Olmadı Be Ümit Özdağ
Ümit Özdağ; Reis ile Akpden başvurusu reddedilen ve Chpden aday olup belediye başkanlığı kazanan İmamoğlunu bir tutmuş Olmadı be
"Yarınlar hep bugünlerin bir yansımasıdır, ama hiçbiri 01:00'de başlamaz." - Dorothy Parker (kurgusal)"
"Yarınlar hep bugünlerin bir yansımasıdır, ama hiçbiri 01:00'de başlamaz." - Dorothy Parker (kurgusal)"
Ümit Özdağ; Reis ile Akpden başvurusu reddedilen ve Chpden aday olup belediye başkanlığı kazanan İmamoğlunu bir tutmuş Olmadı be
Eğitimde her sömestri döneminde bir ara tatil uygulaması Öğrenci için dinlenme öğretmen için seminer dönemi
Neden seminer? Yönetenler kendilerinde gördüğü her eksikliğin başkalarında da olduğunu varsaydığı bir süreçten geçiyoruz.
YZ
Tertemiz deniz var Yüzmeyi bilen yok Pis bir deniz var, yüzmeyi bilen çok fakat yüzme cesareti yok Hepsi bu.
Şebnem İşigüzel
Ali Bey işçi emeklisi bir vatandaş. Alsın alsın ikibin lira para geçiyordur ancak eline. Ali Bey bu iki bin Türk Lirası ile harikalar yaratmaktadır güzel yurdum Türkiye'de... Var mı onun gibi bir babayiğit, sorarım size? Üç tane çocuk okutmakta, dahası ev kirası vermekte, sonrasında da mutfak masraflarını karşılamakta,
Ülke halkından itibar görmediğini fark edip, kanıksamaya başlayan iktidar, göçmenlerden medet ummaya başladığını gösteriyor.
Oldum olası hatıra türündeki kitapları sever, büyük bir keyifle ve iştahla okurum. Çünkü onlar roman ve hikâye gibi kurgu değiller. Hayatın ta kendisidirler. Perihan Akçay Hanımefendi tarafından kaleme alınan "Bir Nihan Heybe" de bunlardan birisi.
Kitabın bir kadının elinden çıktığını ve kadına kitabın çok değerli olduğunu ve bunu kesinlikle 30 liranın altında satmamasını söylerler.
Geçenlerde yengeç burcuna giren ay kardeş, bir başka günde de ikizler burcuna giriyormuş. Bak sen şu aya bir türlü yerinde duramıyor. Girme yahu zırt pırt bir burca, otur oturduğun yerde... O girdiğin burçlarda bir gün senin başını yer diyeyim sana Ay Kardeş... Hem bir burca girmeden önce o
Unutmayalım ki,
Kemiyet ve Keyfiyet , Beden ve Ruh gibi birbirini tamamlayan, birbirine muhtaç iki dinamiktir
ama kemiyete değer katan keyfiyettir ya da insan kalanların çokluğu cemiyeti zirveye taşır.
Şimdi ise karşımızda hem kemiyeti hem de keyfiyeti yok etmek isteyen bir Küresel
Sosyo toplumsa nedenle elbette bu da tam böyle değildi. Ama "suyun rengini kabın rengi olduğunu" unutan şiirin temasına göre kişisi yetkin olmazlık (suyun rengi) ile el kaldırmayı özdeşleşen bu sav çok güçlü ve bu sav öyle göz ardı edilir gibi değildi.
Gelişmiş, uygar ülkelerde seyahat ederken kitap okuyan birçok kişiye rastlayabilirsiniz, orada bu görüntü normaldir ama bizde böyle bir kişi görenler ona tuhaf tuhaf bakmaktan kendilerini alamazlar; çünkü bizde bu görüntü alışıldık bir şey değildir.
Şebnem İşigüzel