..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Paul'un Peter hakkında söyledikleri, Peter'den çok Paul'u tanımamızı sağlar -Spinoza
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Unutulamayan Dönemler
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Sevgilim
Fatma Erdogan
Şiir > Bireysel

Sanırım saçlarım hep uzun olacak Sen dönene kadar Sonbahar,kış, yaz Mevsimler geçiyor Zaman daralıyor Vaktimiz çok az. Sevgilim, isterim ki Geçmesin İçimdeki beklemenin verdiği o haz...

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Deneme > Unutulamayan Dönemler
 Fâtih İstanbul'u Kaç Yaşında Fethetti?  (Oğuz Düzgün)

Fâtih Sultan Mehmed Han İstanbul’u maddi olarak 21 yaşında fethetmeye muvaffak olmuştur.Zâten bu gerçeği de bilmeyen yok gibidir.Ancak onun asıl fetih yaşı bana göre 19’dur.
 Cin Ali, Heidi, Yakari, Voltran, Kalimero, Retkit...  (GÖNÜL SEVİNÇ)

Anılarımızı yok etmeye çalışanlaradır sitemim… Kaldırıp atılıyor yerine yenileri geliyor Ama unutulmuyor özleniyor.Ben seksenlerin çocuğuydum yenileri bana tat vermiyor…
 Masal Bitti...  (ERDEN ERKİN)

Geceleri dünyayı aydınlatan ay'ın bir taş ve kum yığını olduğunu; güzel gösteren aynanın arkasının katranlı kağıtla kaplı olduğunu; çok büyük sandığımız aşkların milyonlarca yılın sadece tekrarı olduğunu; en kötüsü, uzay boşluğunda bir zerrecik olduğunu a
 İşte Geldim işte Yokum Artık  (BURCU İNCESU)

Yağmurlu bir İstanbul’du karşılayan beni.Alıp elimden bahtım kadar kara bavulumu buyur etti, Kızkulesi’ne karşı, yüreğinin en göz alıcı köşesine.Bir başka bakıyordu gözleri, elleri bir başka dokunuyordu saçlarıma, acıyor muydu bana?Gözlerimdek
 Uçurtmayı Vurmasınlar  (Bedri Adanır)

-Niye uçmuyor İnci? -Uçar bir gün…
 Öğretmenler Günü  (Kâmuran Esen)

Bir emekli olarak, öğretmenler gününü kutlayacağım için üzgünüm.
 'Dtcf'li Olmak  (Gözde Burcu Çan)

Hem bir bütün olarak hem de her köşesi ayrı bir yaşamdır. Yaşayabilen, tadabilen bilir dtcfli olmanın ayrımını.
 Ertelenmiş Zamanlar  (merve koçak kurt)

Başka zamanlara ertelendik. Zamansızlıkta kayboluyorum.
 Fotoğraf Arkası Yazıları  (Ertan Akyüz)

En az sizin kadar suçluyum. Hadi son kez paylaşalım! Hadi suçlarınızın yarısını verin...
10 
 Kulaklarım Nasıl Delindi / Anı  (Kâmuran Esen)

Yeni düzenleme........
11 
 Zeus'un Kızı; Boşluk  (Aysun Güven)

Görmüyorum, hiçbir şey elimi kolumu sallamaya devam ediyorum. Dövüştüğüm şeyin kokusu, rengi, sesi yok. Yazımın yarın gazetede yayınlanmasını bekleyemeyeceğim.....
12 
 Başka Bir Pencere  (Türkan Abay)

Hayatımıza girecek yenilikleri enine boyuna bilmememiz ve önyargılarımızla büyüttüğümüz karanlığımız bizi ele geçiriyor.Bize anlatıldığı ölçüde,tedbiri elden bırakmayacak kadar biliyoruz.Kişi,yararların farkına varıp onları uygulamaya koyduğunda ona "seçilmiş kişi"ymişsin gibi davranıyoruz.Yani teknoloji çağında cahilliği yaşıyoruz.
13 
 İki Sevgili  (İnci Fügen Yılmaz)

Akşam evde bağdaş kurup oturacağım ve çocukluğumdaki gibi yıldız şehriyeleri suluboya ile rengarenk boyayarak kolyeler yapacağım. Dilimde eski bir reklam şarkısı olacak. BİZ PIYALECİYİZ, ONLAR PIYALECİLER, SİZ PİYALECİMİSİNİZ.???… PIYALEEEE...
14 
 Repertuar Çalışması... Devam...  (Gültekin BAYIR)

Onun senin kucağına, seninde onun yanağına yabancı olduğun; kötü tasarlanmış bir parkta bir kereliğine ve sadece on beş dakikalığına iki buçuk yaşında bir kız çocuğunu öpüp koklamaktır aşk. Bir on beş dakika daha kokusunu alabilmek için kalan ömrünü verme
15 
 Bir Söğütlü Camiimiz Vardı!  (Şevket Başıbüyük)

