..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bilen sever. -Leonardo da Vinci
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Toplum ve Birey
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Nebahat
Gürkan BAYKAL
Şiir > Erotik

Fahişeliğin sanatını yazmış kadınlar Kaltak yokuşunu çıkarken Yosmalar alkış tutmuş mor mendiller le Ud sesleri nagmelerle süslenmiş Gelir evlerin camından Oynaşmalar göz süzmeleri Gençler ne anlar yosmaların avından Yosmalar süslenmiş dolaşır parfüm kokulu Gençlik işte bu Üç beş kuruşa aşk dolu Kimi şanslı babadan kese dolu Kimisi gerçek aşkı arar Anadolu lu Kaltak yokuşunda aşk başkadır İstiyene bahar istemiyene şubat Yokuşun sonu

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Eleştiri > Toplum ve Birey
 Sözün Özü!..  (Cahit KILIÇ)

Bugün, Şark’ın fikir sultanlarından Şeyh Sâdî-i Şirazî’yi konuk edeceğim köşeme… Gülistan’dan kısa kıssalar aktaracağım sizlere… Hisseler de bizden olsun…
 İçimden Çıkan Küheylan...  (Seval Deniz Karahaliloğlu)

Onlar, o altı kocaman açılmış, soran altı çift gözün ona dik dik baktığını ve bunun Alan’ı nasıl mahvettiğini, nasıl kahrettiğini, nasıl utandırdığını ve bu utancın ne kadar dayanılmaz olduğunu nasıl anlayacaklar? Alan mecburdu. Alan çaresizdi. Kendi gözlerini oymak gibi bir şeydi. Ama onlar gördü. Onlar Jill’le ne yaptıklarını gördüler. Alan çaresizdi.
 Edebiyat Fakültesinde Dergi Çıkarmak  (osman tatlı)

Türk Dili ve Edebiyat’ı eğitimini değerlendirmeye alırken, öğrencilerin ilgisiz kaldığı, hocaların görmezden geldiği koridorlarda tohumu atılıp filizlenen; ama kökleşmeden yitip giden büyük emeklerin ve özverilerin ürünü olan edebiyat dergilerinin yaşam mücadelelerini anlatmamak haklısızlık olurdu.
 Önce Kendimi Sonra Sistemi Eleştirdim...  (Necat Dilaver)

Eski yazılarımdan fark ettiklerim: Başbakana haksızlık ve internetin önemi – fonksiyonu/ Bence insan yazdığından yani yazılarındaki düşünceleriyle çizdiği portreden çok farklıdır. Belki de bu yazarken duyulan özgürlük ve gündelik hayatın faşizmi arasındaki çelişkiden kaynaklanır ama insan özellikle ilk yazdığından daha yumuşaktır...
 Hocaların Hocası: Ahmet Hilmi İmamoğlu  (M.NİHAT MALKOÇ)

Ahmet Hilmi İmamoğlu, KTÜ Fatih Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Bölümü’nde uzun seneler görev yaptıktan sonra bu bölümün kapanıp Türkçe Öğretmenliği Bölümü’nün açılmasıyla KTÜ Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümüne geçmiştir. Şimdi sözünü ettiğimiz bölümde öğretmenlik vazifesini sürdürmektedir. O bütün hastalıklara rağmen son nefesine kadar öğretmenlik kürsüsünden inmeyecek gibi görünüyor. Zaten o kürsüden inince tutunacağı en büyük dalı kırılmış olacaktır. Onu bizler çok seviyoruz. Tekrar eski sağlığına kavuşması için Allah’a dua ediyoruz.
 Toplum & Birey  (**)

Her insan ve her toplumun iki dili vardır , Ana dili ve Anladığı dil ... Atakan Korkmaz
 Bir Gram San_at Kadar  (Arzu Kulaç Sevimli)

