..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bu hafifçe kenara itilecek bir roman değil. Daha büyük bir şiddetle uzağa fırlatılmalıdır. -Dorothy Parker
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Yazar Portresi - M.NİHAT MALKOÇ
M.NİHAT MALKOÇ - EDEBİYAT İKSİRİ
Site İçi Arama:


Ana Sayfa
  Nurdan Tümbek Tekeoğlu"yla "Öyle Sevdim ki Seni" Filmi Üzerine… (M.NİHAT MALKOÇ) 2 Haziran 2013 Sinema ve Televizyon 

Aslen 1965, İstanbul doğumluyum. Avusturya Lisesi’ni, sonrasında ise Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nü bitirdim. 40’ıma doğru Metro AG’nin Türkiye Temsilcilik görevini yürütürken, Marmara Üniversitesi’nde Üretim Yönetimi ve Pazarlama alanında yüksek lisans ve doktora yaptım. 1988- 2013 yılları arasında Galleria, Ram Dış Ticaret, Gelişim Yayınları, Güneş Gazetesi, Turquoise Dergisi, Egebank, Garanti Bankası, Bayraktar Holding, Siemens, Ritz Carlton, Metro AG gibi firmalarda orta ve üst yöneticilik kademelerinde çalıştım. 1983-1988 yılları arasında okuduğum Boğaziçi Üniversitesi’nde daha sonra çalışmaya devam ettim. Profesyonelliğin ilkelerini öğrencilik yıllarında çalıştığım Tekfen, Vip,Vizitur, Setur, Entaş, Ufaş gibi firmalarda yarı zamanlı çalışarak öğrendim. 2010 yılında İstanbul Aydın Üniversitesi’ne yardımcı doçent olarak atandım ve 2012’de de Okan Üniversitesi’ne İş Geliştirme Direktörü ve yardımcı doçent olarak transfer oldum. Aynı zamanda eşimle ortağı olduğum Medya Ton Ltd. isimli şirketimizle belgesel ve uzun metrajlı film üretimi de gerçekleştiriyoruz. Toplumsal sorunlara vurgu yaptığımız ilk filmimiz İfakat ile yurtdışı ve Türkiye’de birçok ödüller aldık. Şimdi de 3 yıldır çalışmaları süren “Öyle Sevdim Ki Seni” isimli filmimizin çekimleri için Trabzon’dayız. Medya Ton isimli şirketimiz ile Cisco, Praktiker, Arkas gibi şirketlerin kurumsal dergilerini eşim Orhan Tekeoğlu üretirken , ben de Alman kökenli Foreverclean Ltd., RWE, Tisva gibi kuruluşlara iletişim ve iş geliştirme danışmanlığı yaptım. Sivil toplum çalışmalarını da severek yapıyorum. Rotaryenim. Alman-Türk Ticaret Odası’nda, Kagider’de, Bümed ve ALD’de üyeliklerim var ve Türsak’ta Başkan Yardımcısıyım.

  İddialı Bir Yapım: "Öyle Sevdim ki Seni "" Filmi Üzerine… (M.NİHAT MALKOÇ) 31 Mayıs 2013 Sinema ve Televizyon 

Bir kültür, sanat ve tarih kenti olan Trabzon; her dönemde sahip olduğu önemi korumuş, geçmişten bugüne kadar hep gözde kalmayı sürdürmüştür. Bu şehrin adı hep sanatla birlikte anılagelmiştir. Bu kent üzerine şiirler, öykü ve romanlar yazılmış, türküler söylenmiş, filmler çekilmiştir. Bundan sonra da bu etkinlikler artarak devam edecektir. Bunun bir delili de son zamanlarda Trabzon’da çekimleri yapılmakta olan “Öyle Sevdim ki Seni” filmidir.

