Kopya Yapılar 2
Cansızlar elektron transferli "+ ve - yük bağlamında ve moleküler bağlamla" aktif veya inaktif düzenli olup "seçici" olmaya hem pasif hem de aktif eylemleriyle yönelimlidirler.
"Yazarlar, tanrının en sevdiği şakalarıdır." Ursula K. Le Guin"
"Yazarlar, tanrının en sevdiği şakalarıdır." Ursula K. Le Guin"
Cansızlar elektron transferli "+ ve - yük bağlamında ve moleküler bağlamla" aktif veya inaktif düzenli olup "seçici" olmaya hem pasif hem de aktif eylemleriyle yönelimlidirler.
Ve bizler kaldıramayacakları kolektif yükü kişiler aileler omuzuna yükle-diğimiz halde bu gerçek karşısında bile kişilere iyi ahlaklı ol diyorduk. Tüm mesele bu çıplaklıkta olmakla, buydu. Bunları kolektif tutum içinde çözümlemek yerine biz kişilere iyi ana baba olacaksınız diyorduk.
YZBöylece kolektif bir alan içendeki kişiler, yeni bir potansiyel durumla paydaşlı organik alanları oluşurlar. Organik potansiyelli alan içindeki kolektif sinerji nedenle yokuş aşağı etki alanlarını oluştukları gibi organik potansiyelli ağırlık merkezi içindeki bizim dışımızdaki kolektif öznelerin haklarının korunması nedenle; ağırlık merkezi bencilliği itmekle, kolektif alan koruyucu bir yokuş
Zülfü Livaneli
Çocuklar, bizim çocuklarımız... Günümüzde her türlü şiddetin zirve yaptığı bir dönemde, onları bu şiddetten ne kadar uzak tutar, ne kadar soyutlayabilir isek ne mutlu biz ana babalara... Yukarıda anlatılan uygulamayı görünce, ''Helal olsun bu öğretmenimize.'' dedim içimden... Böyle duyarlı öğretmenlerimizde var demek ki...
İnsan deneyiminin iki temel unsuru - zaman ve özgür irade - aslında bilincin ürettiği yapılardır. Modern nörobilim, kuantum fiziği ve İslami kader anlayışı farklı yollardan aynı sonuca işaret eder: Ne zamanın akışı deneyimi ne de seçim yapma hissi, dış gerçekliğin doğrudan yansımasıdır. Her ikisi de bilincin geriye dönük
Yine bir çocuğa karşı anne ve babanın sevgi ve saygı dolu davranışı, koca bebekler için de uygulanmalı. Yetişkinler daha az çocuk olsa da, içinde hep o küçük çocuk vardır.
Sistematik olumsuzluklara verilen yanıt vücut diliyle özetlenir.
Değişik hastalıklar, alerjiler, pasif direniş ile kendini gösterir.
Bilimsel tıp ile geleneksel uygulamalar arasındaki farkı ele alan bu metin, özellikle kan bağışı ve hacamat üzerinden modern tıbbın kanıta dayalı yaklaşımını vurguluyor. Kan bağışının hayat kurtarıcı rolünü ve toplumsal faydasını öne çıkarırken, hacamatın tarihsel bir uygulama olmasına rağmen tıbbi etkilerinin sınırlı olduğunu belirtiyor. Sağlık söz konusu olduğunda
Aşık mıyım ben yoksa. İstanbul’da, Kadıköy’de şiir yazıyorum yağmurlu bir günde ve Karaköy İskelesi’nin önünde. Hayır, hayır...Maltepe’de, kim ipler Birleşmiş Milletlerin bilmem hangi kararını diyorum. Feci şekilde aşıkım. Çözmekte zorlanıyorum elbette aşkın ne olduğunu. (Ben neyim’den)
Bu yazıya bilimsel denemez sanıyorum. Sadece bir denememi anlattım.
Enis Batur