"İnsan, ancak sevdiği şeylerle büyür. — Johann Wolfgang von Goethe"

Deneme > Anılar

karışık

Uçurtma

Sen benim gökyüzümsün lütfen uçurtmalarıma zarar verme. Bil ki ilk terk edilişi uçurtmam tellere takılınca yaşamıştım.Ve hayat benim için ilk defa o zaman kördüğüm olmuştu. İlk defa uzaklara gitmek isterken uçurtmamla acılara bu kadar yakın düşmüştüm.

nostaljik

Kar,tarhana ve Bulamaç

Özledim demiştim:
Yağmurları…
Aralıksız yağan karları…
Sımsıcak tarhana çorbalarını…
Kavrulmuş un kokan bulamaçları..

olumlu

Dicle Kıyısında Bir Mağara Kent

Şimdi belki de anlatacaklarım sizlere bir masal gibi gelecek. Bir Doğu masalı… Bilmem anlatsam dinler misiniz? Sizin de ilginizi çeker mi? Uçsuz bucaksız bir ovanın ortasında, tam 130 yıl, civar illerine başkentlik yapmış ve başta Moğolların istilası olmak üzere, birçok saldırılara uğramasına rağmen hâlâ dimdik ayakta kalmış bir

karışık

"Ay Mehemmed"

Yıl 1976. Temmuz ayının ilk günleri. Bedenimin adını anmanın abes olan bir bölgesinde bir çıban peyda oldu. Hayatımın her evresinde olduğu gibi, nasıl olsa geçer diye o günde önemsemedim...

nostaljik

Karslı Günlerim

Beyoğlu’ndaki İstiklâl Caddesi İstanbul için ne ise, İstiklâlî Millî Cadde de Kars için o idi. Diyebiliriz ki kültürün, sanatın merkeziydi. Zamanın tek eğlencesi sayılabilecek sinemaların bu cadde üzerinde olması da caddenin önemini artırıyordu.

üzgün

Bizleri Bırakıp Gitme Be Hocam…

Söz vermiş, Hoca’yı hasta yatağında gördüğümde ağlamayacaktım…
Ellerine sarıldım, öptüm…
O ki, Hoca, -bu güne kadar- elini kimselere öptürtmemiştir.
Ama bu kez mani olacak güçte değildi…
Boynuna sarıldım…

üzgün

Akşama Yakın Bir Vakitti.

Kuşlar o kadar güzel uçuyorlardı ki hürriyetin yekparesinde bir nefes sıhhat gibi.
Oldukça canlı ve diri bir keyfiyette, hilkatleri mucibince, rızklarının taksimince!
Semanın haşmeti, maviliğin enginliği, bulutların serpilişi bir nizamın ölçüsüydü.

nostaljik

Mavi Kız Koyu

Bizim buralarda güzel yerler var.Gelip göremesende yazılarımi sığdır kalbine teraziyi kendinden bulduklarınla dengele...Kim ne derse desin bırakmayalım biz yazmayı devam edelim ićimizden geldiği gibi...

olumlu

Ağabeyim Geldi

Ağabeyim de geçmişi anlatırken ağlayarak anlatır. Hep bize, Anamın ayaklarının altından öperim. Onun fedakârlığı olmasaydı biz bu günlere gelemezdik der Ve çektikleri yoksulluğu, açlığı, sefaleti, yokluğu, sıkıntıları gözleri dolu dolu anlatır

olumsuz

Akabe

“Akabe” nedir bilir misiniz?
Ben de bilmiyordum ama öğrettiler…
“Arapça kökenli bir erkek ismidir” demeyeceğim, açacağım bu kavramın bende çağrıştırdıklarını ve “Akabe” ye bir de bu pencereden bakacağım.
Şimdi ben, Akabe’nin bize yaptıklarının hangisine yanayım?
Manevi bir atmosfer teneffüs etsinler

olumlu

Üç Günlük Yol

Sonra insanlar; gülenler, somurtanlar, endişeliler, mutlular. Bu coğrafya şaşırtır insanı. Hani şair olamazsın bir anda ama en azından şair ruhlu yapar adamı.

üzgün

Gözlem Yansımaları

Okuyan herkese, zaman ayırdıkları için çok teşekkür ederim.
Bir gözlemin ardından, akılda beliren, anlık düşüncelerin ifadesini içeren yazım, bir iddia hatta varsayım bile değildir, sadece içimden geçenleri paylaşmak istedim. Kimsenin acısını hafife almak ve saygısızlık etmek istemem. Umarım dünyada terörün de bir gün sonu gelir ve

olumlu

Seyir Defterinin Altın Sayfası

son doğum günümde bana gelen bir hediye için yazdığım minik, minicik bir yazı. az önce yazı arşivimi karıştırırken gördüm, ve öylesine açıp baktığımda gerçekten paylaşmaya değer olduğunu analdım. ve buraya kopyalıyorum.

nostaljik

İstanbul\_umdan Bir Damla Düştü Yüreğime

Bir zamanlar bu koca şehrime Florance Nightingale'de tutuklu kalmıştı. Bu kimine göre mesleki bir özveri, idealist bir kadın önderliği idi, kimilerine göre "kutsal" bir vazifeydi. Ama o güzel eller Selimiye Kışlasında yaralı askerleri otama yaparken, sembolü olan ve tini aydınlatan sarı kandilin ışıklarında; ailesine bir kaç satır karalamıştı.

Başa Dön