  Başkan Gümrükçüoğlu'yla Sabah Kahvaltısı (M.NİHAT MALKOÇ) 21 Kasım 2010 Türkiye 

Bilindiği gibi ocak ayının 10. günü “Çalışan Gazeteciler Günü” olarak kutlanıyor. Bu vesileyle Trabzon Belediye Başkanı Dr. Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, Trabzon’da görev yapan basın mensuplarıyla sabah kahvaltısında buluştu. Dizgicisinden imtiyaz sahibine kadar, basınla bir şekilde ilişkili olan herkes Zorlu Grand Otel’deki sabah kahvaltısına davetliydi. Ben de Trabzon’da yirmi yıldır köşe yazarlığı yapan bir kalem erbabı olarak bu kahvaltıda yerimi aldım. İlk kez böyle bir programa davet edilmiştim. Bizi gazeteci olarak saymadıkları için böyle toplantılara da çağırmıyorlar. Hatta toplu fotoğraf çekilirken bir gazetecinin “Öğretmenlerin bu fotoğrafta ne işi var, öğretmenler günü müdür, gazeteciler günü mü?” deyişi basın camiasının, köşe yazarlarına yaklaşımının nasıl olduğunu ortaya koydu.

  Dün Akşam Neredeydiniz?.. (M.NİHAT MALKOÇ) 21 Kasım 2010 Toplum ve Birey 

Yeni bir yıla “Merhaba” demenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bir yıl daha mazinin bulutları arasında kaybolup gitti. Geride bıraktığımız 2009 yılında kimileri beklediklerine nail olurken, kimileri de hayal kırıklıkları yaşadı. İlk gününü yaşamakta olduğumuz 2010 yılı başlanmamış, tertemiz bir sayfa olarak önümüzde duruyor. Bu temiz sayfayı hayırlarla veya şerlerle doldurmak bizlerin elindedir. Cüzi irademizle yol haritamızı çizip öylece geleceğe yol alacağız. Önümüze engeller çıkacak, çok defa da şeytan musallat olacak bize. Fakat nefsi semirten ve ona daima şer fısıldayan şeytanı inancımızla alt edeceğiz. Hakk’ın ve hakikatin yolunda gideceğiz. Çünkü her geçen gün büyük hesap gününe daha çok yaklaşıyoruz.

  Fatih Lisesi "Vesaire"… (M.NİHAT MALKOÇ) 21 Kasım 2010 Toplum ve Birey 

Ülkemizde pek çok okulun değişik periyotlarda çıkardığı okul dergileri vardır. Bu dergiler okulların dışarıya açılan penceresidir. Bu dergilerde ilk yazılarını ve ilk şiirlerini yayınlama imkânı bulanlar arasında geleceğin şair ve yazarları da vardır şüphesiz. Bunu düşünerek her okulun bir dergi çıkarmasının elzem olduğuna inanıyorum. Hatta Milli Eğitim Bakanlığı, okullara dergi çıkarma mecburiyeti getirmesi, çıkacak dergileri maddî yönden desteklemesi gerekir. Bu, yarınlarımızın daha aydınlık olması için tutulacak bir yoldur.

  Hayri Gür"ün Ardından… (M.NİHAT MALKOÇ) 21 Kasım 2010 Eğitim 

Ölüm kervanı uzayıp gidiyor gün geçtikçe… Birileri bu kervana dâhil oluyor vakit gelince… Bu yol Hz. Âdem zamanında açıldı, kıyamete kadar da açık kalacaktır. Şüphesiz ki vakti gelen bu yola revan olacaktır. İşte bu kervana, bu sonsuzluğa giden yola bir güzel insan daha revan oldu. Genelde spor, özelde futbol deyince Trabzon’da akla gelen ilk isim olan Hayri Gür, hayatını kaybetti. Trabzon’umuz değerli bir büyüğünü yitirdi. 98 yaşında hayata gözlerini yuman Hayri Gür için 09 Nisan 2010 tarihinde Trabzon Lisesi önünde bir tören düzenlendi. Gür`ün cenaze törenine Trabzon Valisi Dr. Recep Kızılcık, Trabzon Belediye Başkanı Dr. Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, Trabzon AK Parti İl Başkanı Dr. Adnan Günnar, Trabzonspor eski divan başkanı Nizamettin Algan ve çok sayıda seveni katıldı. Türk bayrağına sarılı tabutu tören alanına getirilen merhum Gür için dostları konuşmalar yaptılar.

