Mutluluk Kaçınılmaz
İnsanların gelecek için kurguladıkları pembe tablolara biraz yakınlaşınca bağırarak kaçmak istedikleri bir zamanın üzerine belkide bir onay yazısı...
"Kitaplar, zamanın zincirlerini kırar. — Carl Sagan"
"Kitaplar, zamanın zincirlerini kırar. — Carl Sagan"
İnsanların gelecek için kurguladıkları pembe tablolara biraz yakınlaşınca bağırarak kaçmak istedikleri bir zamanın üzerine belkide bir onay yazısı...
Gülüşlerime hüzün saklı.Onu görmenden korkuyorum. Mutlu iken zaman çabuk geçermiş. Zamanın geçmesinden korkuyorum. Girdiğim zaman tünelinin ucundaki ışıktan korkuyorum. Kalbimi sana emanet etmekten korkuyorum. En kötüsü de bir ömür sana sevdalı kalmaktan korkuyorum.
Şimdi seni nasıl daha az tanıdığımı anladım. Belki sen hiç fark etmedin bunu.
Var olmak nedir? yada yokluğun tarifi nedir? İnsan bu dünya da varlığının bilincinde yokluğun içinde olduğunu bilerek mi yaşaması gerekir? Bizler hiç yok muyuz?
Olurda fikir değiştirip düzene geçmek istersen , haberin gelsin ,acım için bana 3 gün ver
Aşk nedir, ne değildir, neler getirir, neleri götürür. Kısacık, bir solukluk bir anlatımı.
Bu metin, insan ilişkilerindeki sessizliğin ağırlığını ve özlemin ince sızısını derinlemesine anlatıyor. Yazar, kırgınlık yerine boşluk hissiyle yaşamayı seçmiş. Günlük hayatın koşturmacasında bile içimizde taşıdığımız o isimlendirilmemiş özlem duygusunu ve kaybolan bağların ardında bıraktığı sessiz boşluğu ustalıkla resmediyor. İlişkilerdeki söylenmemiş sözlerin bazen en yüksek sesle konuşanlar olduğunu hatırlatıyor.
Hayatınızda ne kadar boşluk bıraktınız? Ve bu boşlukları içine gözyaşı değdirmeden doldurabilir misiniz? Kupkuru bir gününüz oldu mu? Yada bir bayram günü saygı ile öptüğünüz bir elden aldığınız mendile hiç ağladınız mı?
Bir kazanım ben. Dünyanın acılarıyla yanarken tabanlarım, içimde kaynar durur et parçalarım. Ne yakan benim ne de içimde pişenler benim. Ey dünya bir kazanım. İçime doldurdukların tarifi imkansız acılardır. Herkes tuzum biberim eksik der, yine de herkes kepçeyle alırken benden kaşıkla vermez. Ey dünya içimi herkes bilir ve
Sürekli tartışıyorsunuz! Hatta o kadar ki, ara ara ayrılıklarınız ve sonrasında yeniden birliktelikleriniz devam ediyor. Peki neden? Aşık mısınız, alışık mısınız ya da ihtiraslı ve tutkulu musunuz?
Geçmişte öfkeyle ilişkileri yakan birinin samimi itirafı. Yazar, yıllar içinde "gemi yakmak" yerine iletişim kurmanın, sınır koyarak devam etmenin daha değerli olduğunu anlamış. İlişkileri koparmak cesaret değil, çoğu zaman kaçıştı. Gerçek olgunluğun, gemiyi yakmak değil, onu ustaca yönetebilmek olduğunu öğrenmiş bir hayat dersi.
Efradın ayalinden bihaber, aile, mahalle,
Toplum ve milletin, çözülmesi kaçınılmazdır.