Yalnizlik Gürültüleri
bir deneme yazisi. öz bir anafikir etrafinda örgülenmedi. insanin kendine yetmezligi esasi üzerinde gelisti.
"Sanat, hayatın tozunu ruhumuzdan siler. Ama bazen o toz, sanatın kendisi olur." - Pablo Picasso"
"Sanat, hayatın tozunu ruhumuzdan siler. Ama bazen o toz, sanatın kendisi olur." - Pablo Picasso"
bir deneme yazisi. öz bir anafikir etrafinda örgülenmedi. insanin kendine yetmezligi esasi üzerinde gelisti.
Şimdi sevginin ıssız ormanlarında yolunu arayan bir tutsağım. Elimi tuttuğum her dal seninle kırılıyor. Sana ulaşamamanın yankısını yaşıyorum. Dağlara ulaşabilirsem belki aşarım.
sevmek bir madalya gibi, sevdiğini açıklayamamak ise bir taş gibi asılı kalmış boyunlarında…
Sadece sendin ve sadece etrafa neşe saçan gülüşün, içten bakışın, beni kor gibi yakışın vardı...
Şimdi sen yoksun...
Senin ki sesin rüzgar, varlığın hayal, renklerin uçuk ve tebessümlerin kaçamaktı. Küçük bir hıçkırıktın gecemin sessizliğine damlayan. Sen ki yaşanılmaya çalışılan bir düş yangını.
Çek gemilerini benim sularımdan..
Oysa gerçek sevgi; hiç karşılık beklemeden, karşımızdaki insanlara yüklediğimiz rollerden önce; insan olduğunu, hataları, eksikleri olduğunu kabul etmek ve onu anlamaya çalışmakla başlar.
EĞİTİM ÖĞRETİM VE MESLEK
İnsan oğlu yaşamı boyunca atadan duydukları ve gördükleri ile hayatı yaşamış, her nesil kendi çapında bir şeyler katmış nihayet günümüzde eğitim aileden başladığı bulunduğu çevrenin, dini, ırkı ve de örflerin adetlerin etkisiyle önemsenmiş anaokulu,ilköğretim,lise,üniversite ve lisans üstü akademik eğitim öğretimden sonra hem
Yıldızları hiç farklı düşündünüz mü?Acaba hiç farkettiniz mi aşıklarınızı?
Yanılsamaların kahpe gecelerinde gün mecbur piç sevişmelere ve bugün bu şehir hiç olmadığı kadar orospu.
Kadın saçını topladı aynanın karşısında. Oysa ne hayaller kurmuştu o aynaya en son bakışında .
Biz daha kendimizi yeterince tanımıyoruz ki... Başkalrını niye değiştirmeye çalışırız...
kendi içinizde yolculuğa çıkarken dikkatli olun sizi de ziyaret edebilirler.
Sustu.
Sanki bütün bunları yapan o değilmiş gibi arsız sessizliklere terk etti beni. Zaman da bir o kadar arsız olmuştu o an. Akla zarar sorulara karşı siper ettim sonra zihnimi. Kocaman bir soru işaretinin altında ezilen yüreğimi, az hasarla çıkarmaya çalıştım var gücümle. Ama başardım. Arta
İşin zordur. Huzuru küçük koylarda aramaya başlarsın,biliyorum.Tüm sığlıklara aldırmadan yaşama devam edecek mutlak hakimiyetin elindedir ve çocuk gözlü ihtiyar çığlıkların seni gündemin merkezine oturtur, tüm gözler sana odaklanır, döngülerden, hayrete b
? Külkedim, çocuk düşlerimde kalan. Saatler geceyarısını gösterdiği anda ruhumun ardında kalan cam ayakkabı , eski çileli hale dönen zor bir yaşam. Cam ayakkabı sayesinde düşlerin gercekleşmesi mümkün olsa keşke, keşke...
Gün gözünü kapayalı epey bir zaman geçmiş, şehir belki ağlıyordu. Sokak lambalarının ışığında yarı aydınlık bir silüetti sadece...
Peri bacalarının ıssızlığında kurmuştum düşlerimi, Chicago’nun kaldırımlarında sabahlıyordum... Bilmem anlatabiliyormuyum, sana bu mektubu yazarken, yine bir şiiri yaşıyordum.