Dağılmış Aileler ve Kılıçdaroğlu
Merhaba, Dağılmış Aileler ve Kılıçdaroğlu, başlıklı yazımda , dağılmış aileler hakkında ve siyasetin bu konuya bakışı hakkında bir yazı yazmaya çalıştım. Yorumlarınızı beklerim.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Merhaba, Dağılmış Aileler ve Kılıçdaroğlu, başlıklı yazımda , dağılmış aileler hakkında ve siyasetin bu konuya bakışı hakkında bir yazı yazmaya çalıştım. Yorumlarınızı beklerim.
Oğlum da geldi dışarı. Kızım yoktu. Ayça nerede? dedim. Odasındaydı dedi. Sallantı artık durmuştu. Yaklaşık 15 saniye kadar sürdü. Hayat normale dönmüştü. Biraz sonra kızım da aşağıdaydı.
Niye inmedin? diye sordum. Masanın altına girdim dedi. Ya kızım, ev yıkılsaydı, masa sağlam kalacak mıydı? dedim. O da

Oğuzhan Uğur; böylesine zor bir zamanda siyasilerin teke tek kendilerini rahatça açıklamalarına izin veren bir ortam yaratıyor. Beraberinde de; bu siyasilerden kah şüphe duyanlara, kah nefret edenlere de istedikleri gibi mantık çerçevesinde insanca soru sorma hakkı tanıyor Ki daha ne yapsın? Cumhuriyet bu değil de nedir?
Mesarya Kültür Ve Sanat Derneğinin sahnelediği, Mehmet Erzenin yazdığı ve Doğan Erçağın yönettiği 2 perdelik GUMRU adlı oyun gerçekten görülmeye değerdi
Herhangi bir edebiyat sitesine ya da haber sitesine girdiğiniz zaman adeta mikrop gibi, virüs gibi her her yerden, her kıyıdan, köşeden bir dolu reklam çıkıyor. Kafanıza kazıyorlar zorla o markayı. İster alın, ister almayın... Maus ile tıklayıp gönderiyorsunuz, iki üç saniye sonra başka başka yerden yine çıkıyor... Bıkkınlık
Sadece milletimizin evlatlarını birbirlerine düşürmekle kalmadılar, kadim kelimelerimize ve kavramlarımıza da hiç acımadan kastettiler.
Şafak Pavey ilginç bir anekdot paylaştı: 'Çiçekli başörtüsü ve daracık pantolonuyla, Çamlıca parkının kuytularında, sevgilisiyle öpüşen genç kıza, özgürlüğünü Mustafa Kemale borçlu olduğunu hatırlatmak istiyorum.' dedi. Bu anekdot hem çağdaşlardaki hem de muhafazakarlardaki zihinsel hastalığı ortaya koyan en güzel ifadedir. Gerçi Şafak Pavey'in niyeti böyle bir teşhis ortaya
Tarihte birçok filozof, bütün kötülüklerin anasının cehalet olduğunun altını çiziyorlar. Ferdî cehalet, kişinin kendisini ve yakın çevresini felâkete sürükler. Toplumsal cehalet ise askerî savaşlara, yıkımlara ve on binlerin ölümüne sebep olur.
Her gösterilen, her duyulan, her umut edilen gerçek değilmiş Biri bir partiye mensupsa o, onu o düşünceden yapmaz
Tarihin tekerrür (tekrarlamak) ettiğini zihinlerimize kazıyan şeyin ne olduğunu hiç merak ettiniz mi? Neden tarih hep tekerrürden ibarettir derler bilir misiniz?
Hak, hukuk, adalet gibi ulvî kavramlar ayağa düşmüş Kanunlar güçlülere çalışıyor. Nalıncı keseri gibi; her kanun güce tapınanlara yontuluyor! Nasıl denir: Karışmış ortalık; kör, tuttuğunu öpüyor!