derneği ve Hemşehri Dayanışması
İfakat Belgeseli
Böyle Buyurdu Jüri!..
Trabzon Lisesi"nde Rusya Halk Dansları Şöleni
Fatih Lisesi "Vesaire"…
Neler Oluyor Bize? Bize Neler Oluyor?..

Yazarın eleştiri ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Tevfik Serdar Anadolu Lisesi"nin Semender Dergisi
Cemil Meriç"in Akıl Defteri
Trabzon"un İkinci Özel Hastanesi: İmperial
Mersin Yenice 4. Barış ve Kültür Festivali
Gerçek Hayaller Dükkânı
Zigana'nın Gür Sesi: Herfene Dergisi
"Güneşli Bayır" ve Serkan Türk
M. Nihat Malkoç"a Malatya"dan 6 Çeyrek Altın…
Çanakkale Zaferi’nin 100. Yılında Birincilikle Taçlandırılan Skandal Bir Çanakkale Şiiri
Fethin 562. Yılında Ayasofya'yı Açmaya Var Mıısnız?

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Tutumlu Ol Çocuğum [Şiir]
Halep'e Kelepçe [Şiir]
Yerli Malı Kullanın [Şiir]
İfrit İle Karınca (Manzum Masal) [Şiir]
Çanakkale Geçilmez [Şiir]
Sevgi Çınarı [Şiir]
Madur Dağı Güzellemesi [Şiir]
Başöğretmen Atatürk [Şiir]
Atatürk Öldüğünde… [Şiir]
Sevgi Köprüleri [Şiir]


M.NİHAT MALKOÇ kimdir?

NİHAT MALKOÇ’UN BİYOGRAFİSİ Beş çocuklu bir ailenin en küçük ferdi olarak 1970 senesinin 1 Haziran’ında Trabzon’un Köprübaşı ilçesine bağlı Gündoğan Köyü’nde hayata “Merhaba” dedi. İlkokulu komşu köy olan Güneşli Köyü’nde okudu. Orta ve lise öğrenimini Köprübaşı Lisesi’nde tamamladı. En büyük emeli iyi bir hukukçu olmaktı. Lise son sınıfta girdiği üniversite imtihanında KTÜ/Fatih Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Bölümü’nü kazandı. Dersaneye gitme imkânı ve zaman kaybına tahammülü olmadığı için kazandığı fakülteyle yetindi. 1992 yılında okulu bitirdi. İlk göz ağrısı olarak nitelediği Gümüşhane’de beş yıla yakın öğretmenlik yaptı. Her geçen gün öğretmenliği daha çok sevdi. Artık öğretmenliği bir tutku olarak görüyor. Vatan borcunu İstanbul’da Kara Kuvvetleri Lisan Okulu’nda Yedek Subay Öğretmen olarak onurla yerine getirdi. Bu peygamber ocağında yüzlerce yabancı subaya güzel Türkçe’mizi öğretti. Ankara’da girdiği sınavı kazanarak Akçaabat Anadolu İmam-Hatip Lisesi’ne Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni olarak atandı. Burada iki yıl görev yaptı. Daha sonra girdiği yazılı ve sözlü imtihanı kazanarak Türkî Cumhuriyetlerden Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’a,üç yıl görev yapmak üzere, öğretmen olarak gönderildi. Burada Mahdumkulu Türkmen Devlet Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nde ve İlâhiyat Lisesi’nde Türk Dili öğretmeni olarak çalıştı. Yine Aşkabat’ta Türkçe Öğretim Merkezi’nde(TÖMER) bir yıl boyunca değişik milletlerden kişilere Türkçe’yi sevdirerek öğretti. Şu anda Akçaabat’a bağlı Derecik İlköğretim Okulu’nda görev yapmaktadır. Bugüne kadar,en büyüğünden en küçüğüne kadar onlarca dergi ve gazetede fikrî,edebî,felsefî ve kültürel konularda yüzlerce yazı ve şiir yazdı. Bu yayın organlarından Türk Edebiyatı,Türk Dili,Bizim Çocuk,Çınar,Bizim Azerbaycan,Anadolunun Sesi,Üniversitelinin Sesi,Türkiye,Bizim Okul,Şenliğin Sesi,İnsanlığa Çağrı,Yeni Sesleniş,Gençliğin Sesi gibi dergilerde;Türksesi,Demokrat Gümüşhane,Kuşakkaya,Ortadoğu,Yeni Mesaj,Hergün,Candaş,Edebiyat,Bolu Üçtepe,Akçaabat Yeni Haber,Karadeniz Olay,Hizmet gibi gazetelerde yıllardan beri deneme,makale,fıkra ve şiirler yazmaktadır. “Bizim Okul” isimli kültür,sanat ve edebiyat dergisinin Yazı İşleri Müdürlüğü’nü yaptı. Kültürel organizasyonların çoğunda aktif olarak görev aldı. Sevgi,Dostluk ve Kardeşlik konulu şiir yarışmasında birincilik,Trabzon Belediyesi’nin düzenlediği Çevre ile ilgili yarışmada birincilik,yine aynı belediyenin düzenlediği “İki binli Yıllara Doğru Trabzon” konulu makale yarışmasında mansiyon,Akçaabat Belediyesi’nin değişik zamanlarda organize ettiği şiir yarışmalarında birincilik,ikincilik,üçüncülük ödülleri kazandı. Karadeniz Yazarlar Birliği kurucularındandır. Halen bu birliğin üyesidir. Bunların yanında elinin altındaki öğrencilere rehberlik ederek ve bizzat örnek olarak,onların da pek çok kültürel yarışmada ödüller almasına zemin hazırlamıştır. İkisi kız,biri erkek olmak üzere üç çocuk babasıdır.

Etkilendiği Yazarlar:
Necip Fazıl Kısakürek,Mehmet Akif Ersoy,Yahya Kemal Beyatlı


yazardan son gelenler

yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © M.NİHAT MALKOÇ, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.