..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Zamanı gelen bir düşüncenin gücüne hiçbir ordu karşı koyamaz. -Victor Hugo
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Düşler > Birkan ASKAN




22 Kasım 2001
Zamana Boyanan Kar Tanesiyim  
Sanki gördüğüm ile, görmediğim arasında mekik dokuyorum zamana.

Birkan ASKAN


Daha çok penceremden sana uzattığım bembeyaz hayallerime. Su kenarına izinsiz düşen kar tanelerinin ayakta kalma çabası yada diğer bir tabirle suyun soğukluğuna karışmaması için verdiği savaşın içine bırakıyorum kendimi....


:BGCA:
Kar yağıyor şehrime. Babası tarafından elma şekeri ile ödüllendirilen bir çocuk sevinci gibi bir anda şaşırıp bir anda normale dönen ifade ile dışarı bakıyorum.

Sanki gördüğüm ile, görmediğim arasında mekik dokuyorum zamana. Kar beyazdır biliyorum,kar soğuk, kar tüm yüküne rağmen sessizdir.

Burnumu yasladığım penceremin camından, kaldırımları kaplayan kar üzerinde koşturan, çocukları seyrediyorum.Ayakizleri nasılda çamurlanıyor beyazın teninde. Şimdi şehrin en merkezi yerinde,geceyarısı ışıkları altında yürümek vardı yol boyunca. Ve kar üzerinde ayaklarımın çıkarttığı karton yırtılmasını andıran sese tanık olmak.

Araçların farlarında kaybolmak. Soğukluğunda sıcağın değerini anlamak gibi.Kar tanelerinin ezikliğini içine çeker yollar. Bir rüzgarla gelir,bir rüzgarla gider gibi.

Gri rengi gökyüzümde hiç bu kadar gri görmemiştim. Ve beyazı yeryüzümde.Gözlerimle noktasal olarak takıldığım uzaklıkları yakına getirmeye çalışıyorum. Söylediklerimle anlaşılanın aynı olması gerektiğini savunuyorum. Cümlelerimin içinden kelimelere bölünerek karşıma çıkan ifadelerin soyutluğuna takılabileceğimi sanmıyorum ama yinede bu beyazlığı seviyorum.Kar tanesi olmak masraflı olurmu acaba.

Sen ne zaman diye sor şimdi bana.Hadi sor.Ne zaman. Hemen söylüyorum sana.Ne zaman yazıyorum bunları, ne zaman vakit buluyorum kendime.

Daha çok penceremden sana uzattığım bembeyaz hayallerime. Su kenarına izinsiz düşen kar tanelerinin ayakta kalma çabası yada diğer bir tabirle suyun soğukluğuna karışmaması için verdiği savaşın içine bırakıyorum kendimi.

Bakıyorumda suya dayanabilen hiçbir kar tanesi yok. İşte bende böyle dayanamıyorum sana. Hani suyun içine düşen kar tanesinin eridiği gibi ve her düşen kar tanesinin sonrasında suyun yükselerek kendinden taşması gibi.Yada bu beyazlık altında kökten toprağa bağlanmış bir çiçeğin rüzgarlı bir havada,kar tanelerini öpüşü gibi.

Ne zordur ona dayanmak,şayet can taşıyorsa can bildiği toprağın içinde.

Kar yağıyor şehrime. Havada rüzgarla dans edip kim nereyi uygun görürse oraya kendini konumluyor. Ama tahmin ettiklerim istisnasız kaderlerinin kurbanı. Suyun çekiciliğine dayanamayanlar bunlar.Ve belkide şizofreni kesilen bir ruhun,kendine yazmaya çalıştığı paranoya öykülerinde sıkışan cümleleri için,ne bir eksik, nede fazladan anlaşılma çabalarına anlam katmak isteyen sessiz çoğunluk.Olsa olsa ölümün yorgunluğu.

