Ölüm ve Çocuk
Ölümü yok olmak ya da toprak olmak olarak anlaması çocuk için yıkımdır. Anne - babasının bir gün ölerek toprak olacağını zanneden çocuk, psikolojik açıdan dengesini yitirir.
"“Bir insanın karakterini anlamak için ona biraz iktidar verin.” — Guy de Maupassant"
"“Bir insanın karakterini anlamak için ona biraz iktidar verin.” — Guy de Maupassant"
Ölümü yok olmak ya da toprak olmak olarak anlaması çocuk için yıkımdır. Anne - babasının bir gün ölerek toprak olacağını zanneden çocuk, psikolojik açıdan dengesini yitirir.
Toplum olarak kendimizi hep iyiler zümresi içinde görürüz. Kimse kendini kötü görmez. Peki, iyiliğin ölçüsü nedir? Bazılarına göre namaz kılmak, bazılarına göre yardımsever olmak, bazılarına göre de temiz kalpli olmak(ölçüsü nasıl hesaplanıyorsa!... ) Bizim inancımızda iyiliğin ve üstünlüğün ölçüsü Allah’a yakın olmak, yani takvadır.
Bir yazarımız, ince bir espri yapmış geçenlerde. Aslında espri değil, başlı başına bir komedi senaryosu yazmış gibi görünüyor.
Hiçbir iftiracı amacına ulaşamaz; attıkları çamurun asla bu değerli insanlar üzerinde izi kalmaz. Çünkü halis kullarını inkarcıların iftiralarından temize çıkaran Yüce Allah’tır.
Kur'an-ı Kerim'in insanın acılarını anlamlandırma ve huzura ulaşma konusundaki rehberliğini ele alan bu metin, yaşadığımız zorlukların Allah'ın kontrolünde olduğunu ve kimseye taşıyamayacağı yükün verilmediğini vurgulayarak, gerçek huzurun Allah'a güvenmekle mümkün olduğunu anlatıyor.
Anne ve çocuğu arasındaki ilk yaşam köprüsü plesentadır; anne bebeğini bu yolla besler. Doğduktan sonra da sütüyle onu doyurur. Anne, çocuğunu bedensel yönden beslediği gibi, ruhsal açıdan eğitmekle de yükümlüdür. Eğitimde ilk aşama ailedir ancak bu süreçte çocuk babadan çok annesiyle bir aradadır. Bu nedenle çocuğun ilk öğretmeni
İslam'ın özünde varoluşun tesadüfi değil, derin bir amaç taşıdığını vurgulayan bu metin, insanın yaratılış gayesini Allah'a kulluk olarak tanımlar. Gerçek kulluğun ancak bilgiyle mümkün olduğunu ve bilginin de okuma yoluyla kazanıldığını belirterek, okumayı varoluşsal bir zorunluluk olarak konumlandırır. Metin, İslami düşüncede bilgi edinmenin ve okumanın temel önemini anlamlı
Kitap ve Hikmet, her ikisi de kesinlikle Allah’ın varlığının en somut delilidir.....
Güzel olan her şey insanı etkiler ve sahip olma isteği uyandırır. Güzel bir eş, güzel bir ev, araba, güzel bir hayat… İnsanların yaşamları boyunca hedefledikleri, ulaşabilmek için büyük çabalar sarf ettikleri sayısız amaç; güzel olanı elde etme isteği…
Sadece O'na ağlayabiliriz hıçkıra hıçkıra utanmadan,sıkılmadan .
Kırılmış bir kalbi de huzura,sukünete çeviren O değil mi ?
Allah’a iman etmeyen insanlar, yaşamlarının dünya hayatıyla sınırlı olduğunu düşündüklerinden dolayı ahiret hayatı için herhangi bir şey yapma gereği duymazlar. Ahireti düşünmeyen bu insanlar zamanlarını boş sözlere dalarak, ne kendilerine ne de çevresindekilere fayda sağlamayacak konuşmalarla ve boş işlerle oyalanarak harcarlar. "Onların kalpleri tutkuyla oyalanmadadır..."
"Yerleşik Olan ile Doğru Olan Arasındaki Derin Uçurum", toplumsal düzende kabul görmüş geleneklerle hakikat arasındaki çatışmayı ele alıyor. Tarih boyunca din, bilim ve siyaset alanlarında hakikati arayanlar nasıl dışlandı? Gerçeği savunanlar neden "hain" olarak damgalandı? Bu metin, doğru bildiği yolda ilerleyen bireylerin karşılaştığı zorlukları ve bu zorluklarla başa
Samimiyet ve içtenlik, kişinin güvenilir ve saygın olmasına vesile olan çok önemli bir özelliktir. Samimi olan insanlar hayatlarının her alanında bu güzel ahlakı sergileyerek topluma örnek olurlar.
Her ne kadar bazı kaynaklarda ilahi din, tek tanrıya inananların dini, diye nitelendirilse de gerçekte doğru olan, ilah olarak sadece Allah’ı tek bir ilah kabul edenlerin inancına, ilahi dinler denilmesidir. Çünkü herhangi bir varlık veya sistem de tek tanrı olarak görülüp inanılabilir ama bu inanış biçimine ilahi din
Çekinme
Kur’an-‘da Allah’ın sözüdür bu
“Cihat” de, “Kıyam” de, “mücahit” de
“Tağutların hükümranlığı sürmez, sürsede bize rahat yok” de…
Dilin dönmez olur hadi söyle…
“Ey Rabbim, beni kesinlikle görüyor ve duyuyor olduğunu bildiğim için sana sesleniyor ve diyorum ki, beni melek değil de, bir insan olarak yarattığın için sana sonsuz teşekkürler ediyor ve bir zaman senin meleklere olan ‘sizin bilemeyeceğiniz şeyleri ben bilirim’ telaffuzunu, senin bana tahsis ettiğin iradem ölçüsünce doğrulamak adına
Başlığı görünce öfke duyan ve itiraz edenler olacaktır mutalaka. Ancak önyargılı olmadan, "acaba ne demek istiyor" diye anlamaya çalışarak yazımı okumanızı rica ediyorum. Atalarınızdan öğrendiklerinizi bir kenara bırakın ve delil olarak sunacağım ayetleri, üzerinde düşünerek okuyun lütfen.
Zaman yine bir nehir misali aktı ve ramazan ayı kapımıza dayandı. Çoğu kişinin dilinde ‘ne de çabuk geçti günler’ yakınması var. Haksız da değiller; zira günler çok hızlı bir tempoda mukadder sona akıyor. Bizlere düşen yakınma değil, yaşadığımız günlerin içini doldurmaktır. Zaten elden gelen de budur. Hiçbirimiz günlerin
Erkeğine ihanet eden ya da geçimsizlik yapan bir kadını dövmek zaten çözüm değildir. Çözüm bu tutumuna devam eden kadını güzellikle bırakmaktır. Boşanana kadar yine erkeğin sorumluluğundadır kadın. Hatta boşandıktan sonra dahi erkek, kadını korur ve kollar.
...(nereden anam, babam oluyorlarsa yani(!)..)renginin güzelliği, onlardan türeyen iyi insanları ve mutluluğu; dikenleri, kötü insanları ve acıları simgeliyordu düşüncemde.