"Tanrılar bizi güldürmek için var, tıpkı okuyucular gibi. Ama en azından tanrılar bazen susar." - Terry Pratchett"

Deneme > Anılar

nostaljik

Mavi Kız Koyu

Bizim buralarda güzel yerler var.Gelip göremesende yazılarımi sığdır kalbine teraziyi kendinden bulduklarınla dengele...Kim ne derse desin bırakmayalım biz yazmayı devam edelim ićimizden geldiği gibi...

mizahi

Kars'a Gidelim Kars'a

Ne “oyunuzu şu partiye verin” amigoluğu, ne de “vurun bre, indirelim” ucuz kahramanlığı. Hem, yazanları kim ipliyor ki, beni de iplesinler?! Üstelik ne yağ satanla ne de bal alanla alakam var. Alakası, bir bağı olanlar özlerini cırsınlar; belki bir püskevitleri falan olur. Yoksa uzaktan uzağa bana ne?!

üzgün

Gözlem Yansımaları

Okuyan herkese, zaman ayırdıkları için çok teşekkür ederim.
Bir gözlemin ardından, akılda beliren, anlık düşüncelerin ifadesini içeren yazım, bir iddia hatta varsayım bile değildir, sadece içimden geçenleri paylaşmak istedim. Kimsenin acısını hafife almak ve saygısızlık etmek istemem. Umarım dünyada terörün de bir gün sonu gelir ve

nostaljik

Mavi...

Sonuna gelinen bir baharda.
iki kişi
bir çatının altında

nostaljik

Sonsuzluğa Açılan Kapı

İçinden deniz geçen şehirdi aşkın bana geldiği yer.Belki denizin ortasında duran Kız Kulesiydi sözün.Çoktandır unutulmuş buluşmalardır Ayasofya.Mavi deniz,tuzlu gözyaşı ve unutulur her aşk!

olumsuz

Günlüğümden

Kim bilir o yüzden “büyük”leri tanıdıkça hep çocuk kalmak istiyorum…
Ben hep çocuk kalmak istiyorum da…
Lakin memleketimin/Anadolu insanının hep saf kalmasını, saflığından dolayı istismar edilmesini istemiyorum. (İstemediğim için bazı gerçekleri günlüğüme yansıtıyorum)
Ve diyorum ki; ey “Anadolu saf insanı!”

olumlu

Seyir Defterinin Altın Sayfası

son doğum günümde bana gelen bir hediye için yazdığım minik, minicik bir yazı. az önce yazı arşivimi karıştırırken gördüm, ve öylesine açıp baktığımda gerçekten paylaşmaya değer olduğunu analdım. ve buraya kopyalıyorum.

üzgün

Babam Yaşasa Çok Kızardı

Yıllarca bir fabrikada işçi olarak çalıştı benim babam
Hayır, yakınmak için söylemiyorum. Aksine, biz Başbakanı kırmak, devleti karşımıza almak bahasına bırakın üç çocuğu, ikinciyi bile göze alamazken; tam dört tane çocuk yetiştirmişti babam.

üzgün

Çay ve Biz Orantısı

Mutfağa doğru yavaş adımlarla ilerliyorsun. Çay demlemek için koyduğun su kaynamış. Ona bakıp altını kapatıyorsun. Tek başınayken demleyemiyorsun çayı. Sadece, olmuyor işte. Yalnızlığın hep bu anlarda aklına geliyor.

üzgün

Siz Hala Sigara mı İçiyorsunuz?

Ahmet Kanmazdan bahsediyorum. Benim eniştemden. Dünyanın en vefalı, en iyi insanlarından biriydi belki. Hiç kimseyi üzmez, hiç kimseyi kırmazdı. Hele çocukları çok severdi. Belki de en iyi müşterileri onlar idi. En sağlam müşterilerim diyordu onlar için.
Üniversiteyi son sınıftan terk etmişti. Tek bir dersi vardı. Hocayla

nostaljik

Hayat ve Mazi

Yetmişli yılları anımsatan hayat filmimin gerilere ta o yıllara sarılmasına vesile olan güzel bir hatıram...

üzgün

Kumpas

İstanbul bir alem şehir, güne başladığın andan itibaren, her gün yazacak ya da anlatacak bir olay mutlaka yaşanır.

Başa Dön