Aldatmak
Aldatmak ve aldatılmak… / Zor, anlaşılmaz ve cevaplanamaz bir mesele. Kişiye göre bazen çiğnenip yutulur, bazense tükürülür cadde ortasına.
"Yazar, evreni adlandıran kişidir. — Roland Barthes"
"Yazar, evreni adlandıran kişidir. — Roland Barthes"
Aldatmak ve aldatılmak… / Zor, anlaşılmaz ve cevaplanamaz bir mesele. Kişiye göre bazen çiğnenip yutulur, bazense tükürülür cadde ortasına.
İnsan, derin akla ve derin imana derin bir tutkuyla bağlanır. Bunlar olmadığında eşlerin birbirlerine sevgileri kısa sürede biter. Genç kız evliliğe, toplumdaki "mantık evliliği" kıstasıyla değil akılcı yaklaşmalıdır.
İnsanlar, sessizliğinizi kendilerine karşı takınılmış olumsuz bir tavır olarak görüyorlar çoğu zaman.
Ya da canınızın bir şeye sıkkın olduğuna karar veriyorlar. Siz sessiz kaldıkça durmadan mantık yürütüyorlar. Durmadan bu sessizliğin ne anlama geldiğini düşünüyorlar. Sonra da sizin kendi düşündükleri şeyi yapmakta olduğunuzdan emin oluyorlar. Bundan bir
Hiçbirşeyi bütün yapamadan pantolon paçalarımdan akıtmışım orta yere. "Olsun" diyebiliyorum yine de. Marifet budur işte!
Yalanlı dünlere asılmış çiğdemli bahar gülüşleri,
ince sızılarla dantel dantel oyalanırken yaşamının kenarlarında,
kırgınlık, küskünlük, incinmişlikle ürettiği bu süsler
ağır gelince bedenine iki soluk arasına sığdırdı o kocaman bir yaşamı...
Damarlar kopuyor, kan, ucu açık damarlardan rahme akıyor. Ne kadar kötü bir durum... Bu kadarla kalsa, hatalı üretim yalnız kadınları ilgilendiren sınırlı bir sorun olurdu.
Modern ilişkilerdeki çelişkileri ince bir ironiyle ele alan bu metin, özgürlük söylemleri ile sahiplenici davranışlar arasındaki tezadı gözler önüne seriyor. Aidiyet ve sahiplenme kavramlarının derinliklerine inen yazar, Instagram'daki "özgür ruh" ile kıskançlık krizleri arasında gidip gelen şehir insanının ikiyüzlülüğünü ustalıkla resmediyor. İnsan kalbinin en kadim çelişkisini sorgulayan, düşündürücü
Neden bir grubun taraftarı olmak zorunda kalıyoruz. Grup üyesi olmak güç demektir. Güç te maddi veya manevi yardım almak demektir. Yukarıda Dördüncü Murat ın sözü ne kadar doğru ; grubun üyesi olmak , yardım almaya, onun sonucunda da emir almaya kadar uzanır. Bu durumda her şartta grubun fikirlerini
Bazı öyküler vardır, zaman baskısı olmaksızın yaşanır. Tıpkı doğada olduğu gibi. Öyle değil mi sence Yakup?
...öyle çok büyütmüşümki seni içimde şimdi ne yöne dönsem sana çıkıyor kaçmaya çalıştıkça sen duruyorsun karşımda...
Sana geleceğim…
Göğümdeki yıldızları tek tek topladı sevgi haramileri… Ayışığı çekti ışığını karanlık geceden. Bitimsiz bir heyula çöktü el ele gezdiğimiz şehirlerin üzerine. Hasretin suları kabardı gönül ırmaklarımızda. Hüzün saati sensizliği gösteriyor beklenen günün şafağında. Masmavi göklerin en uzak köşesinde hayalin beliriyor. Gözlerin biraz nemli, kirpiklerin
Dönülmez akşamın ufkundan dönüyor bir kez daha sana... Sana ait olmayacağını bildiğin birşey için tutuşmak cennet ile cehennem arasında git gel gibi. İşte o yüzden med cezir diyorum ben sizdeki bu duruma. İçindeki aşk ile cennete düştüğünü sanıp gerçeklerle cehennemi boyluyorsun.
Hayatımızda çok önemli bir yeri olan bu meslek grubu için neden “Ve Doktorlar” adlandırmasını kullandım, merak ediyorsanız okuyunuz :)
Aynı acıları, aynı sevdaları yaşamış olmanın bizi hafiflettiğini düşünerek. Değildir aslında. Benzerlikler tekrar tekrar kanatır insanı. Geri dönüşü imkansız olan anların ahlarını çekeriz derinden şarap ve tütün kokularıyla sabahlara dek. Bizlerin sevdaları hep aynıdır neredeyse.
Sakın! dar vakitlerde giyindiğin hıçkırıkları da alıp yanına, vicdan azabı olarak çıkma karşıma...
Adın bir "hoşçakal" oldu dudaklarımda...
Sevdalaniriz... Ama Hi̇ç Düşündükmü Aslinda Neye Svdealayiz?