Belki sizin bizim haberimiz yok, kim bilir o paralarla ne okullar yapıp, kaç binlerce çocuk okutuyor. Kıl olduğu, çorabı kaçmış, kimlere çorap alıyor kim bilir? Az gelişmiş bölgelerimizi gizli saklı ziyaret edip, kız çocuklarının maruz kaldığı onca açlık, onca cahillik, onca tecavüz, onca töre cinayeti, dağlarca haksızlık, derinlerce dert karşısında isyana gelip kimlere; “ Kız hepsi senin mi, dağ mısın, taş mısın?” diyerek, acılarını paylaşıyor. Halkın anasını ağlattıktan sonra zil takıp oynayan şer odaklarına cesaretle “Oynama şıkıdım şıkıdım lan , fırıldak!” diyerek ne postalar atıyor, kim bilir? Sanatçı olmak kolay mı?
 Sapkınlığa Bir Bakış!..  (Cahit KILIÇ)

Ezelden beri süre gelen sapkınlıkların her türlüsünden faydalanan devrin sapkınları, yaşadıkları devre ve/veya zemine göre yeni sapmaların/sapkınlıkların da bizzat müellifi ve icracısıdırlar…
 Köprübaşı - Beşköy Dostluğu ve Kardeşliği  (M.NİHAT MALKOÇ)

İnsanlar el ele, gönül gönüle verdiklerinde zor gibi görünen işleri de rahatlıkla yapabilirler. Yeter ki birlik ve beraberlik olsun. Ülkeleri ve cemiyetleri ayakta tutan birlik ve beraberlik çimentosudur. Düşman milletlerin ilk planda yaptığı şey, hedeflerindeki ülke halklarını birbirine düşürmektir. Bu da sanıldığından daha kolaydır. Dostluk ve kardeşlik emek ve fedakârlık istese de, kargaşa ve fitne koşarak gelir bize. Onun içindir ki sabırsız ve tahammülsüz toplumlarda şiddet ve nefret daima pirim yapmaktadır.
10 
 Duyarlılığın da Bir Bedeli Varmış!  (Levent Ümit Temiz)

Sanayi toplumunun atıklarıyla gittikçe kirlenen, yaşanmaz bir hale gelmekte olan dünyamızda, duyarlı bir insan olarak verilecek mücadele, kendi kapımızın önünü temiz tutmaktan daha aktif bir çaba gerektiriyor.
11 
 Değerli Yazım Dostumuz Sayın...  (Emine Pişiren)

Biliyor musunuz, sıklıkla hep şunu düşünürüm "adaletsizlik duygusu, yangından daha beterdir, anında yürekleri tutuşturur, kıyıcı duygularla yakar insanı, yöneticilerin ellerinde söndürmek varken, neden bu yangını izliyorlar?" bir türlü de bu düşüncemi bertaraf edemiyorum:
12 
 Yazma Iste Sus!  (Alp Şahin)

Insanoglu bolunmeyi seviyor ne yazik ki. Yaratilisi bu. Kimi aslandir gucu kendine ister, kimi cakaldir baskalarinin ayagini kaydirir, kimi kurttur otoriteye kafa tutar, kimi de karincadir. Garibim sormaz sorgulamaz onunden yer hatta ogluna da buyuk kiyafet alir ki seneye de giyebilsin.
13 
 M. Nihat Malkoç Kerbela Şiir Yarışmasında Türkiye Birincisi Oldu  (M.NİHAT MALKOÇ)

Aylardan Muharrem, günlerden Aşure… Gökler kül renginde… Toz bulutlarının görüş mesafesini sıfıra indirdiği demlerdeyiz. Yüreklere hapsedilmiş derin acılar… Bir ömür kadar uzun, geçmeyen dakikalar… İnsan suretindeki bir kısım mahlûklar insanlığa rahmet okutuyor. Toprak hicapla taşıyor masumlara hayat hakkı tanımayan hunharları, insaf fakiri katilleri…
14 
 Türban ve Giyim Kuşam Paranoyası  (Hulki Can)

Günümüz Türkiye’sinde ise kökeni paganizm, yahudilik ve hristiyanlığa kadar giden türban ve XIII. yüzyıl hristiyanlık modası olan pardösüden bozma tesettür kıyafeti güya islami bir örtünme modeli olarak tekrar hortlar ! Neyse ki, derken gökten üç elma düşer. Biri bu öyküyü yazana, ikincisi okuyana, üçüncüsü de türbanzede kızlarımıza. Onlar erememiş muratlarına, biz de çıkmayalım kerevetlerine
15 
 "İşi Kapmak" İçin Ne Kadar "İleri" Gidebilirsiniz? Metot Oyunu Sınırları Zorluyor!  (Seval Deniz Karahaliloğlu)

İspanya’da, çok uluslu bir plazanın toplantı salonunda olduğunuzu farz edin. İşi kapmaya çalışan dört aday var. Diğer üçünü eleyip o çok istediğiniz işi almanız lazım. Ama bu sıradan bir iş görüşmesi değil. Olay bir iş görüşmesinden çıkıp bir “yarışmaya” dönüşüyor. İki seçeneğiniz var. “Ben, bu zırvalığa tahammül etmek zorunda değilim, canınız cehenneme!” deyip orayı terk edersiniz. Ya da başınıza neler geleceğini bizzat yaşayarak görürsünüz. Burada adaylar arasında “hangimiz daha vahşiyiz?” kıvamında bir yarışma söz konusu.
16 
 Kitap - Karl Marx 32inci Dereceden Masonmuş  (Mehmet Sinan Gür)

AYDINLANMANIN TEZGAHINDAN GEÇENLER VE GEÇMEYENLER
17 
 Özgürlük Nedir Biliyor Musunuz?  (bee_bee)

“Özgürlük” kavramının toplumun farklı kesimleri tarafından farklı algılanmasıyla başlıyor karmaşa. Anlamını tam olarak bilmedikleri kavramların içini kendi dünya görüşlerine uygun fikirlerle dolduruyor insanlar.
18 
 İnşaatta Kaba İnşaatın Önemi  (Ahmet GÜNAY)

İnşatta Kaba İnşaatın Önemi: Bir inşaatta en önemli etken kaba inşattaki proje uygunsa ondan sonraki en önemli etken malzeme ve işçiliktir...
19 
 Franca Rame ve Dario Fo"dan Büyüklere Masallar : Japon Kuklası  (Seval Deniz Karahaliloğlu)

“Japon Kuklası” iş, emek, kadın, sömürü, cinsel taciz, ezmek gibi kelimelerinin altını açan, satır aralarını okuyan bir oyun olmanın ötesinde, bir “farkında olma” eylemini, “biliyor” olma eylemini içini sindirmiş bir metin. Metnin yazarları Franca Rame ve Dairo Fo’da “fakında olma halinden” ve “bilmekten” muzdarip. “Farkındalığın” ve gerçekleri “bilmenin” getirdiği sorumluluğu, bütün hücrelerine ve sinirlerine kadar hissetmenin getirdiği dürtüyle yazdıkları “Japon Kuklası” basit bit oyun olmaktan öte insanın özüne “bak da gör” dediği bir haykırış.
20 
 Yoksa Öldüm de Cehennem de mi Yaşıyorum Ben Anne?  (Emine Pişiren)

Onur ve can ancak Allah'a son nefeste verilirmiş. O yavruların ne suçu vardı? Bilinen 34 dernek çocukları kirleten vakfı korumak adına girişimlerde bulunmuşlar bile. Ya Çağdaş Yaşama Dernekleri hallaç pamuğu gibi tarumar edilip, 35 bin çocuğun bursları hiçe sayılırken, üstelik kanser tedavisi gören Türkan Hocamızı hastaneden apar topar alınıp, günlerce sorguda tutukluyken hangi dernekler sokaklara dökülmüşlerdi?

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Başımıza Çorap Örmeyin
Ahmet Zeytinci
Eleştiri > Toplum ve Birey
Siyasetin Dışında
Osman AKTAŞ
Eleştiri > Toplum ve Birey
Sözün Özü!..
Cahit KILIÇ
Eleştiri > Toplum ve Birey
Toplum & Birey
**
Eleştiri > Toplum ve Birey

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © , 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.