"İnsan, ancak sevdiği şeylerle büyür. — Johann Wolfgang von Goethe"

Deneme > Anılar

karışık

"Medeniyet"

“Türkiye’de, 1980 ihtilaliyle 210 bin dava açıldı. 1683 bin insan fişlendi. 650 bin insan gözlem altına alındı. 23 bin dernek kapatıldı. 50 insan idam edildi. 420 bin insan işkenceden can verdi. Malatya’mızda, bir gece operasyonu ile evinden alınan bir öğretmen, işkenceyle öldürülerek teslim edildi... 50 polis, 50 subay

olumsuz

Terk Ediliş

Bir yaz tatilinin son gününde, yurt dışından ailesiyle beraber tatil için geldiği Türkiye'de bırakılan bir çocuğun, o anki duyguları.

üzgün

Yatılı Okula Gidiyorum

Otobüsün camından anneme, kardeşlerime baktım. Onları sanki bir daha hiç göremeyecekmişim gibi geliyordu. Henüz üç-dört yaşında olan kardeşim bile ağlıyordu.”Gözüme çöp kaçtı.” diye de bir bahane bulmuştu.

üzgün

Anılarımda Saklı Çocukluğum

Ah o karakışlarda küçücük evlerin saçaklarından sarkan buzların tadını en pembe en parlak şekerler vermezdi o zamanlar. Artık ne sarkan buzlar var nede küçücük evlerden eser sokağımızda...

düşündürücü

Sıradaki Sıradan Perşembe

Yalan sever misiniz?
Ben sevmem! “Küçük yalanların bile hayatımda hiç yeri yok” dersem daha ilk baştan iki yalanı ardı ardına sıralamış bir yalancı olurum bile.
Hayatımda zaman zaman varolsalar bile yalan sevmem. Yalan sevenlerdenseniz şim

olumlu

Başbuğum Demek Yürek İster

Başbuğum yokluğunda sabrımız tartılıyor… Çile yüklü ömrünü yüz akıyla bitirip ebediyet âlemine göçüp giden başbuğum. Siyasi çıkar gözetmeden, samimiyetin ve alçak gönüllüğünle, ağır yükler altına girerek, siyaset hayatında gönüllere taht kuran başbuğum, evlatların seni her gecen gün daha çok özlüyor ve bu özlem bitmeyecek. Ömrünü Türk milletine adamış,

nostaljik

Çocukluğum

"Tıraş bıçağı ile eline uzun gelen ama bembeyaz teninde, görülemeyen sakallarını keserdi.
Eğer eline uzun gelmiş olan bıyıkları var ise, "singer" markasını taşıyan, en azından altmış yıllık makası ile, parmak uçları ile yoklayarak, bulur ve keserdi."

olumlu

Neşeli Ben

Arabamızı gölü yukarıdan görebileceğimiz bir yerde park etmiştik. Yürüyüşümüzden sonra bir süre hiç konuşmadan arabada gölü izledik. İlhan İrem ve göl manzarası iyi gider diye düşünmüş Arda’cığım.

üzgün

Ölümü sana yakıştıramıyorum

Bizi ilk unuttuğun,göz göze vedalaşamadığımız son gece için ağlıyorum.
07 Ocak 2002 Pazartesi.
Hani yaz derdin ya,işte yazıyorum dedem,bin bir acı içinde,bin bir zorluk peşinde,seni yazıyorum.
Okuyamayacaksın ama en azından hisset.Seni çok özlüyorum.

olumlu

Tatiller Yenilenmeye Vesiledir

Mekân değişikliğinde ferahlık var der büyüklerimiz, yaşamadan anlaşılmayan kıymetli bir atasözü Yaz boyu çam, gül, reyhan, zambak kokuları ile yeniden canlandığımı hissettim. Ayağımın toprağa değmesi sanki özümle buluşmak gibiydi. Güneşin doğuşunu ve batışını engelsiz izlemek, geceleri yıldızları doyasıya seyretmek, rüzgârın yanağını okşamasını hissetmek Şehir hayatı bizi doğal güzelliklerden

karışık

Baba Evim...

Annem saksılara naneler ekti!
Burayı aratmasın diye
Taç yapraklı çiçekler hazırladı üzerlerine kurdele bağladı
Ve çeyizindeki tablolardan ayırdı bana

Başa Dön