Çektiğim acılar selamın olacak
Şimdi sevginin ıssız ormanlarında yolunu arayan bir tutsağım. Elimi tuttuğum her dal seninle kırılıyor. Sana ulaşamamanın yankısını yaşıyorum. Dağlara ulaşabilirsem belki aşarım.
"Edebiyat, gerçeğe eklenen bir yalandır. — Carlos Fuentes"
"Edebiyat, gerçeğe eklenen bir yalandır. — Carlos Fuentes"
Şimdi sevginin ıssız ormanlarında yolunu arayan bir tutsağım. Elimi tuttuğum her dal seninle kırılıyor. Sana ulaşamamanın yankısını yaşıyorum. Dağlara ulaşabilirsem belki aşarım.
İşin zordur. Huzuru küçük koylarda aramaya başlarsın,biliyorum.Tüm sığlıklara aldırmadan yaşama devam edecek mutlak hakimiyetin elindedir ve çocuk gözlü ihtiyar çığlıkların seni gündemin merkezine oturtur, tüm gözler sana odaklanır, döngülerden, hayrete b
Gömleği, kiraz lekeli çocuk; Dere kenarındaki yabanıl otlardan, çicek demetleri getirdi... Sevdi
Papatyalardan yapılmış bir tacı, başına taktı.... Sevdi.
Biz daha kendimizi yeterince tanımıyoruz ki... Başkalrını niye değiştirmeye çalışırız...
Mutluluğun ta kendisi!Dört kişilik bir ailenin büyük kızının evlilik hikayesi anlatılmakta.Gülümseyerek okuyacağınız,yaşanmış bir olay.
Akli dengesini yitirmiş kahve fincanlarına zaman sıkışır,
kahve fincanı zaman küpü olur...
Hatice yıkar, birikmiş zamanın akar gider.....
Nerede tanıştık, nerede karşılaştık, nerede buluştuk, nerede güldük, nerede ağladık, nerede birlikte mutlu olduk?
Ne zamandı bilmiyorum, neredeydi hiç farkında değilim...
Hangi şehirdi, hangi köy, kasaba ya da hangi ülkeydi?
Bir parkta mı, otobüs durağımıydı, herkesin uğrak yeri miydi yoksa ıssız bir
Kimileri, insanları bir bütün olarak ele almak yerine yalnızca dış görünüşleriyle değerlendirirler. Ruh güzellikleri, insani değerler, yetenekler onlar için hiç önemli değildir. Bunun nedeni ise söz konusu özelliklerin hiçbirisini kendilerinde h
Her sabahın kimilerine göre erken, kimilerine göreyse geç uyanışları vardır... Göz kapakları kendilerine gelene kadar geçen sürede gecenin bir yarısı başlamış bir düşün kırıntıları görülür. Karın boşluğundan yayılan tuhaf seslerin adıdır açlık. Özellikle
hep zavallı özlemlere zavallı gözüyle mi bakmalı .. belkide zavallı biziz...
Koskocaman 4 sene oldu bitanem. Yeri geldi ağladık, yeri geldi güldük... Hep seninleyim güzelcim.
“Burada mıyım?”, diye sordum kendi kendime. Karşımda çırılçıplak kalmış, öylece uzanıyordu. Tüm şehvetini buğulu gözlerin ardına saklamış, bakıyordu tüm pişmanlığıyla. Tüm masumluğuyla karşımdaydı işte. Aylardır, yıllardır beklediğim de buydu.
Hep ayrılır aşıklar, kavuşulmayan aşklar aşktır gibi bir düşünce hakim. Aslında birliktelik bitiriyor bence... Romeo ve Juliet evlenseydi neler olurdu düşünebiliyor musunuz?
Güzelin güzelini, iyinin iyisini diledim, istedim.
Olmadı gene olmadı ...
Bulamadık suçluyu bile..
Adını yazgı koyduk birlikte....