  İfakat Belgeseli (M.NİHAT MALKOÇ) 21 Kasım 2010 Toplum ve Birey 

Toprak kokar Karadeniz kadınının elleri… Kınalı parmakları aş ve iş’te yara bere olmuştur hayatla mücadele eden bu yiğit savaşçıların. Odun kesip taşımak, çay toplamak, tarla kazıp biçmek, inek sağmak, fındık toplamak, evin işlerini görmek…. Bunlar Karadeniz’de kadının bitmek tükenmek bilmeyen işleridir. O eli öpülesi kadınların bu işlerden emekli olma gibi bir şansları da yoktur. Son nefeslerini vermeden bu işler onları bir türlü bırakmaz.

  Kanunî Deyip de Geçme... (M.NİHAT MALKOÇ) 21 Kasım 2010 Tarihsel Olaylar 

Gerçek kahramanlarını tanımayan milletlerin istikbaline yön verecek gençleri, çizgi film kahramanlarını kendilerine örnek edinirler. Bu durum, tarihi olmayan devletler için fazla yadırganmasa da Osmanlı gibi dev bir devletin torunları için fazlasıyla yadırganır. Osmanlı’da altı asır boyunca devleti idare etmiş kişilerin hangisine uysanız sizi selamet sahiline götürür. Osmanlı’da vatana hıyanet eden padişah yoktur. Bunlara Vahdettin de dahildir. Durum bu iken bazı kesimlerin Osmanlı padişahlarını hain ilan etmesini anlamak mümkün değildir.

  Köprübaşılılar Derneği ve Hemşehri Dayanışması (M.NİHAT MALKOÇ) 21 Kasım 2010 Toplum ve Birey 

Günümüzde Türkiye’de büyük kentlere hızlı bir göç söz konusudur. Memleketlerinde iş ve aş bulamayanlar büyük şehirlerin yolunu tutmaktadır. Küçük bir Anadolu kentinden büyükşehirlere gelen kişilerin buralarda tutunması hiç de kolay değildir. Onun içindir ki sanayinin ve istihdamın yoğun olduğu şehirlere göç edenler buralarda teşkilatlanmaktadır.

  Şehidimin Son Örtüsü Bayrağım (M.NİHAT MALKOÇ) 21 Kasım 2010 Türkiye 

Bir devleti, bir askerî birliği, resmî veya gayri resmî bir kuruluşu temsil eden işarete bayrak diyoruz. Bir milletin varlığı ve bağımsızlığı bu sembolik işaretle temsil edilir. Bütün milletlerde bayrağa özel bir saygı duyulur. Çünkü o sıradan bir bez parçası değildir. Bir devletin maddî ve manevî değerlerini topyekûn ifade eder. Onun için milletimiz, her kimin olursa olsun, bayrağa büyük bir saygı duymuştur.

  Şinasi Özdenoğlu'nun Türkiye Sevdası (M.NİHAT MALKOÇ) 21 Kasım 2010 Yazarlar ve Yapıtlar 

Son dönem Türk şiirinin köşe taşlarından birisidir Şinasi Özdenoğlu!.... Gümüşhanelidir köken olarak!... Şairliğinin yanında yazardır da… Güçlü bir kalemi vardır. Siyasal Bilgiler ve Ankara Hukuk Fakültesi mezunudur. Ben oldum olası hukukçuların şiire ve edebiyata olan tutku derecesindeki bağlılıklarına hayret ederim. Bir o kadar da takdir ederim bu ince zevklerini.

  Yusuf Ziya Ortaç'ın Nüktedanlığı (M.NİHAT MALKOÇ) 21 Kasım 2010 Yazarlar ve Yapıtlar 

Hecenin beş şâirinden biri olan Yusuf Ziya Ortaç, ömrü boyunca ortaya koyduğu eserlerle ve saygın kişiliğiyle Türk edebiyatına damgasını vurmuştur. Millî veznimiz olan heceyi ustalıkla kullanmıştır. Fakat şiirlerinde derinlik yoktur. Halit Fahri Ozansoy’un yayınladığı “Kehkeşan” adlı derginin düzenlediği yarışmada, şiirinin birinci olması Yusuf Ziya’yı edebiyat sahasına yöneltir. Halit Fahri’nin kendisine hediye olarak verdiği ipek kravatın kendisini şiire bağladığını söylemiştir. Henüz yirmi yaşındayken “Binnaz” adlı üç perdelik manzum bir piyes yazar. Oyun Darü’l-Bedayi’de oynanarak geniş kitlelerce beğenilir. Bu onun şöhret basamaklarına ilk tırmanışıdır.

