Ne Komik Geliyor Bana Şimdi Evrensel Bireyselizm
Oysa insan sadece doğarken özgürdür.
Ölürken bir sıfatla ölür.
"Bir sözcükten sonra gelen doğru sözcük, yıldırımla ateşböceği arasındaki farktır. — Mark Twain"
"Bir sözcükten sonra gelen doğru sözcük, yıldırımla ateşböceği arasındaki farktır. — Mark Twain"
Oysa insan sadece doğarken özgürdür.
Ölürken bir sıfatla ölür.
Bak aynaya gör yüzünü eğri yerini görsende seversin kendini.
Zaman geçiyor. Büyüdükçe büyüyor suskunluğu gecelerin. Cümleler tükendikçe tükeniyor adına aşk dediğimiz o yanılsama, susuyoruz kelimeler kayboluyor, susuyoruz, suskunluk kocaman duvarlar örüyor aramıza...
Gülüşlerime hüzün saklı.Onu görmenden korkuyorum. Mutlu iken zaman çabuk geçermiş. Zamanın geçmesinden korkuyorum. Girdiğim zaman tünelinin ucundaki ışıktan korkuyorum. Kalbimi sana emanet etmekten korkuyorum. En kötüsü de bir ömür sana sevdalı kalmaktan korkuyorum.
Hayat şıklardan ibaret değildir. Ama hayata dair şıklar oluşturur insanlar.Bu şıklardan doğrular ve yanlışlar üretir.Ömürboyu bir yanlışı yaşadığı da bir yanlışa tüm doğruları teslim ettiği de olur.Çünkü topu topu bir yaşamı olacaktır.Ve geriye baktığında olanlara tecrübe diyecektir.
Hakikati boğazı tahrik etmeden,
Ve ahenksizliğe ödün vermeden,
Haykırmayı ilmi siyasetin,
Öne çıkması olarak görebilmeliyiz.
Damla Damla Hayati Anlatir Karanliği Aydinlatan Bi̇r Mum.... Ve Onun Ti̇trek Alevi̇....
Ben her talihsiz denememin sonunda kendime dönüp yalnızlığımın duvarlarını ılık bir anlayış pansumanıyla okşayıp berkiterek korunaklı bir sığınağa dönüştürdüm orayı. Şimdi frekansıma uygun bir muhabbet neferine denk gelmedikçe yaşlı bir kaplumbağa gibi kendi içime çekilip uygun insanı kolluyorum.
Üstün aklına, yüreğindeki kocaman sevgiye rağmen sevdaların yarım kalmakta senin.
Çıkan dumanlara, boşa geçen, tekrarı olmayan, yiten zamanlara yazık.. Savunmaya geçme kendini, ''ben öyle değilim'' deme bana. Sen sus, birşey deme, sen söyleme...
Neredeyse on gündür hastayım.Önce grip ile başlayan rahatsızlığım nezle ile devam ediyor,sürekli burnumu çekiyordum. Geçirdiğim rahatsızlık psikolojimi de bozmuştu.
Değişim içindeki merhaba bir insan olan kendimi de anlamaya çalışırken yine sendeliyorum....
Nedensiz ve zamansız özlemeli bir yudum kahveye eşlik edip belki sessizliği paylaşmayı, aynı odayı solumayı. Gökyüzünü aynı anda görüp güneşi birlikte uyandırmayı….
Dost dediğin yanında çıplak kaldığında tedirgin etmemeli seni. Sevmeli ve sahiplenmeli dost gönülleri...
Şimdi seni nasıl daha az tanıdığımı anladım. Belki sen hiç fark etmedin bunu.
Var olmak nedir? yada yokluğun tarifi nedir? İnsan bu dünya da varlığının bilincinde yokluğun içinde olduğunu bilerek mi yaşaması gerekir? Bizler hiç yok muyuz?
Efradın ayalinden bihaber, aile, mahalle,
Toplum ve milletin, çözülmesi kaçınılmazdır.
Olurda fikir değiştirip düzene geçmek istersen , haberin gelsin ,acım için bana 3 gün ver