"Yarın için endişelenmek, bugün için yazılacak harika bir hikâyeyi ertelemektir." — Terry Pratchett (kurgusal)"

Eleştiri

Vazgeçin Artık Toplum Dışı Diziler Çekmekten

Yıllar yılı oynayan, bir zamanda herkesi televizyona kilitleyen o meşhur bilmem ne vadisi adlı dizi, ne verdi bu topluma? Sadece oyunculara para kazandırıp şöhret yapmaktan başka bir işe yaramadı... Allah aşkına şu toplumda kaç kişinin mafya ile direkt ilişkisi var? Hangi namuslu insan böyle bir mafyavari oluşumun içine

yazı resim

Eyyy Nato Ruhu

Tuz ruhu değil bu, yetmiş yıldır süregelen NATO Ruhu... Hani müttefikiz ya, hem Sam Amca ile hem de ufak tefek yavruları ile... Macron birader ile, Angela Yenge ile üzerinde güneş, bazen batan bazen batmayan ülke ile... Ne NATO imişsin be sen! Srebrenitzada katil Sırplar, Müslümanları şehit ederken, üstelik

Asıl Afet, İnsanoğlunun Kuraklaşmasıdır!

İş yerinde her gün ve her an hareketli saatler yaşıyoruz. Malum bu ülkede gündem ışık hızında değişebiliyor. Tabii ki benim vazifem biraz daha farklı. Yani, yaptığım işler yüzünden ne gecem, ne gündüzüm belli Kendime ayırdığım bir zaman yok maalesef.. Hal böyle olunca her fırsatı sonuna kadar kullanmaya çalışıyorum.

Daha İyisini Hak Etme

Akıl var mantık var Mesela Kadına bak Güzellik yok Çekicilik yok Beden desen yaşlı teyze tadında sarkmış Sohbet desen mümkün değil Ev süpüremez edemez, eh yani erkek niye seni arzulasın?

Atatürk Üzerine Bir Kaç Kelam

Düşünce üretmenin dost-düşman kodifikasyonu altına konulması, düşünce üretilmesini çok kısıtlamakta, hatta çok kereler engellemektedir. Bunun günümüzdeki en büyük örneği, Atatürk ismi etrafında oluşturulan cepheleşmedir. Türkiyenin siyasi şartları, Atatürk üzerinde zihinsel egzersizler yapılmasını cidden son derece çok zorlaştırmaktadır. Bunun, normal ve sıhhatli bir durum olduğunu söylemek mümkün olamaz.

Akran Zorbalığı Ya da Ekran Zorbalığı

Ey milli eğitim! Bir yandan atama yapmamak için türlü dümenler çevirip işinize geleni mülakat denen hezeyanla atıyor, bir yandan da çalışan ve bir şeyler üretmeye uğraşan öğretmenleri nasıl daha çok yıldırabilirsiniz, onun planlarını hizmetiçi eğitimini kendi lehinizde kullanmanın çabasına giriyorsunuz. Nasıl bir ahlaka sahipsiniz

Bize Poşetlenmiş Aşkları Karıştırıyoruz

Sevmiyoruz bağlanıyoruz. Yaşamıyoruz hayata asalak gibi yapışıyoruz. Gülmüyoruz; çünkü dudaklarımızdaki köpek salyalarıyla yaşıyoruz. Köpekler gibi yaşıyoruz bu yüzden ne ağlayabiliyoruz ne gülebiliyoruz insanca. Bir kemiğe insanlığımızı satıyoruz. Sokaklarda öpüşüyoruz ve sevişiyoruz. Şarkı söylerken it gibi uluyoruz. Hayatımızı çöpe çeviriyoruz, sonra bize poşetlenmiş aşkları karıştırıyoruz. Poşetler bile doluyken, bazı

Başa Dön