"Hayat çok kısa, sanat uzun. Sanatın ömrünü uzatmak için yeterince şarap içtim, sıra sizde." - Oscar Wilde"

Deneme > Anılar

üzgün

Başlangıç

Yaşam bizi bir kıyıdan bir kıyıya fırlatsada iyiye dair olanlar kalacaktır hatırda

üzgün

Mamo Can Öldü…

Mamo Can öldü…
Aslında bu cümle böyle değildi, cümlenin aslı; “Şişko Memo Öldü” şeklinde idi ama ben ölüye saygımdan dolayı “Mamo Can öldü” diyorum.
Hey koca Mamo Can!
Ne acelen vardı da hemen çıktın.
Biraz daha kalıverseydin…

üzgün

Bütün Suç Mevsimlerde \*

Fümeden bozma bir ağıt yayılıyor kente,/ tüyü bitmemiş, yetim bir hüzün/ ve anadan üryan bir yalnızlık./ şair öldü. / gidenlere seyirci kalmaktır asıl acı!
Asıl şimdi acı!

olumlu

Beton Ali Harikalar Diyarında...

Absürtlüğün en uç sınırlarında gezen hikâyelerini dinleyerek büyüdük. Absürt bir mevzuyu, günlük yaşamın sıradan bir olayıymış gibi sunabilmek ve dinleyenleri gözlerinden yaşlar gelecek kadar güldürmeyi becerebilmek bir ustalık emaresi değil midir?

olumsuz

Dia (Mono) Log

Hatıra veya anı. Objelerin, seslerin ve renklerin aklımda uyandırdığı intiba. Diyalog gibi kendimle konuşmalarım ve hesaplaşmam. Zamana karşı ne yapmalıyım neden yapmalıyım?

nötr

Mihmandar

Savaşın içinde olmak, televizyonlarda izlemeten çok ama çok farklı bir psikoloji yaratıyor insanda. Bir paranoya kazanıyorsunuz örneğin. O bölgeden çıkıp tamamıyla başka, savaşın ne olduğunun bile bilinmediği bir yere dahi gitseniz orada yürürken bile bir yerlerden biri çıkıp ateş edecekmiş gibi geliyor. Bu duyguyu görevim bittikten sonra uzun

olumlu

... Öğreten ve Öğret/e/meyen...

Kızlar oralı değildiler,nede olsa onları anlatan bir efsane yoktu ve amazonlar oldukça uzaktı bizim tarihimize, o yüzden olsa gerek ki onlar ayaktaşı karşılaşmaları yaparlardı sınıflar arası ve ataerkil toplum senaryolarında hiçbir zaman bir figürandan öteye geçemeyecek olmalarını o zamandan kabullenmişlerdi.

olumlu

Nerede Kalmıştık

Rüzgâr, bir reanimasyon hemşiresi edasıyla canıma can katıyordu. İçinde biriktirdiği havayı cömertçe dışarıya veriyordu. Tertemiz havayı; insanın teninde, saçında, içinde hissetmesinden güzel ne olabilirdi ki. Rüzgâr gelmiş hoş gelmiş safalar getirmiş diyordum ama biraz daha beklersem pencere ile camın macuna kıydırdığı nikahtan tek celsede boşanacağını düşünerek ayağa kalkmış

heyecanlı

Ata Topraklarında Olmanın Hazzı!..

Türkî Cumhuriyetlere öğretmen alımı imtihanı neticesi elime geçtiğinde çok heyecanlanmıştım.
Kazanmıştım imtihanı!...Hem de Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’a tayin edilmiştim.
Akçaabat’tan Aşkabat’a gidecek

karışık

Baba Evim...

Annem saksılara naneler ekti!
Burayı aratmasın diye
Taç yapraklı çiçekler hazırladı üzerlerine kurdele bağladı
Ve çeyizindeki tablolardan ayırdı bana

karışık

Tarçın

Geçmiş ve kokuların kalıntıları insanı yakar çoğu zaman...

olumsuz

ve Benim Hayatım...

Özgür olduğunuz halde tutsak oldunuz mu ? Ben oldum.Hemde çoğu defa.Öldüm ,dirildim tekrar öldüm.Her dostumdan,çevremdekilerden ailemden birer kurşun yedim.Tam kalbime isabet.Ama ölemedim.Çünkü ölmeyide beceremedim.

KİTAP İZLERİ

Yaşadığım İstanbul

Selim İleri

İstanbul'un Kırık Kalbi: Selim İleri'nin Hafıza Kazısı Bazı yazarlar vardır ki bir şehirle öylesine özdeşleşirler, sanki o şehrin sokakları onların damarlarında akar. Selim İleri de,
İncelemeyi Oku
Başa Dön