"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Eleştiri

Aynı ile Vaki

Tarihin tekerrür (tekrarlamak) ettiğini zihinlerimize kazıyan şeyin ne olduğunu hiç merak ettiniz mi? Neden tarih hep tekerrürden ibarettir derler bilir misiniz?

Yazık

Yazık Kardeşim iyi güzel haklısın ama Bilmediğin birtakım şeyler var muhabbeti de dönecekse... Ki dönüyor... Ki bazen parmaklar klavyeye gidemiyor... He işte... O zaman daha da yazık.

Kitapsız Türkiye

Gelişmiş, uygar ülkelerde seyahat ederken kitap okuyan birçok kişiye rastlayabilirsiniz, orada bu görüntü normaldir ama bizde böyle bir kişi görenler ona tuhaf tuhaf bakmaktan kendilerini alamazlar; çünkü bizde bu görüntü alışıldık bir şey değildir.

Denktaş'ın Heykeli Dikildi

Eroğlu: Denktaşı anarken insanın gerilere gittiğini, nerelerden nerelere nasıl, kimlerle gelindiğini anımsadığını kaydetti.
Kendisinin 1976 yılında seçime girerken Denktaşın kurduğu UBP çatısı altında siyasi hayata başlamaya karar verdiğini ve birlikte çok güzel ve anlamlı günler geçirdiklerini dile getiren Eroğlu, Kendisi bize hocalık etmiştir diyebilirim dedi.

Anında Kredi de Sınır Tanımıyoruz

Sen İnternet'den TC numaran ile başvuruyorsun. Adamlar sana hemen olumlu cevap verip, paralar ile de evinin kapısında bitiyorlar... Ne muhteşem bir hizmet değil mi? Eeee eşek değilsiniz ya kapınıza da geldikten sonra almam diyemezsiniz... Hele bir almam demeye kalkın vallahi döve döve verirler size o parayı, evin salonuna

Bir Bakanı Yolcu Ederken

Milli Eğitim Bakanı değişti. Sayın Selçuk iyi bir hatipti. Çok da güzel saptamalar yapıyordu ve hâlâ bu performansını koruduğunu da düşünüyorum. Ancak yaptığı saptamalar doğrultusunda bakanlığı süresince değiştirdiği tek şey ders kitapları oldu.

İlk Yerli Operamız: Arap Ali Destanı

Eser, her haliyle mükemmeldi. Mükemmelin de ötesindeydi. Her şey ustaca düşünülmüş ve büyük bir profesyonellikle tasarlanmıştı. Müziklerden tutun, kostümlere, dekoruna, ışıklarına kadar her şey çok güzeldi. Hele de canlı orkestra, mükemmelin de üstündeydi. Öyle ki Orkestrayı mı dinlesek, oyuncuları mı izlesek? şaşırıp kalıyorduk.

Dokunmayın Bana

Dokunmayın bana orkestra olurum, müziğimden anlamazsınız. Dokunmayın bana resim olurum, renklerimden korkarsınız. Ellerim asma bahçesidir, üzümlerimden çalmayınız. Bileklerim kabe yoludur, bıçaklarınızla kollarımı doğramayın. Bu dünyada kim üstün davası vardır, karga gibi başımda uçmayın. Dokunmayın bana boş çuvallarınızı kanımla doldurmayın. Dokunmayın yaralarıma, merhem olmayın. Her ışığı karanlıkta yıldız sanmam,

Güzel Dostlar

Siyaset kendi gibi düşünmeyeni eleştirme ve çamur atma sanatı değil, aksine suçu biraz da kendi desteklediklerinde arama sanatıdır.

Bir Yazı Çalışması

Sosyo toplumsa nedenle elbette bu da tam böyle değildi. Ama "suyun rengini kabın rengi olduğunu" unutan şiirin temasına göre kişisi yetkin olmazlık (suyun rengi) ile el kaldırmayı özdeşleşen bu sav çok güçlü ve bu sav öyle göz ardı edilir gibi değildi.

Başa Dön