Sevgiliye Mektup II.
...öyle çok büyütmüşümki seni içimde şimdi ne yöne dönsem sana çıkıyor kaçmaya çalıştıkça sen duruyorsun karşımda...
"Yazmak, bir yandan da dünyanın ne kadar aptal olduğunu kanıtlama çabasıdır." - Terry Pratchett (Kurgusal)"
"Yazmak, bir yandan da dünyanın ne kadar aptal olduğunu kanıtlama çabasıdır." - Terry Pratchett (Kurgusal)"
...öyle çok büyütmüşümki seni içimde şimdi ne yöne dönsem sana çıkıyor kaçmaya çalıştıkça sen duruyorsun karşımda...
siz ne sandınızdı
iyilerin nesli keleynak kuşları gibi tükendi mi?
hayır onlar hala aramızdalar...
yaşıyorlar..
ama bizler farkında değiliz.
İki kişilik olmuyor her zaman aşklar o şanslı bilet kimdeyse biletine çok iyi sahip çıksın. Oysaki biz amortiye bile razıyken elinde büyük ikramiyeyle dolaşıyorsun.
İlk gençlik çağlarında neredeyse elimizde gezdiririz birisi çıksa da versek diye,gençlik tabi kıymet bilmiyor. Zaman geçtikçe ,yaralar, çizikler arttıkça aklımız başımıza gelir ve biraz daha kadifelere sararız.
Tek korkumuz geri alamamaktır oys
Hayal kırıklıkları ölüm saçıyor adeta ve uykularınızın kahramanı karabasan oluyor. Her daim sonuçta uyanıyor aynı zamanda uyandırılıyorsunuz.....
Tüm tuzaklarımı kaldırdım ayağımın altından. Kapımın kilidini açtım ağır ağır. Bahar temizliğimi yaptım. Güneş doğdu odama, ruhuma.. Artık daha güzel kokuyordu hava. Ve rüzgâr daha yumuşaktı. Yaz geliyordu.
Zaman geçiyor. Büyüdükçe büyüyor suskunluğu gecelerin. Cümleler tükendikçe tükeniyor adına aşk dediğimiz o yanılsama, susuyoruz kelimeler kayboluyor, susuyoruz, suskunluk kocaman duvarlar örüyor aramıza...
Damarlar kopuyor, kan, ucu açık damarlardan rahme akıyor. Ne kadar kötü bir durum... Bu kadarla kalsa, hatalı üretim yalnız kadınları ilgilendiren sınırlı bir sorun olurdu.
Sürekli tartışıyorsunuz! Hatta o kadar ki, ara ara ayrılıklarınız ve sonrasında yeniden birliktelikleriniz devam ediyor. Peki neden? Aşık mısınız, alışık mısınız ya da ihtiraslı ve tutkulu musunuz?
İnsanlar, sessizliğinizi kendilerine karşı takınılmış olumsuz bir tavır olarak görüyorlar çoğu zaman.
Ya da canınızın bir şeye sıkkın olduğuna karar veriyorlar. Siz sessiz kaldıkça durmadan mantık yürütüyorlar. Durmadan bu sessizliğin ne anlama geldiğini düşünüyorlar. Sonra da sizin kendi düşündükleri şeyi yapmakta olduğunuzdan emin oluyorlar. Bundan bir
Gülüşlerime hüzün saklı.Onu görmenden korkuyorum. Mutlu iken zaman çabuk geçermiş. Zamanın geçmesinden korkuyorum. Girdiğim zaman tünelinin ucundaki ışıktan korkuyorum. Kalbimi sana emanet etmekten korkuyorum. En kötüsü de bir ömür sana sevdalı kalmaktan korkuyorum.
Geniş bir zamandan geçercesine..yarım kalan şarkıları topladı yağmurlar../Boşuna değil miş rüzgarların suskunluğu../..
Sakın! dar vakitlerde giyindiğin hıçkırıkları da alıp yanına, vicdan azabı olarak çıkma karşıma...
Adın bir "hoşçakal" oldu dudaklarımda...
Dönülmez akşamın ufkundan dönüyor bir kez daha sana... Sana ait olmayacağını bildiğin birşey için tutuşmak cennet ile cehennem arasında git gel gibi. İşte o yüzden med cezir diyorum ben sizdeki bu duruma. İçindeki aşk ile cennete düştüğünü sanıp gerçeklerle cehennemi boyluyorsun.
Bir ilişki yaşarsın mutlusundur; yüreğin bir başka yüreğin adını zikrederek atar, paylaşırsın umutlarını yarınlarını...Bir zamanlar benim de, bir sevdam vard...ı
Neden bir grubun taraftarı olmak zorunda kalıyoruz. Grup üyesi olmak güç demektir. Güç te maddi veya manevi yardım almak demektir. Yukarıda Dördüncü Murat ın sözü ne kadar doğru ; grubun üyesi olmak , yardım almaya, onun sonucunda da emir almaya kadar uzanır. Bu durumda her şartta grubun fikirlerini