19 Ocak 2007 - Hrant Dink Cinayeti
19 Ocak 2007, İstanbul.
Tam bir yıl önce bir haber düştü gündeme bomba gibi, Hrant Dink vuruldu!
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
19 Ocak 2007, İstanbul.
Tam bir yıl önce bir haber düştü gündeme bomba gibi, Hrant Dink vuruldu!
Çabaladıkça, çırpındıkça içine çeken bir girdaptır, her güven hamlesini boşa çıkaran arsız yüreklerin eseridir belki de bu hüzün kim bilir. Kırgınlığınız kime, neye unutursunuz boğulurken, sel misali akan yaşların esiri olduğunuzda... Aldatılmak ölü toprağı gibi ağırdır üzerinizde, ayrılık kaçınılmaz son...
Bir cümle hayatımızı değiştirebillir işittiğimiz ya da söylediğimiz. Bir
cümle bizi başka biri yapabilir. Bir cümle uzakları yakına, bir cümle
yakınları uzağa taşıyabilir
Enis Batur
İnsanın nefes almasını, kalbinin atmasını sağlayan Yüce Allah, bunları bir an bile unutmuyorken- ki Yüce Allah ‘Hafız’dır, asla hiçbir şeyi unutmaz-, samimi inanan insanların da O’nu anmayı unutmaması gerekir.
Böyle kayınvalide dostlar başına.
Göz yaşlarımızdan yaptığınız o kumdan kalelerde yaşamaya mahkum bırakıldık, sırf bizden önce bu parklarda oynayanlar öyle istedi diye!..
Anne kokusu, baba omuzu... Geçmişe dayanan unutulmaz anlardır...
Cenazeler illa camiden kalkacak diye bir kural yoktur. Her isteyen yurttaş herhangi bir dine veya din adamına danışmaya mecbur kalmadan cenazesini istediği şekilde, istediği yerde, kendi inanışına veya ölmüş olan kişinin vasiyetine göre özgürce kaldırabilmelidir.
Seni Seviyorum.” Bal köpüğüm” derken bal damladığı için dilinden, “Nisan Tomurcuğum” derken hayatıma adım attığın günü yaşattığın için yeniden. “Kadınım” derken hissettirdiğin için her hücreme kadınlığımı derinden. Bir masalın kahramanı gibi yaşattığın için aşkı en güzelinden. Seni Seviyorum kocam ben…
Suya yazılmış bir sevdanın, vuslata gebe kalmış umudun ölümsüz satırlarını yazıyorum yıldızların gözbebeklerine. Mürekkebini yüreğimizin sevda kokan çağlayanlarından alan bu aşkı yazıyorum Melek’lerin ıslak kirpiklerine.Kazanan biz olmalıydık çünkü beyazı giyindik sevdanın. Aşkın yüce duygularında nefes aldık ve suyun duruluğundan güç alarak yalnızlığın üzerine delicesine yürüdük.
İnsanlık tarihinin evrensel sorusu: Belirsizlikte nasıl seçim yapmalıyız? Meslek, yaşam yeri ve hayat ortağı seçimleri gibi kritik kararlar her çağda farklı yöntemlerle ele alınmıştır. Eskiden tanrılardan medet uman insanoğlu, bugün istatistiksel modellere başvuruyor. Tercih danışmanlığının özü değişmese de, insanın geleceği tahmin etme biçimi köklü bir dönüşüm geçirmiştir.
Ahşap bir bağ evinin eyvanından bakacaktık oysa ağaçlara; Sigara kokmayan dudaktan, kuşku çekmemiş gözlerden tadacaktık; Yalansız ve katıksız bir aşk bulacaktık yüreğimizde...
Mert Başaran