Aldatmak
Aldatmak ve aldatılmak… / Zor, anlaşılmaz ve cevaplanamaz bir mesele. Kişiye göre bazen çiğnenip yutulur, bazense tükürülür cadde ortasına.
"Yazmak, bir hayaletle güreşmek gibidir; kazanırsan kimse görmez, kaybedersen herkes görür." - Franz Kafka"
"Yazmak, bir hayaletle güreşmek gibidir; kazanırsan kimse görmez, kaybedersen herkes görür." - Franz Kafka"
Aldatmak ve aldatılmak… / Zor, anlaşılmaz ve cevaplanamaz bir mesele. Kişiye göre bazen çiğnenip yutulur, bazense tükürülür cadde ortasına.
Seni sevmenin adını da koyabilirim bugün ! terk etmeninde.
Problemsiz bir aşk için al fondöteni… Pudrala matlaştır tüm uçukları…
Kapanmayacak acılarına tozundan, unutulacak sevişmelere kompakt pudra iyi gelir ve sevindirir çocuk yanlarını…
Biraz allık mutluluk verir belki, yalan söylemekte sakınan gözlerinle, dudakların arasındaki “tanıklığını” temellendir.
Yalan söyleyeceksen bakarak gözlerime, iyi bir
Kıskanç insan, Allah’ın yarattıkları üzerindeki kontrolünden gaflettedir; kendini ve etrafını Allah’tan bağımsız zanneder. Güzelliği, aklı, zenginliği kişiye ait sanır ve kendisiyle kıyas ederek kıskançlık duyar. Bu özelliklere sahip olduğunda üstünlük elde edeceğini düşünür. Oysa her şey Allah’a aittir ve her şey O’nun denetimindedir.
Ayın yirmi biriydi güzelliğin,,,,Gitmelere yıkandım,sana çekildi sularım...Eski bir kilisenin anahtarını bıraktım avuçlarına,kimse bilmedi...Belki sen bile hissetmedin...On dördü yerin dibine girdi utançtan..Ayın yirmi biriydi güzelliğin...
Dostları olmalı insanın,
Ermiş, bilge, hayatı ezbere okuyabilen
Düşünmediklerini düşündüren
Seni bir cambaz ipinde güvenle tutabilen
Gerektiginde senin için ateşi yutabilen
Belkide öptüğün kişi, öpmek istemediğin kişidir ama ne olursa olsun gözlerini kapadığın an gördüğündür öptüğün.
Hiçbirşeyi bütün yapamadan pantolon paçalarımdan akıtmışım orta yere. "Olsun" diyebiliyorum yine de. Marifet budur işte!
Bir ismi kaldı aklımda. Bir de bakışlarındaki yazgı. O bana yasaklı, ben onda saklı. Bir unutuş cümlesinin baş harfiydi ismi. Şimdi gül fırtınası gönlümde; bir can yitiği…
Ani ve çok sert bir bırakılma anının ertesinde yazıldı. Dostun gidişi de çok dokunuyormuş.
Son anlarımızda neler hissedip neler yaptığımıza dair bir yazı...
Çünkü siz, mükemmellik adına kandırılıp bu yolda koşarken ruhunuzu beklemeyenlerdensiniz...
Çünkü siz bir erkeğin saçlarını,rimellerini,hayallerini ,ayakkabılarını,rujunu elinden almadınız..
..Kimsenin keyfi yok bu saatte! Bu saatte balık yemini aramakta, adam da karısını, yorgun bir çocuk yatağını... Kimsenin endişesi yoktur bu saatte, varsa arada mekik dokuyacak bir işi, işine gider, işinden gelir birileri... Kimsenin haberi yoktur bu saatte... Belki de yağmurlu ve cıvık bir günde gözler açılmıştır kapaklarından,
FLÖRT VE EVLİLİK
Yeryüzünde canlıların nesillerini devam ettirebilmesi için yaratıcımız Cenabı-ı Allah c.c dişi ve erkek olmak üzere bir çift şekillendirip yeryüzüne ADEM a.s ve HAVVA annemizi gönderip belli kurallar çerçevesinde çoğaltmış ve bizlere kadar gelmiş olan ve bizden sonrada devam edecek evlilik müessesesi kutsal olup
Gölgesiz terk etiğim bir savaştan daha; elimdeki sigara ve sırtımda darp ve ruhumda küfle ayrıldım.
Kaybettiklerim kadar, kazandığım hançerleri sayarken farkına vardım ‘o karanlığın'...
Senelerce kıymıklarından arınamadığım pencereyi aralayıp, sessizce çaktım “şeytanın ateşini”
Usulca yaktığım ve içime çektiğim sigaradan, bir nefes sonra
GENÇLER’E BAK GENÇLERE......!
Her insan yaşadığı müddetçe gençlik dönemini evresini geçirmek zorunda.Sert bir geçiş.Büluğ çağı.Delikanlı.Kız olsun erkek olsun fark etmiyor.Kabahatleri yok.Kabahat Toplumun ve aile yapısından.Örf ,adet, anane gelenek görenek,sevgi ve saygının dejenerasyona uğraması.GENÇLİĞİ başı boş bırakınca,ne eğitime, ne eğilmeye,ne bükülmeye gelmeyen nereye toslayacağı mechul bir yere,
Şermin Yaşar