Adresi Belli Olmayan Mektuplar (2) (Bardağın Boş Tarafından... )
Bütün melekler mi matemde bu neyin karanlığı, aralayın şu bulutları güneşe hasretliğim var
"O kadar çok şey öğrendik ki, birçoğu yanlış çıktı." - Mark Twain"
"O kadar çok şey öğrendik ki, birçoğu yanlış çıktı." - Mark Twain"
Bütün melekler mi matemde bu neyin karanlığı, aralayın şu bulutları güneşe hasretliğim var
Modern ilişkilerdeki çelişkileri ince bir ironiyle ele alan bu metin, özgürlük söylemleri ile sahiplenici davranışlar arasındaki tezadı gözler önüne seriyor. Aidiyet ve sahiplenme kavramlarının derinliklerine inen yazar, Instagram'daki "özgür ruh" ile kıskançlık krizleri arasında gidip gelen şehir insanının ikiyüzlülüğünü ustalıkla resmediyor. İnsan kalbinin en kadim çelişkisini sorgulayan, düşündürücü
Yalanlı dünlere asılmış çiğdemli bahar gülüşleri,
ince sızılarla dantel dantel oyalanırken yaşamının kenarlarında,
kırgınlık, küskünlük, incinmişlikle ürettiği bu süsler
ağır gelince bedenine iki soluk arasına sığdırdı o kocaman bir yaşamı...
Element misniz? İki bacaklı bir hastalık mı? Nesiniz be çıkın gidin gezegeninize. Defolun.
Sakın! dar vakitlerde giyindiğin hıçkırıkları da alıp yanına, vicdan azabı olarak çıkma karşıma...
Adın bir "hoşçakal" oldu dudaklarımda...
Aldatmak ve aldatılmak… / Zor, anlaşılmaz ve cevaplanamaz bir mesele. Kişiye göre bazen çiğnenip yutulur, bazense tükürülür cadde ortasına.
Hayatın iniş çıkışlarını samimi bir dille anlatan bu metin, maddi zorluklar yaşayan birinin iç dünyasını yansıtıyor. Yazar, 2004'te yaşadığı ekonomik çöküşten sonra dostunun uzattığı yardım eliyle hayata tutunmasını ve zamanla kazandığı huzuru paylaşıyor. "Paranın önemi" ve "gerçek mutluluk" üzerine düşündüren içten bir hayat dersi.
Seni sevmenin adını da koyabilirim bugün ! terk etmeninde.
Problemsiz bir aşk için al fondöteni… Pudrala matlaştır tüm uçukları…
Kapanmayacak acılarına tozundan, unutulacak sevişmelere kompakt pudra iyi gelir ve sevindirir çocuk yanlarını…
Biraz allık mutluluk verir belki, yalan söylemekte sakınan gözlerinle, dudakların arasındaki “tanıklığını” temellendir.
Yalan söyleyeceksen bakarak gözlerime, iyi bir
Kıskanç insan, Allah’ın yarattıkları üzerindeki kontrolünden gaflettedir; kendini ve etrafını Allah’tan bağımsız zanneder. Güzelliği, aklı, zenginliği kişiye ait sanır ve kendisiyle kıyas ederek kıskançlık duyar. Bu özelliklere sahip olduğunda üstünlük elde edeceğini düşünür. Oysa her şey Allah’a aittir ve her şey O’nun denetimindedir.
Ayın yirmi biriydi güzelliğin,,,,Gitmelere yıkandım,sana çekildi sularım...Eski bir kilisenin anahtarını bıraktım avuçlarına,kimse bilmedi...Belki sen bile hissetmedin...On dördü yerin dibine girdi utançtan..Ayın yirmi biriydi güzelliğin...
Belkide öptüğün kişi, öpmek istemediğin kişidir ama ne olursa olsun gözlerini kapadığın an gördüğündür öptüğün.
Dostları olmalı insanın,
Ermiş, bilge, hayatı ezbere okuyabilen
Düşünmediklerini düşündüren
Seni bir cambaz ipinde güvenle tutabilen
Gerektiginde senin için ateşi yutabilen
Ani ve çok sert bir bırakılma anının ertesinde yazıldı. Dostun gidişi de çok dokunuyormuş.
Emrah Safa Gürkan