Sahi Neydi Dostluk? Kimdi Bizim Gerçek, Ebedi Dostumuz!
Sadece O'na ağlayabiliriz hıçkıra hıçkıra utanmadan,sıkılmadan .
Kırılmış bir kalbi de huzura,sukünete çeviren O değil mi ?
"“Dünya’dan uzaklaşınca insanlığın sorunları küçülmüyor; yalnızca daha güzel görünüyor.” — Neil Armstrong"
"“Dünya’dan uzaklaşınca insanlığın sorunları küçülmüyor; yalnızca daha güzel görünüyor.” — Neil Armstrong"
Sadece O'na ağlayabiliriz hıçkıra hıçkıra utanmadan,sıkılmadan .
Kırılmış bir kalbi de huzura,sukünete çeviren O değil mi ?
Allah’a iman etmeyen insanlar, yaşamlarının dünya hayatıyla sınırlı olduğunu düşündüklerinden dolayı ahiret hayatı için herhangi bir şey yapma gereği duymazlar. Ahireti düşünmeyen bu insanlar zamanlarını boş sözlere dalarak, ne kendilerine ne de çevresindekilere fayda sağlamayacak konuşmalarla ve boş işlerle oyalanarak harcarlar. "Onların kalpleri tutkuyla oyalanmadadır..."
Sonuç olarak; derin düşünen insan Allah’ın yaratış sırlarını, dünya hayatının gerçeğini anlar. İnsanların büyük çoğunluğunun aksine, varlık nedenini düşünerek yaşar. Karşılaştığı olayların zahirinde kalmaz, Allah’ın emrettiği şekilde düşünerek, hikmetlerini kavrar.
"Yerleşik Olan ile Doğru Olan Arasındaki Derin Uçurum", toplumsal düzende kabul görmüş geleneklerle hakikat arasındaki çatışmayı ele alıyor. Tarih boyunca din, bilim ve siyaset alanlarında hakikati arayanlar nasıl dışlandı? Gerçeği savunanlar neden "hain" olarak damgalandı? Bu metin, doğru bildiği yolda ilerleyen bireylerin karşılaştığı zorlukları ve bu zorluklarla başa
Etrafımızdaki her şey kaybolup gidecek. Kaybolmayacak olan şey, yalnızca Allah ve ondan bir parça olan ruhumuz. Kaybolacak şeylerden vazgeçemediğimiz için hepsi sıkıntı oluyor, eziyet oluyor. Allah kaybolup gidecekleri bırakmamızı, ardına düşmememizi istiyor; bizler ise O’nun istediklerini yapmayıp kendimize zulmediyoruz.
Samimiyet ve içtenlik, kişinin güvenilir ve saygın olmasına vesile olan çok önemli bir özelliktir. Samimi olan insanlar hayatlarının her alanında bu güzel ahlakı sergileyerek topluma örnek olurlar.
Çalışabilmesi için gerekli olan yakıtı, yağı, suyu, havası, ayrı ayrı yerlerden otomobile konmaktadır. Ancak insanda öylesine mükemmel bir mekanizma vardır ki, tek yerden alınan besinler, vücutta moleküler düzeyde ayrıştırılmakta ve muhteşem komplekslikte sistemler vasıtasıyla gerekli yerlere iletilmektedir. Bu bilinçli yönlendirme ve plan Yüce Allah’ın üstün ve kusursuz yaratmasıdır:
Yüce Allah, sonsuz şefkat ve merhamet sahibidir. Allah’ın affedici -Afüvv- sıfatı insanlar için çok büyük bir nimettir. Çünkü insan, hayatı boyunca pek çok hata yapar
Her ne kadar bazı kaynaklarda ilahi din, tek tanrıya inananların dini, diye nitelendirilse de gerçekte doğru olan, ilah olarak sadece Allah’ı tek bir ilah kabul edenlerin inancına, ilahi dinler denilmesidir. Çünkü herhangi bir varlık veya sistem de tek tanrı olarak görülüp inanılabilir ama bu inanış biçimine ilahi din
Çekinme
Kur’an-‘da Allah’ın sözüdür bu
“Cihat” de, “Kıyam” de, “mücahit” de
“Tağutların hükümranlığı sürmez, sürsede bize rahat yok” de…
Dilin dönmez olur hadi söyle…
İnsanın dünyevi başarı ve mutluluk arayışının geçiciliğini, gerçek huzurun Allah'ın rızasında olduğunu ve ahiret hayatının önemini Âl-i İmrân Suresi'nden bir ayetle açıklayan düşündürücü bir metin.
“Ey Rabbim, beni kesinlikle görüyor ve duyuyor olduğunu bildiğim için sana sesleniyor ve diyorum ki, beni melek değil de, bir insan olarak yarattığın için sana sonsuz teşekkürler ediyor ve bir zaman senin meleklere olan ‘sizin bilemeyeceğiniz şeyleri ben bilirim’ telaffuzunu, senin bana tahsis ettiğin iradem ölçüsünce doğrulamak adına
Başlığı görünce öfke duyan ve itiraz edenler olacaktır mutalaka. Ancak önyargılı olmadan, "acaba ne demek istiyor" diye anlamaya çalışarak yazımı okumanızı rica ediyorum. Atalarınızdan öğrendiklerinizi bir kenara bırakın ve delil olarak sunacağım ayetleri, üzerinde düşünerek okuyun lütfen.
Zaman yine bir nehir misali aktı ve ramazan ayı kapımıza dayandı. Çoğu kişinin dilinde ‘ne de çabuk geçti günler’ yakınması var. Haksız da değiller; zira günler çok hızlı bir tempoda mukadder sona akıyor. Bizlere düşen yakınma değil, yaşadığımız günlerin içini doldurmaktır. Zaten elden gelen de budur. Hiçbirimiz günlerin
Erkeğine ihanet eden ya da geçimsizlik yapan bir kadını dövmek zaten çözüm değildir. Çözüm bu tutumuna devam eden kadını güzellikle bırakmaktır. Boşanana kadar yine erkeğin sorumluluğundadır kadın. Hatta boşandıktan sonra dahi erkek, kadını korur ve kollar.
...(nereden anam, babam oluyorlarsa yani(!)..)renginin güzelliği, onlardan türeyen iyi insanları ve mutluluğu; dikenleri, kötü insanları ve acıları simgeliyordu düşüncemde.
Dinden ve Kuran ayetinden uzak bir anlayış bu kadar mı kindar bir kaleme dönüşür. İnsan düşmanlığını bu kadar insafsızca ve saptırıcı hale dönüştürülmemelidir. İslam’ın kadına getirdiği haklar, batının kadının şeytan ya da hayvan olarak nitelediği dönemlerde kadının kurtuluşunu simgelemektedir.
Allah pek çok ayetinde Kuran'ın kolaylaştırıldığını, anlaşılır olduğunu ve her örneği barındıran noksansız bir Kitap olduğunu bildirir. Ancak bir kısım insan "Tamam Kuran noksansızdır ama şu şu Kuran'da yazmaz, onları nebinin sözlerinden öğreniriz" der. Bu samimiyetsiz yaklaşımı çürütmek için ilgili ayetleri ekleyip, sonra sorularımı sırasıyla soracağım.
Kitâbı Sünneti, İcmâı kaldırıp attık;
Havâssı maskara yaptık, avâmı aldattık.
Yıkıp Şerîati, bambaşka bir binâ kurduk;
Nebîye atf ile binlerce herze uydurduk!
O hâli buldu ki cüret: Yecûzu fit-tergîb