İlle Dost İlle Yağmur
Nedir dost, dost?
Dost, ona “yağmurun hiç bitmesin dostum” diyebildiğindir.
"Okumayı sevenin her yerde bir evi vardır. — Hazel Rochman"
"Okumayı sevenin her yerde bir evi vardır. — Hazel Rochman"
Nedir dost, dost?
Dost, ona “yağmurun hiç bitmesin dostum” diyebildiğindir.
Dün, bir kor idi aşk, "alevinde yanmaya yürek gerek" diyen sevdalıların gözlerinde yanan. Bugün, kafeterya köşelerinde bir bardak çayla tüketilen iki çift söz oldu…
Nedir yalnızlık? Bir başına mı kalmaktır sessizliğin ortasında yapayalnız? İçinizdeki depreşen duyguları hapsedip onları sindirmek midir? Yoksa kalabalıklar arasında yürürken dışarıda olanları umursamayıp kendi içimizdeki sesi mi dinlemektir?
Tebessüm, gülmek için yapılan bir ön adımdır. Tebessüm, mutluluktur. Tebessüm huzrun ifadesidir. Tebessüm, güvendir. Tebessüm, hem kendimizi hem de karşımızdakini rahatlatmaktır.....
Tanrı’nın atölyesine bakıyorum sanki. Karşımda uhrevi bir tezgah, ne kadar sivri, geçimsiz kıvrım varsa benliğimde, törpüleyip yumuşatacağım bir işlik… Onun kırgınlığı keski, onun öfkesi balyoz, onun üzüntüsü mengene, onun aşkı ateş, onun sevg
kendimize en çok sorduğumuz sorudur aslında ve cevabını vermeye çalışsakta yalana bizi en çok sürükleyen soru..
Spinoza der ki “sevginin derecesi ölçüsüz sevmektir”… Öyle midir sizce de? Ölçüsüz bir şey olur mu?
insan sevdiğinden istemeyerek ayrıldığında içi yanar ve bu bir tür hastalığa dönüşür geçmiş tarihimizden günümüze kadar aşk hastalığına çareler aranmıştır.bunun tek bir ilacı vardır zaman...zamanda sadece acıyı soğutur asla geçirmez...yazmak, okumak, dinlemek bu gibi durumlarda en mantıklı çaredir...
Sustu.
Sanki bütün bunları yapan o değilmiş gibi arsız sessizliklere terk etti beni. Zaman da bir o kadar arsız olmuştu o an. Akla zarar sorulara karşı siper ettim sonra zihnimi. Kocaman bir soru işaretinin altında ezilen yüreğimi, az hasarla çıkarmaya çalıştım var gücümle. Ama başardım. Arta
Bazen , kendi kalbini çıkarıp aşkının eline vermek istiyorsun , bazense nasıl olurda bunu yaparsın deyip onun kalbini eline almak istiyorsun :)
sevmek bir madalya gibi, sevdiğini açıklayamamak ise bir taş gibi asılı kalmış boyunlarında…
Esas olan neyi veya kimi beklediğinizdir . Beklemeyi beklenir kılan , beklenenin , o boş , bazen de soğukta geçen zamanın çok üzerinde bir kıymeti olmasıdır .
Bir gece ansızın bir yazı yazarsınız ve o yazı belkide sizi birine çıkarır. O kişi beklediğiniz midir aceba yoksa kaderiniz mi. Muzip bir anlatımla, buyrun..
..Alkole batırılmış Esra cümleleri ile şişe çektiriyorsun sırtına...annen yüreğine viks sürüyor, turuncu bir ıhlamur kaynatıyor, boğazına okunmuş tülbent sarıyorlar.....Kesmiyor!....