  Kuruluşunun 40. Yılında Kubbealtı Mektebi (M.NİHAT MALKOÇ) 21 Kasım 2010 Dönemler 

Malzeme olarak taş ve çimentodan yapılsa da, bazı binaların şahsına münhasır ruhu olduğuna inanırım. Zira tarihî binalarımızın çoğunda bu ruhun akislerini görebiliriz. O binalara girip çıkanlar ve o çatı altında hizmet edenler, o yapıya apayrı bir değer katarlar. İşte bu binalardan biri de İstanbul’da bulunan Köprülü Medresesi’dir. Köprülü Medresesi 1661 yılında Sadrâzam Köprülü Mehmed Paşa tarafından yaptırılmıştır. Medrese odaları revaklı bir avlunun etrâfında L şeklinde sıralanmıştır. Yapıda bugün dokuzu tam, biri yarım olmak üzere on oda bulunmaktadır. 1984 yılında Kubbealtı’na tahsis edilmiş olan medrese, eski harap vaziyetinden kurtarılmış ve bugünkü temiz bakımlı hâline getirilmiştir. Medresedeki odalarda birer ocak ve ikişer dolap nişi bulunmaktadır. İstanbul’un ortasındaki bu binada artık Türk kültürünün nabzı atmaktadır. Burada geçmişle geleceği bütünleştiren sağlam köprüler inşa edilmektedir. Dünün kültür hazineleri ortaya çıkarılmaktadır bu nezih binada… “Kubbealtı Akademisi Kültür ve Sanat Vakfı” yetkilileri bu binayı en verimli bir şekilde kullanarak her geçen gün gözden kaçmış, eksik bırakılmış bir kültürel çalışmayı hayata geçirmektedirler.

  Kentin Hafızasına Yolculuk... (M.NİHAT MALKOÇ) 21 Kasım 2010 Yerler 

“Kalkmış güzelim sabaha açmış penceresini, Dalga köpüğü Trabzon evlerinden biri, Silkelemiş düşlerini pencereden, Bakmış evinin ayak ucunda, İnce bir örtü mavi deniz…”Ceyhun Atıf Kansu) Zamanın billurdan aynasıdır şehirler… O aynadan yansıyanlar o şehirde yaşayanların ruh süzgecinden süzülenlerdir. Şehirlerin de, gönül telini titreten bir ruhu vardır şüphesiz… Onların da bir kimliği vardır boyunlarına asılan... Onlar da gün gelir ağlar, gün gelir gülerler. Şehri güldüren de, ağlatan da onun koynunda yaşayan evlatlarıdır. Caddesiyle, sokağıyla, eviyle, mabediyle, parkıyla, bahçesiyle bir vücudu andırır şehirler… Bir vücut nasıl ki eskiyen hücrelerini yenilerse şehirler de öyle yeniler kendilerini. Nasıl ki vücutta hücreler düzensiz çoğalınca kanser illeti baş gösterir, öyle de kentlerdeki yenilenme gayreti, kentin ruhuna uymazsa öyle vahim bir netice doğurur. Kanserli kentler bu uyumsuzluğun vahim sonucudur.

  Ben de Yaşadım (M.NİHAT MALKOÇ) 21 Kasım 2010 Yaşam 

Trabzon’un küçük ve denizden ayrı düşmüş bir ilçesi olan Köprübaşı’nın Gündoğan Köyü’nde dünyaya geldim. Beş kardeşin en küçüğüyüm. Çocukluğum ve ilk gençlik yıllarım köyümde geçti. İlkokulu Güneşli Köyü’nde, orta ve liseyi Köprübaşı Lisesi’nde okudum. Karadeniz coğrafyasının dik yamaçlarından ve fındıklıklardan yürüyerek sabah akşam gider gelirdik okula. Gidiş geliş sayarsak günde 10 km yol yürürdük. Fakat yine de yorulmazdık.

