"Yazmak, aslında, 'Ben haklıyım!' diye bağırmanın kibar bir yolu." – Dorothy Parker"

Deneme

Ayrık Otları

Seni okşayan ellerin yanında sanki bileti kesilen garip bir yolcuyum. Seni severlerken başka gözler ve eller korkular, kaygılar otobüsünün içindeyim. Kimdir bu üçüncü kişiler? Sen ve ben aralığında özgür bir ülke bırakırken, kimdir o ülkelere girip talan edenler? Bir elin parmaklarının diğer elin parmaklarının içine girmesi gibi kimdir

Birde Çokluk,ya da Çokda Birlik

Ve gene demiştin ki “Yağan yağmurun damlaları arasında,içtiğin suda,yediğin bir meyvede çıkacağım karşına.Sinekleri öldürme sakın,bırak karıncalar işgal etsinler evini,fareler tiksindirmesin seni,yılandan-çıyandan korkma,yiyecek vermen için miyavlayarak yalvaran bir kediye kızma ne olur,biraz okşa sev onu,çünkü buna çok ihtiyacım var çook!”

yazı resim

Sesler

Ses, fiziki bir olaydır. Titreşimle oluşur ve bu titreşimi enerjiye dönüştürür.
Ses, çeşitli frekansta dalgalar ile havada yol alırken ayrı ayrı frekansta insan kulağına gelir; bazen hoş, bazen nahoş!

KİTAP İZLERİ

İnsan Olmak

Engin Geçtan

Türkiye'nin Ruhuna Tutulan Ayna: Engin Geçtan’ın Eskimeyen Klasiği Üzerine Her ülkenin edebiyatında, nesiller boyu elden ele dolaşan, altı çizilen cümleleriyle adeta kolektif bir yol arkadaşına
İncelemeyi Oku

Zeus'un Kızı; S. O. S

Her insan adil ve insanca yönetimi hak ediyor. Bu doğuştan gelen bir haktır. Sistemler, ister otokratik ister teokratik ister de demokratik olsun hepsi insan üzerine kurulmuştur. Bu demek oluyor ki şayet insan olmaz ise bu yönetimler içi boş balonlara dönüşeceklerdir. Oysa ki, dünyada ve Türkiye’de ki uygulamalar esas

Güzel Başlangıç

Hızlı, soluksuz, mağrur, arada duygusuz! Korku bir derin hayal, umut en azından faal! Kendinden önce, farklı çıkar sesin, nedendir bilinmez gerekli mi bu iyiliğin! Nasılda, derinden, soluğunda asılı kalır, kırılan bardak yerine konur. En azından yeni bir başlayıştır, yeni bir dünya, sonu belki de bu olur!

Mersin Garı'nda Bir Sabah

Neco herkesin çaylarını verdikten sonra boşalan bardakları bile toplamadan eline süpürgeyi aldı,sanki orada hiç kimse yokmuş gibi bir tutum takınarak tozattıra tozattıra akşamın pisliğini süpürmeye başladı.Gişe memuru söylenmeye başladı:

Ihlamur Ağacı Altında Çay Sefası

Ayazağa’da ,kasrın önündeki koca ıhlamur ağaçlarının altında akşam yemeğimizi yedikten sonra toplanırdık genellikle. Karargâh Bölüğünün çay ocağında demlettiğimiz bir demlik çayı içerken aldığımız hazzı sözcüklerle ifade etmek imkansız. Ihlamur kokusu, çay buğusu, yıldızlar. Tel örgüler içindeki bir mekanda biraz olsun özgürlüğün tadını alabiliyorduk.

Taravet ve Şetaret Demleri

Erguvanlar, gözlerinize renk ziyafeti çeker , aylardan nisandır. Zaten, eskiden beri İstanbul nisana, nisan İstanbul’a pek yakışır. Nisanla ve insanla bu denli özdeşleşen,kaynaşan bir başka şehir var mıdır dünyada bilemiyorum?.. Gerçi, İstanbul’a sonbahar da yakışır. Hüznün rengi İstanbul olur yüreklerde o zaman. Yağmur toprağa biraz eğri düşer; nemli

Mihr ile Mâh

Esasen Batlamyus kuramına göre şekillenen orta çağ şark astronomisi dünyayı merkeze koyarak, isimlerini gezegenlerden alan üst üste yedi kat felek tabakasından bahseder. Buna göre, 1. katta Mâh (Ay, Kamer) feleği, sonra sırasıyla Utarit (Merkür), Zühre (Venüs, Çoban Yıldızı, Kervankıran), Mihr (Güneş, Şems), Mirrih (Merih, Mars), Müşteri (Bercis, Jüpiter)

Din

Sultan Murat Şehitlerine!..

İnançlar ve yüksek duygular için yaşar insan Bu duyguların başında gelir vatan sevgisi Bizler için çok ulvi bir değerdir memleket severlik Çanakkalede, Sarıkamışta, Dumlupınarda, Sakaryada ve yüzlerce cephede canını seve seve veren askerimiz, vatan aşkını merkez alarak ölüm kalım mücadelesi yapmışlardır. Yüce Rabbimiz vatanın ve içinde yaşayanların düşman

KİTAP İZLERİ

Öyle miymiş?

Şule Gürbüz

Şule Gürbüz’ün Zaman ve Anlam Arasındaki Yankısı Bir kitabı roman yapan nedir? Belirli bir olay örgüsü, gelişen karakterler, diyaloglar mı? Şule Gürbüz’ün “Öyle miymiş?” adlı
İncelemeyi Oku
Başa Dön