Hakikatin Beyanı
Hakikati boğazı tahrik etmeden,
Ve ahenksizliğe ödün vermeden,
Haykırmayı ilmi siyasetin,
Öne çıkması olarak görebilmeliyiz.
"İnsan, anlattığı hikâyeler kadar yaşar. — Gabriel García Márquez"
"İnsan, anlattığı hikâyeler kadar yaşar. — Gabriel García Márquez"
Hakikati boğazı tahrik etmeden,
Ve ahenksizliğe ödün vermeden,
Haykırmayı ilmi siyasetin,
Öne çıkması olarak görebilmeliyiz.
Erkekler, kadın olmanın en güzel taraflarını bize yaşatan güzel varlıklardır.
Ruhum soyulmadan soyundum ruhumdan. Korkmadım çırılçıplak kalmaktan, yanmaktan korkmadım. Yanarken tutuşturdum inceden. Evimin kapıları kapanıp da giderken, her gidene beni bıraktım, yüklerin en ağırından.
İlişkinizin rengi siyah ve beyaz arasında gidip geliyorsa; ondan maviyi, pembeyi, yeşili, kırmızıyı,vs...esirgiyorsanız bilin ki sadece iki renkle hayat geçmez! Önceleri kendi kendine düşünen kadın, bir süre sonra çevresiyle siyahı ve beyazı paylaşacaktır.Çok ses, çok yorum...
Kişiler çocukluktan ergenliğe geçiş aşamasında kendi kimliklerini aramaya başlıyorlar. Bildiklerinin zıtlarını öğrenip, karşılaştırmak ve kendi doğrularına ulaşmak istiyorlar. Çocuklukta tanrı ve tanrıça olarak gördükleri anne ve babalarının doğrularına ulaşma isteği içlerinde yer alsa da, -çoğunlukla alışkanlıktan gösterilen- bireyselliğe saygıdan uzak davranışlar yüzünden ergenler, kendileri olabilmek için, onlara ters
Problemsiz bir aşk için al fondöteni… Pudrala matlaştır tüm uçukları…
Kapanmayacak acılarına tozundan, unutulacak sevişmelere kompakt pudra iyi gelir ve sevindirir çocuk yanlarını…
Biraz allık mutluluk verir belki, yalan söylemekte sakınan gözlerinle, dudakların arasındaki “tanıklığını” temellendir.
Yalan söyleyeceksen bakarak gözlerime, iyi bir
Düşündüm, neden bizler kişiliklerimiz arasına maddiyatı sokuyoruz. Hiç olmazsa bayram gibi özel günlerde, sadece yüreklerimizle birbirimizi kutluyalım. Daha doğru olmazmı? Ne dersiniz. Belki bir başlangıç olur bu temennim.
Tek bi' satırıma, gözlerin gözlerimden ayrılmadan bakmanı, şair olup, öldürülmeye tercih ederdim. Hülya'ya söyledim.
(Küçüklükten beri, çevremizdekiler genelde, duygularını ifade etmeyi bilmediği için.) Bizde, içimizdeki kalp kırıklığını, hayalimizi, hedef haline getirmenin bizim için önemini, içimizi açtığımız dostumuza bile söylemeyiz. Hatta gözpınarlarımızda biriken gözyaşlarını çaktırmadan, elimizin tersiyle siler, konuyu değiştiririz. İlk denemeler genelde kötü olduğundan, olumsuz eleştiriler her taraftan bizi kuşatır. İçimizdeki öğrenme,
Karanlık gecelerine akıp sabahlara kadar içmek son çaredir besbelli, unutturamıyorum kalbimin ruhuna seni, belki unutur diye şarkılara gömüyorum kendimi.
Ayın yirmi biriydi güzelliğin,,,,Gitmelere yıkandım,sana çekildi sularım...Eski bir kilisenin anahtarını bıraktım avuçlarına,kimse bilmedi...Belki sen bile hissetmedin...On dördü yerin dibine girdi utançtan..Ayın yirmi biriydi güzelliğin...
Uyku sorunum devam etmekte. Sadece barış sağladık aramızda. Ben, onu sık boğaz etmiyorum gelmesi için. O da ödül olarak, çok bekletmiyor artık beni.
Aldatmak ve aldatılmak… / Zor, anlaşılmaz ve cevaplanamaz bir mesele. Kişiye göre bazen çiğnenip yutulur, bazense tükürülür cadde ortasına.
İnsan, derin akla ve derin imana derin bir tutkuyla bağlanır. Bunlar olmadığında eşlerin birbirlerine sevgileri kısa sürede biter. Genç kız evliliğe, toplumdaki "mantık evliliği" kıstasıyla değil akılcı yaklaşmalıdır.