Japon Lirik Dramı
..Alkole batırılmış Esra cümleleri ile şişe çektiriyorsun sırtına...annen yüreğine viks sürüyor, turuncu bir ıhlamur kaynatıyor, boğazına okunmuş tülbent sarıyorlar.....Kesmiyor!....
"İnsan, anlattığı hikâyeler kadar yaşar. — Gabriel García Márquez"
"İnsan, anlattığı hikâyeler kadar yaşar. — Gabriel García Márquez"
..Alkole batırılmış Esra cümleleri ile şişe çektiriyorsun sırtına...annen yüreğine viks sürüyor, turuncu bir ıhlamur kaynatıyor, boğazına okunmuş tülbent sarıyorlar.....Kesmiyor!....
Gün gözünü kapayalı epey bir zaman geçmiş, şehir belki ağlıyordu. Sokak lambalarının ışığında yarı aydınlık bir silüetti sadece...
Bir gece ansızın bir yazı yazarsınız ve o yazı belkide sizi birine çıkarır. O kişi beklediğiniz midir aceba yoksa kaderiniz mi. Muzip bir anlatımla, buyrun..
Posta Gazetesi'ndeki kosemde cok ilgi gormus bir yazi...
Kadinlar, erkeklerin de okumasini istiyordu ozellikle.
Belki okuyup da bir seyler kaparlar diye.
Esas olan neyi veya kimi beklediğinizdir . Beklemeyi beklenir kılan , beklenenin , o boş , bazen de soğukta geçen zamanın çok üzerinde bir kıymeti olmasıdır .
En sıcak hislerle bağlanmalıyım sana... sevgi, şefkat, saygı ve güven olmalı..
Birtanem, diplerdeyim işte... Nefesimi bırakıyorum. Kalbimi bırakıyorum aşkımı ise gözyaşlarına terkedip yalnız sessiz sensiz geceye başlıyorum. Boşveriyorum sabah olmasın ....
Karaciğerimi delip geçip, ayrılıksı rakı sofralarımın sessiz sedasız misafiri oldun bu gece. Seni ben mi çağırmıştım, yoksa sen kendiliğinden mi gelmiştin, bilmiyorum ama, sisli dünyama bu saatte gelişin beni çocuk sevindirmişti. Ya yarın? Ya özlem? Bilmi
Sustu.
Sanki bütün bunları yapan o değilmiş gibi arsız sessizliklere terk etti beni. Zaman da bir o kadar arsız olmuştu o an. Akla zarar sorulara karşı siper ettim sonra zihnimi. Kocaman bir soru işaretinin altında ezilen yüreğimi, az hasarla çıkarmaya çalıştım var gücümle. Ama başardım. Arta
kendi içinizde yolculuğa çıkarken dikkatli olun sizi de ziyaret edebilirler.
Yıldızları hiç farklı düşündünüz mü?Acaba hiç farkettiniz mi aşıklarınızı?
Peri bacalarının ıssızlığında kurmuştum düşlerimi, Chicago’nun kaldırımlarında sabahlıyordum... Bilmem anlatabiliyormuyum, sana bu mektubu yazarken, yine bir şiiri yaşıyordum.