Gandi Ya da Tovorish Kemal
CHP Kurultayında konuşan Kemal Kılıçdaroğlu; süslü sözlerle slogan atmaktan öteye gidemeyince tekrar bunları düşündüm.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
CHP Kurultayında konuşan Kemal Kılıçdaroğlu; süslü sözlerle slogan atmaktan öteye gidemeyince tekrar bunları düşündüm.
Bari bir şey söyle gözyaşlarıma yakışan. Bari bir şey söyle ağladığıma değen. Yalandan öte gerçeğin kavurduğu bir çöl gibi olsun. Hiç kumdan saraylar dikme önüme ben seni bırakıp gideceğim koşar adımlarla. Boşuna engeller çıkarma önüme. Altından ırmaklar akan köşkler dikme önüme. Ben gerçeğin alev alev olduğu cehenneme gideceğim.
Kale gölgesindeki Katil romanı yazarken, gerçek doğa ve tarih katiline dikkat çekmek istemiştim. Ama yetersiz olduğunu görüyorum.
Birlik ve beraberliğe daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde İslamiyete daha fazla sarılmamız gerekiyor. Çünkü İslamiyet, hepimize sevgiyi, saygıyı, hoşgörüyü ve barışı emrediyor. Bizlere bir olmayı, kardeş olmayı, bütünleşmeyi öğretiyor dedi.
Peygamber Efendimizin güzel ahlaklı bir insan olduğunu, kâinatın Onun hatırı için yaratıldığını, bizlerin de Peygamber
Seviyorum, demekle sevgi oluşmaz. Sevgi, emek ister; sevmeğe yürek ister. O yüreği de herkes taşımaz.
Bakın çevrenize selam vereceğiniz kaç kişi vardır.Bir gülümsemeyi size çok gören, hemen tokat gibi sözlerle sizi üzen onlarca insan vardır.Bir merhabanın karşılığında” Ne var!” diyen, ağız birliği etmiş salaklar cuntası vardır.Bu insanların arasında yaşamak, bir kelebeğin karınca yuvasına düşmesine benzer.Hiç insancıl değillerdir ve misafirperverlikleri ise hiç yoktur.Sadece yaptıkları
Sev gönül kırılma hemen
İçinden sev haykırmadan istersen
Ama sev içinde kalmasın
Yüreğin kırmasın başka yüreği
Sev yaratandan ötürü
Asimile uygulamayı ve fevkalade hor ve hakir görmeleri tuzu ve biberi olmuştur.
Milleti hiçe sayan ve asla dikkate almayan, tutuklayan,
Faili meçhul cinayet işleyen, can, mal, din, akıl,
Ve nesil güvenliğini tahrip eden bir iktidar ortamıydı...
Kim daha sadık,kim daha çok sever ve vefalıdır,eşrefi mahlukat olan insan mı,yoksa yerine göre hor gördügümüz hayvan mı?
sen snadinmi ki, ben öylesien brii gibi unutacagim?
hayir her secilmis bir kisi gibi unutup gitmeyecegim..kendi kaderimi cizmekteyim...
Ey biçare her şeye geç kaldın şimdi sesini duyurmak için kıvranıp durursun…
Sahi siz AB olsanız , bu yapı içerisinde Türkiye’ yi içinize alır mısınız? Ya da soruyu şöyle soralım: İş deneyiminiz ve para gücünüz var; bir iş kuracaksınız; ama bir ortağınız olsun İstiyorsunuz… Bu işe atlamaya hazır; bir evli, iki yedekli, otuz çocuklu; işsiz ve mesleksiz bir de komşunuz
Ah ne olurdu kır çiçeği!
Keşke sen gerçek olsaydın dünyada,herkes senin gibi saf ve temiz kalsaydı. Sevda adına edilen yeminleri,her aşık tutabilseydi.Bir sevgiliye ömür vermek ve karşılığında sadece sevgi dilenmek hangi kadının harcı veya erkeğin?
Fabrikada benden başka hiçbir idareci yoktu, yüklü malı İstanbul’a teslim etmek ve bir iki gün kalmak için gitmişlerdi. Yemek haneye defalarca telefon ettik, cevap verecek kimse çıkmıyordu,
Ve ben en son birini seviyorum,o benden dengesiz(!)
Sevgiden bahsediyor ara sıra,beni sevdiğini söylüyor ve ekliyor sözlerine;
Onu unut,beni öyle sev(!)
İnsanın sahici yüzü gülsün için...
Bu yeter…
Cennet senin olsun..
Ey Ruhum.!
Jane Aşke Ave Dılo...!