"Kitap, yaşamın gürültüsünde bir pusuladır. — Stephen King"

Deneme > Anılar

nostaljik

Yakalayamamışım, Uçup Gitmiş Yıllar

'Yıllar geçmiş, hissettirmeden, sinsice kayıp gitmişler..' Olur ya bazen bu duygu fena yakar içini, yatağın soğukluğu acıtır ya canını hani, işte öyle bir gece yine....

olumlu

Sizi Biran Düşünürken!

Çok nadiren denediğim bu tür çalışmalar, ancak zihnimi zorladığı vakitler bir iki kelam etmeyi, sizinle paylaşmayı, lüzum ettirdiğinden olsa gerekir.

olumlu

Ankara

Bir dönem, Ankara'da yaşayabilirimi düşünmüş, ama "denizi, martısı, boğazı olmayan" bir şehirde yapamayacağıma, karar vermiştim. Belkide, bu kararıma sebep olan aşktır.
Çünkü 'aşk', artık Ankara'daki, durağından, Istanbul'a, geri döndü...

nostaljik

Başka Bir Ülke"de, Katya"nın Yazı

Elinizin altında evirip çevirip bir kenara koyduğunuz sayısız kitap orada masanın üstünde, raftaki yerinde okunmayı bekliyordur. Bir gün başka bir nedenle-içine koyduğunuz bir fotoğraf, telefon numarasını kaydettiğiniz bir kâğıt, belki üç beş cümlelik bir not için- aralanır.

nostaljik

"Her Ağaç Bir Ömürdür"

Aslında her ağaç, yaşanmış günlerin anısına kök salarak, yaşanacak nice günlerin ışığına yaprak açan en doğru tanıktı. Belki, gölgesinde bir şehidin dinlendiği, belki yaşlı bir çiftin torunlarına anlattığı masalların kahramanı, belki genç bir kızın dudaklarına konan ilk öpücüğün şahidi, belki de kollarında küçük bir çocuğun sevinç çığlıkları attığı

olumlu

Bir Söyleşinin Ardından

"... Fotoğrafı çeken kişinin bakış açısı ve karar anının yanında, o fotoğrafa sosyal bilimlerle ve özellikle yazı bilimi ile, anlam kazandırmak, fotoğrafın daha kolay, başka izleyenlere ulaşmasını sağlar. Fotoğraf ne kadar güçlü olursa olsun, o fotoğrafın alt yazısında, bir takım kelimelere ihtiyaç duyulur...."

olumlu

Beton Ali Harikalar Diyarında...

Absürtlüğün en uç sınırlarında gezen hikâyelerini dinleyerek büyüdük. Absürt bir mevzuyu, günlük yaşamın sıradan bir olayıymış gibi sunabilmek ve dinleyenleri gözlerinden yaşlar gelecek kadar güldürmeyi becerebilmek bir ustalık emaresi değil midir?

düşündürücü

Bu Kız Okumaz!

Büyüklerin çocuklara yanlış yaklaşımı, onlarda çok derin ve onarılması olanaksız yaralar açabilir.Lütfen çocuklara sevigyle, hoşgörüyle yaklaşalım.

nostaljik

Deniz Mavisi Özlemin Şimdi Bir Düş Oldu Anılarda, Ey Güzel İstanbul!

Seni özledim İstanbul ! Çocukluğumun ağırlığıyla özledim seni. Dedemle birlikte Beşiktaş iskelesinden o koca vapurlarına binip Kadıköy' e gitmelerimizi özledim en çok. Ah, İstanbul ! Hatırlıyor musun o vapur yolculuklarını ? Denizinin kokusunu, rengini, adını bilmediğim geveze beyaz kuşlarını,o koca vapurlarını, yine o koca vapurlarının sanki insanı içine

olumlu

Kan Vermenin Dayanılmaz Hafifliği...

Bazen hiç düşünmeden yaptığımız küçük bir yardım girişimi, karşılıksız uzatabildiğimiz ellerimiz nice canların kurtulmasına, yaralı ve çaresiz yüreklere umut tohumlarının serpilmesine, hayata büyük bir şevk ve inançla sarılmalara vesile olmaktadır...

karışık

Tarçın

Geçmiş ve kokuların kalıntıları insanı yakar çoğu zaman...

üzgün

Dersten İki Dakika Erken Çıkar Mısın!!!!

1986-1987 Öğretim Yılıydı. Mudurnu’nun Karataş Köyü İlkokulu’nda öğretmendim. Yalnız çalışıyordum. Beş sınıfı birden okutuyordum. Yalnız çalışmak biraz sıkıcıydı, yorucuydu. Yorucu olmasından pek şikâyetim yoktu da, yalnızlıktan bunal

olumlu

Can Arkadaşım

Okumanın yeri ve zamanı olduğunu düşünmüyorum.Okumak isteyen herkes şartlarını yaratır, bahaneleri yoktur okumamak için.Bir kitabı bir günde okumak şart değildir zaten, mühim olan birşey okumaya çalışmak.Sonu ne zaman gelse de...
Sorun değil , başlandı mı biter zaten...

üzgün

Hayatımın Hatırası

Nasıl bir büyüymüş bu Allah’ım. Gitmeden insan anlayamıyor ama bir kez de görünce, artık göz O’ndan daha değerli bir şey bilmiyor. Gitmeden bilinmiyor Rabbim ama dönünce de hasretine dayanılmıyor.
Bir insanın dünyada görebileceği en güzel yer Kâbe. Görmüş ve gördüğüne kara bir sevdayla bağlanmış tüm sevdalılara...

nostaljik

Geceye Düştüm

Baban kahveden dönerken bize leblebi alırdı. Her akşam korku dolu masallar, her akşam korkudan fal taşı gibi açılmış gözler, her akşam leblebi, kuru üzüm ve badem. Boş kozalaklar yanardı teneke sobada. Her akşam kötü kalpli cadı öldüğünde gece biterdi

üzgün

Sadece Hüzün

Küçük kağıt parçalarından birini aldım veya örselenmiş olanı böldüm. Yazdım; H-Ü-Z-Ü-N. Ve elim bilinçsizce koydu soru işaretini peşi sıra. Kâğıdın ardını çevirip bekledim. Neydi Hüzün? Umutsuzluk, üzüntü, bekleyiş?

Başa Dön