  Böyle Buyurdu Jüri!.. (M.NİHAT MALKOÇ) 21 Kasım 2010 Toplum ve Birey 

“Trabzon dört bin yıllık tarihi geçmişi olan bir kültür ve sanat şehridir” sözü dillere pelesenk olmuştur. Fakat bu kalıplaşmış sözü besleyen ve geçerli kılan kültürel etkinlikler yeterli değildir. Bundan önceki belediye yönetimi birkaç şarkı türkü yarışmasından başka bir şey yapmadı beş yıl boyunca. Yeni belediye yönetimi iş başına geldikten sonra, belediyenin kültür ve sanata katkısı hissedilir şekilde arttı. Trabzon’da kültürel hareketlilik başladı.

  Çocuk Olmak... (M.NİHAT MALKOÇ) 21 Kasım 2010 Yaşam 

Çocuk olmak, hayat ağacının dalına sıkıca tutunabilmektir. Düşeceğini hesaba katmadan o ağaçta keyfince salınabilmektir belki de… Geçmişten geleceğe uzanan, yokuşların nefesleri kesmediği düz bir güzergahta yola revan olmaktır çocukluk….

  Ganita'da Düş Nöbetleri (M.NİHAT MALKOÇ) 21 Kasım 2010 Yaşam 

Dalgalar kıyıların saçlarını okşuyor gecenin ayazında. Deniz, o masmavi gözleriyle ufuklara göz kırpıyor karanlığın koynunda. Düşler kapısını aralıyor gerçeğin asık suratına. Çakıl taşları söyleşiyor suların mavisiyle… Ay, doyumsuz bestesini fısıldıyor tan vaktine…

  "Gülün Vedası" Yahut Bahattin Yıldız'ın Şahadeti (M.NİHAT MALKOÇ) 21 Kasım 2010 Yazarlar ve Yapıtlar 

Ölüm meleği bazen bir beyaz kelebeğe dönüşüp konar can çiçeğinin taç yapraklarına. Şirin görünür son demlerini yaşayan faniye. Hakk dostları onu hoşbeş edip karşılar kapı eşiğinde. Çünkü sonsuzluğa götürür yolcularını gül yüzlü süvari… Ölüm ölür ölünce…

  İçimde Ne Varsa Yazı Döktüm (M.NİHAT MALKOÇ) 21 Kasım 2010 Yaşam 

Hayatım yazmakla geçti benim… En büyük dostlarım kalem ve kâğıt oldu. Onlar beni hiçbir zaman yalnız bırakmadılar. Onlara sarıldım içime kasvet çöktüğü anlarda. Mürekkep denizlerinde yüzdürdüm gönül kayığımı. Gecelerimin çoğunu kalem ve kâğıtla geçirdim. Onlarla paylaştım en güzel ve en özel duygularımı. En iyi sırdaşım yine onlar oldu.

 

 



SEVGİ KÖPRÜLERİ

Müslüman- Türk kimliğimiz uçuverdi özümüzden
Geçmişe bir sünger çekip çabuk döndük sözümüzden

Kurudu pınar başları,sâki hıçkırıp ağlıyor
Gözlerden akan kanlı yaş,yüreğimizi dağlıyor

Mutlu azınlık uçarken kimileri emekliyor
İnsanlık kurtuluş için Fatih neslini bekliyor

Kıpkızıl şafağa inat,acılı feryatlar dinsin
İçimize ecdadımın şefkat iklimleri sinsin

Çağın asık suratına tükürün Allah aşkına!
Vatana kast edenleri döndürüverin şaşkına!

Mürşid-i kâmiller gibi aşka banın heceleri
Mevlâna'nın hoşgörüsü nurlandırsın geceleri

Yücelerden emir geldi:Kardeş olun ey insanlar!
Sevgi köprüleri kurun,engel olmasın lisanlar

Gözlerde bir çift umut var,yarınlar aydın olacak
Kirlenen kalplerimize Yunus sevgisi dolacak

Daha ne bekliyorsunuz?Karanlığa bir mum yakın
Bataklıklardan kurtulup sevgi deryasına akın

Maddenin zincirlerini kır artık,tel tel dökülsün
Durdurun karanlıkları,beklenen şafak sökülsün.

M.Nihat MALKOÇ



 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © M.NİHAT MALKOÇ, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.

 

Bu dosyanın son güncelleme tarihi: 23.07.2018 09:02:38