Neden Söğütlü? Bileniniz varsa beri gelsin… Büyüklerimizin anlattıklarına göre; Söğütlü Camii çok büyük cenderelerden geçmiş. Malatya mimarisinin en önemli örneklerinden olan Söğütlü Camii, bazen memleketin en tanınmış Hoca Efendilerin vaaz-ı nasihatlerine şahit olmuş bazen de cezaevi olarak kullanılmış. Hatta bir zamanlar han olarak, ahır olarak kullanılmış olup, cezalandırılmıştır... Bu açıdan bakıldığında Söğütlü Camii, Cumhuriyet döneminin en büyük tanık eserlerinden biridir. Dünümüzü bu güne taşıyan bu tarihi dokunun aslında koruma altına alınması, yıkılmaması gerekiyordu… Ama maalesef yıkıldı!.. Hem de tüm gizemli tarihi izleriyle birlikte yıkıldı ve tarihin geri getirilemez çöp tenekesine atıldı. Neden Söğütlü? Bileniniz varsa beri gelsin… Büyüklerimizin anlattıklarına göre; Söğütlü Camii çok büyük cenderelerden geçmiş. Malatya mimarisinin en önemli örneklerinden olan Söğütlü Camii, bazen memleketin en tanınmış Hoca Efendilerin vaaz-ı nasihatlerine şahit olmuş bazen de cezaevi olarak kullanılmış. Hatta bir zamanlar han olarak, ahır olarak kullanılmış olup, cezalandırılmıştır... Bu açıdan bakıldığında Söğütlü Camii, Cumhuriyet döneminin en büyük tanık eserlerinden biridir. Dünümüzü bu güne taşıyan bu tarihi dokunun aslında koruma altına alınması, yıkılmaması gerekiyordu… Ama maalesef yıkıldı!.. Hem de tüm gizemli tarihi izleriyle birlikte yıkıldı ve tarihin geri getirilemez çöp tenekesine atıldı.
16 
 Nerede O Eski Ramazanlar?  (Hakan Yozcu)

Bayramlar, Ramazanlar ve özel günler hep güzeldir. Güzel olduğu için güzel yönleri hatırlanır. Kötü olan silinip gider akıldan. Küçüklükten kalan hatıralar sarar belleğinizi. Çocukluk günlerinde yaşadığınız bayramlar, Ramazanlar unutulmaz hiç.
17 
 Zor Yıllar -1-  (Tayyibe Atay)

hesaplaşmalarım arttıkça yani,uzaklaşıp gittim tanrıdan...
18 
 Yolda Geçmişe Kısa Bir Yolculuk!  (Cahit KILIÇ)

Geçmişe kıs bir yolculuk...Depreşen hatıralar, kırgınlıklar, kızgınlıklar....
19 
 Aşkı Dokudum Kilime…  (Şevket Başıbüyük)

Doğu’da kilim demek; ilim demektir, aşk demektir, suskunluğunu gergef gergef kilime işleyerek maşukuna sessizce gönderilmiş mektup demektir… Bilirsiniz “kilim” üzerine türküler bestelenmiş… "Sevdiğine sözü olan kilim dokur, Kilimin dilinden ancak anlayan okur.
20 
 Tarla Cadısı, Anneanne ve Neveser Hanım  (Seval Deniz Karahaliloğlu)

Utanmadan karşısına geçip ilk önce başımı deli gibi sağa sola salladıktan sonra, saçlarımı bir güzel dağıtmış, hatta ellerimle şöyle bir de karıştırınca, Benim Rapunzele benzeyen at yelesi işin içinden çıkılmaz bir hal almıştı. Elinde tarakla ardımdan k

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Başka Bir Pencere
Türkan Abay
Deneme > Unutulamayan Dönemler
Nerede O Eski Ramazanlar?
Hakan Yozcu
Deneme > Unutulamayan Dönemler
Zevat Zerzevat Fiyat Vesaire…
Mudi Beya
Deneme > Unutulamayan Dönemler
Zeus'un Kızı; Boşluk
Aysun Güven
Deneme > Unutulamayan Dönemler
bir Çanakkale Hikayesi
Hakan Yozcu
Deneme > Unutulamayan Dönemler
Eğer Sorarlarsa…
lütfi akarçay
Deneme > Unutulamayan Dönemler
Kasabama Mektup
Rasim KOCABAŞ
Deneme > Unutulamayan Dönemler
Ecele Nikahlı
Hasan Pamuk
Deneme > Unutulamayan Dönemler
Kalben Körler...
Edibe Toğaç
Deneme > Unutulamayan Dönemler
Ben Çanakkale’yim
Cemil Buğra BULUT
Deneme > Unutulamayan Dönemler
Bitmiş Ama Gitmemiş Aşka Mektuplar
Ahmet Mümtaz
Deneme > Unutulamayan Dönemler
Limonlu Dondurma
Nihal Yıldırım
Deneme > Unutulamayan Dönemler
Peki Şimdi Ne Olacak Anne?
Edibe Toğaç
Deneme > Unutulamayan Dönemler

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © , 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.