Herşey kelimelerde bitmiyor gibi değil işte. Bitiyor. Her yaşanılan bitiyor sonuçta. Yaşam koşmaksa hep birşeylerin peşinde, durmakta ölüm kalıyor geriye. Ki ben,kendimden yada senden yeryüzüne bir kar tanesi gibi bembeyaz düşüyorum ilk defa,su kenarına varmadan, herhangi bir bacanın sıcak ve siyah dumanına kapılmadan, uluorta yakılan ateşlerin üzerine pike yapmadan yeryüzüne alışıyorum.

Sonrasında mevsimin kanatları altında rüzgarla yarışıyorum. Zaman yine aynı zaman. Herşey için, herkes için zaman, yine o zalim zaman. Anlatıyorum, anlaşılamıyorsam eksiklik ya bende, yada beni kendine doğru çekende. Yeryüzümde.

Her kimde olursa olsun sonuçta dışarıda kar yağıyor. Ne zaman bu cümleler bahar'a veya yaz'a düşer,işte o zaman bende suya bir kar tanesi.

Bulutların mevsimi yok asla. Nereye gitsem peşimdeler. Kar yağıyor şehrime.Ve ben penceremin dışındayım. Yem arayan kuşların ayakları altında, toprağın üstünde, çiçeklerin renginde, ağaçların sessizliğinde, gecenin içinde, en çokta yüreğinde zamana boyanıyorum. Dudaklarının sıcaklığında eriyorum. Sana karışıyorum.
Seninde şehrine kar yağıyor. Ve ben gördüğün ilk kar tanesi.
Seni mevsimsiz seviyorum.



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın düşler kümesinde bulunan diğer yazıları...
Dokunamasamda sana
Özlemek diyorsun bana
Suskunlukla yıkadım yüzümü
Düşlerde yaşamanın rengi

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Yüreğime üç kez dokun
Martıların kanatlarında sevdim seni
Ne demek geliyorsa içimden sana
Aşkıma sözümdür
Aşk tükenirmi hasret oldukça
Mevsimin getirdiği yağmursun bana
Çocukluğum sokaktır benim
Yalnızlık aşktır
Aşkına deli itirafıdır okudukların
Yaşanabilirmi aşk yeniden

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Bir başka seviyorum seni [Şiir]
Sor beni yağmurlarına [Şiir]
Bir [Şiir]
Yaşamam gerek seni [Şiir]
Salıncakta unuttuğum [Şiir]
Bir Bunu Cekip Aldim [Şiir]
Mevsimsiz [Şiir]
Aşk-ı İnfaz [Şiir]
İstanbul yansıması [Şiir]
Bir ihtimaldir sevmek [Şiir]


Birkan ASKAN kimdir?

Kim olmadığımı biliyorum en azından. . /Bir öncesizlik mi desem, bir sonrasızlık mı, ya da evvel zaman içinde bir masal. . /kahramanlarının hepsi ölen. . /tarafından. . Kuru bir kuyu mu desem, gidemediğim bir uzak mı. . hiçbir an, göremediğim bir sevda mı, manası olmayan bir bakış mı. . /bilemedim. . Ama herşeye rağmen, kim olmadığımı biliyorum. . /Artık kullanılmayan bir köprüden. . aşk’ı sallandırıyorum. . Bilmem. . / Kimi anlatmak gerekir kendi yerime. . /ya da kim beni anlayabilir. . /Sadece kim olduğum mu önemlidir, yoksa kimse olamayacağım mı. . /Bunu da bilmek gerekir. . / Birkan tekilden sakin, çoğuldan delidir. . /Kelimesiz değildir. . /Kendidir. . /Kısaca kim ne şekilde düşünürse, öyledir. . /Bırakın öylece kalsın. . /Önemsizdir. .

Etkilendiği Yazarlar:
Kimse kimseye benzemese de, kimse herkesi biraz kendine benzetir.. /Kimseye benzemem diyen de, aslında herkesten çok kimsedir../.O.Auroba /E.Batur /P.Celan /M.Mungan


yazardan son gelenler

bu yazının yer aldığı
kütüphaneler


yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2024 | © Birkan ASKAN, 2024
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.