"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Evlenmek İçin Hizmetçi Ruhlu Kız Arayan Erkekler

Bir yazarın mizah ve yaşam üzerine düşüncelerini paylaştığı samimi bir anlatı. Yazar, mizahı hayatın katlanılmaz yönlerine karşı bir savunma mekanizması olarak görüyor. Kendi romanındaki mizahi unsurları fark edip keyif aldığı anı ve karakterleri arasındaki sıcak diyaloğu içtenlikle aktarıyor. Yazma sürecindeki unutkanlık ve sonradan kendi eserini keşfetme deneyimi, yaratıcılığın gizemli doğasını yansıtıyor.

yazı resimYZ

Mizahsız hayat boş, çekilmez.
Gülmeden yaşayan insan ölüden beter insandır.
Yaşamak o kadar berbat bir şey ki insan kendi kendine konuşup gülecek şeyler fark etmesi gerek.
Her romanımda bir ölçüde mizah vardır.

Gecenin bir yarısıgünlerdir kafam dağınık, çöplük gibi, odaklanamadım, aniden romanın eski bölümlerini açayım dedim, hatırlamak için, uçmuş beynim, ne yazdım haberim yok, cümleleri okuyup yazım yanlışlarını yok ederken, bayağı iyi olmuş diyorum, gülüyorum, çünkü orada bir mizah yapmışım, aradan aylar geçmiş, asırlar sanki, açıp baktım, içime sindi, ha, bu olmuş demek ki. Bunu nasıl yazmışım, sanki onu başka biri yazdı.
Cümleler şöyle:

Ayla, ikinci gözlemeyi yiyordu.
Nur dedi ki: Hepsini bitiriyorsun. Bana kalmayacak!
Endişe etme. Yeter ikimize.
Elinin lezzeti var bu kızın, annemin böyle bir deyimi vardır. Güldü.
Yemek pişirmesini ondan öğrensek iyi olur. Bir gün lazım olacak, evlenirsek özellikle.
Yapsın kendi, hizmetçisi miyim eşeğin. Bana tatlı yap, patates kızart, çok açım, bir çay yap, bir bardak su ver diyorlar ya filmlerde, gerçek hayatta, o an cinlerim tepeme geliyor, kendin yap hıyar, al, topal değilsin, sakat değilsin, iyi demedim mi?
Çok hırçınsın. Baltasın canım. Odunsun odun. Zamanla yontarlar seni.
Güldü: Olabilir, beni alan böyle alacak yavrum. derken onun yanağından makas aldı.
Üniversite okurken evde yemek yapman gerekebilir.
Onu o zaman düşünürüm. Ben evlenirsem hiç yemek yapmam.
Kim yapar, ölmüş deden mi?
Güldü yine: O eşek yapsın.
Ayla, ona garip garip baktı: Seni penceren dışarı atardım kocan olsam. Ben eve aç geleceğim, akşama kadar dağdaki sağlık ocağının Allahın unuttuğu köyünde bitli ve gübre kokulu hastaları muayene edeceğim, eve gelip bir de yemek mi pişireceğim?
Hım, demek bir doktorla evlendiğimi hayal ettin, hım, kulağıma hoş geldi. Eee başka anlat anlat?
Seni odunla bir güzel döverdim.
Nur, güldü. Sincap gibi kikirdeyip duruyordu. Çok hoşuna gitmişti Aylanın imgelemindeki hayatı.
Tavuklarımız da olacak mı kocamın iyileştirdiği hasta çocuklardan hediye gelen?
Tabi.

KİTAP İZLERİ

Olduğu Kadar Güzeldik

Mahir Ünsal Eriş

Kusurlu Güzelliğin Dokunaklı Şarkısı Mahir Ünsal Eriş, "Olduğu Kadar Güzeldik" adlı öykü kitabıyla, sıradan insanların hayatlarındaki çatlaklardan sızan o hem buruk hem de aydınlık ışığı
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön