Bir de Işık…bir de Rüzgâr…bir de Yağmur…bir de Gece…bir de Su…
Ah ,dedi boşalmış bir ırmak yatağı, bir zamanlar sen benim gövdemi göğün yıldızlarıyla doldururdun ey sevgili;şimdi nerdesin…
"Hayat, iyi bir roman gibidir; ne kadar çok sayfa çevirirseniz, o kadar çok uyumak istersiniz." - Terry Pratchett"
"Hayat, iyi bir roman gibidir; ne kadar çok sayfa çevirirseniz, o kadar çok uyumak istersiniz." - Terry Pratchett"
Ah ,dedi boşalmış bir ırmak yatağı, bir zamanlar sen benim gövdemi göğün yıldızlarıyla doldururdun ey sevgili;şimdi nerdesin…
Neden bir grubun taraftarı olmak zorunda kalıyoruz. Grup üyesi olmak güç demektir. Güç te maddi veya manevi yardım almak demektir. Yukarıda Dördüncü Murat ın sözü ne kadar doğru ; grubun üyesi olmak , yardım almaya, onun sonucunda da emir almaya kadar uzanır. Bu durumda her şartta grubun fikirlerini
Tek bi' satırıma, gözlerin gözlerimden ayrılmadan bakmanı, şair olup, öldürülmeye tercih ederdim. Hülya'ya söyledim.
Anladım ki korkak adam sevilmezmiş ve anladım ki hayat geçmişi düşünerek, yürüyen merdivene tersten binmekmiş.
Buhranları kapılmış bir yazar belki de bir şairin kaleminden dökülen kelimelerim ben kuşkusuz. Hayal ettiklerim ve yaşadıklarım biraz da yaşamak istediklerimi anlatıyorum bugün mektubumda Sana. Okumayacağını bilerek, Sevgiyle, AŞK’la ve Saygı ile aktarıyorum duygularımı, uçları kırışmış bu mahzun kâğıda.
"Bazen hayat suyu kesik musluk gibi oluyor..Aç kapa defalarca aç tıss yok.. Bekle dur birgün tekrar akacak diye, ama su yolunu çoktan değiştirmiş, sen orada susuzlukla paslanıyorsun.. Yine öfke doluyum haksızlıklara, duyarsızlıklara, yine fırtınalarda savruluyorum..Ve yine kendimi adresini arayan bir mektup yazarken buluyorum.."
...öyle çok büyütmüşümki seni içimde şimdi ne yöne dönsem sana çıkıyor kaçmaya çalıştıkça sen duruyorsun karşımda...
Son Liman
Yeni rotada gemiyi cok tehlikeli ama -tabi- ayni zamanda cok heyecanli denizler bekliyor;
Yolculugun ilk baslarinda, gunes isitirken, deniz duzken, hava sicak, beyaz yelkenler serin
ruzgarlarla dolup gemi bir marti gibi sicak denizlere suzulurken, yolcular sarhos, gemiciler
sevincli,
Düşünebildiğinden büyük davranan asla adam olamaz. Edepsiz fikirlerini zehirli bir dille harmanlayanlar bugün kendini kral gibi görse de sonunda şaklabana döner. Ve bugün onu pohpohlayan hayat yarın sırtını çevirince suçlayacak kendisinden başka kimse kalmaz. Kalbinde binbir pişmanlıkla, düşer kral tahtından aşağı.
Sevgi, suskunluğu tercih etmek mi hayatı pahasına, hükmü verirken acele etmek mi? Abartılı sözlerin arkasına saklanarak, bildik bir hayatı kabullenmek mi yoksa?
İnsanların gelecek için kurguladıkları pembe tablolara biraz yakınlaşınca bağırarak kaçmak istedikleri bir zamanın üzerine belkide bir onay yazısı...
Bir kazanım ben. Dünyanın acılarıyla yanarken tabanlarım, içimde kaynar durur et parçalarım. Ne yakan benim ne de içimde pişenler benim. Ey dünya bir kazanım. İçime doldurdukların tarifi imkansız acılardır. Herkes tuzum biberim eksik der, yine de herkes kepçeyle alırken benden kaşıkla vermez. Ey dünya içimi herkes bilir ve
En derin izleri bırakır sevgili, yüreğinize, giderken.
Bir gözleri kalır hatırda,
“Aşk”tan yoksun “Nefret”le bakan,
Bir de dudakları,
“Seviyorum” derken “Elveda” diyen
Hani herkes ben gibi olsa ayrılıklar yaşanmazdı ya sevgilim. Artık ben herkes gibiyim(!)
Fikret Başkaya