Terk Etme Vakti
Seni terk etme vakti geldiğinde
Valizim çok hafif olacak
Sadece Üstümdeki elbiseler
Şiirlerim bende kalacak
"Sizin için dün, benim için yarındı. Ne fark eder ki, ikisi de geçecek." – Jorge Luis Borges"
"Sizin için dün, benim için yarındı. Ne fark eder ki, ikisi de geçecek." – Jorge Luis Borges"
Seni terk etme vakti geldiğinde
Valizim çok hafif olacak
Sadece Üstümdeki elbiseler
Şiirlerim bende kalacak
Seninle ilk kez ne zaman tanıştık, hatırlamıyorum bile.Öyle uzun yıllar geçti ki aradan.Yirmi yaşımda vardım-yoktum seni tanıdığımda.Önce öylesine bir varlıktın benim için.Yani, olsa da hoş, olmasa da denir ya, işte onun gibi.
ZAMAN!
Haydi bekliyorum seni
Belki biraz sabırsızım ama
Öyle ihtiyacım var ki sana
Ve en çok da UNUTMAYA!!!
Şermin Yaşar
Victor Jara'nın kesilen elleri bizim elllerimizdi. Engizisyon mahkemeleri aslında bizi yaktırtıyordu o yağlı odunlardan oluşan kor ateşlerde. General Franco aslında bizim insanlığımıza darbe indiriyordu. Moğollar Bağdat'ı aldıklarında bizi yağmalıyordu...
‘Bir kadın çok güzel olabilir ama söyleyecek hiçbir şeyi olmamak kadar sıkıcı bir şey olamaz’ diyen Anita Roddick’e göre ‘Üçüncü binyıl kadınların gülüşleriyle şekillenecek. Bir arada duran, birlikte gülen kadınlar belirleyecek hay
Dışarı bakıyorum,canım sıkılıyor. Hiç çıkmak istemiyorum o an yataktan ama hayat devam ediyor. Bir koşuşturmacadır başladı bile çoktan sokaklarda...
Benden size bir dost tavsiyesi; bundan sonra yüzmeye kuyruktan başlayın. ‘Kuyruk’ deyip geçmeyin. Meğer kuyruk, postun en önemli kısmıymış. Kafa kesilmese de olur, yeter ki kuyruk kopsun.
İşte dil varlığımızda âdeta raks ededuran bütün bu sesler müzikal bir zenginlik kaynağı olarak, en güzel edebi eserlerin verilebileceği yegâne dili; yâni Türkçemizi işâret ediyorlar.
Edep dağlarının zirvesine yürümeyi göze alamayan, ayak tabanlarını kayalıklarda yara bere içinde bırakmayan; ayakta durmak adına parmaklarıyla, tırnaklarıyla taşa toprağa dokunmayan, oralardan nasiplenmeyen, kibir vadiliklerinde konaklamaktan utanç duymayandan edebiyatçı olur mu?
1987-1988 Öğretim Yılıydı. Günlerden 23 Nisandı. Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutlayacaktık. Bayramın heyecanı günler önceden sarmıştı beni. Törende; aylardır çalıştırdığım Halk Oyunları Ekibi, okulumuz adına gösterisini sunacaktı. Yıllardır köy i
Sabahattin Ali