Müzik– Chess
Yaşamdan bir kesit. Bakmayı bildikten sonra her konudan bir ders çıkarabiliriz. ABBA'yı seviyorsanız CHESS'in anlattıklarını da seversiniz.
"Gelecek, her zaman bugünmüş gibi davranır, ta ki biz onu bozup düne çevirene kadar." - Terry Pratchett (Kurgusal)"
"Gelecek, her zaman bugünmüş gibi davranır, ta ki biz onu bozup düne çevirene kadar." - Terry Pratchett (Kurgusal)"
Yaşamdan bir kesit. Bakmayı bildikten sonra her konudan bir ders çıkarabiliriz. ABBA'yı seviyorsanız CHESS'in anlattıklarını da seversiniz.
Kafka gibi, bir pencereden bakarız çoğu zaman hayata, böcekten bir libas içerisinde. Hayat o zaman daha ufak gelir bize. Çünkü biz artık acıların yoğuruculuğunda kıvama gelmişizdir. Gelip geçiciyizdir ve hiçbirşeyin önemi yoktur bizim için.
kadın, her anlamda kendisinden üstün meziyetler taşıdığı erkeğiyle karşılaştığında, mutlu bir evlilik
düşleyerek, ömür boyu sürecek birlikteliği amaç edinir. bunu gerçekleştirdiğinde ise;
En son ne zaman sevimli Pinokyo gibi yalan söylemekten burnunuz uzadı ve en son ne zaman yalancı çoban gibi insanları kandırma teşebbüsünde bulunup yalnızlığa itildiniz, sonrasında acı bir hüsrana uğrayıp zavallı bir durumuna düştünüz. En son ne zaman...
aldanmak güzeldir, iman insanı aldatılmaya daha müsait hale getirir, çünkü çevresine hep iyilikle bakar, elinden, dilinden iyilik hasıl olur, insanın kötülükle yoğrulmadığına inanır, ta ki kalbi ile dili farklı söyleyenlerle karşılaşıncaya değin
Hayır beni üzdüğün için değil. Hayır yalan söylediğin için değil. Hayır hemen yeni sevişmelere, sevişlere, öpüşmelere koştuğun için de değil. Hani birlikte çektirdiğimiz bir resim vardı ya, hani fotoğrafçının camekanında duran.
kendimize en çok sorduğumuz sorudur aslında ve cevabını vermeye çalışsakta yalana bizi en çok sürükleyen soru..
Bu bir erdem testi değil.
Hayatınızda size verilen kaç sırrı hala saklıyorsunuz? Saklamaya değer buldunuz?Ya da kaçını başka bir sır karşılığı mübadele ettiniz? Ve onların hala sır olarak kaldığına emin misiniz?
insan sevdiğinden istemeyerek ayrıldığında içi yanar ve bu bir tür hastalığa dönüşür geçmiş tarihimizden günümüze kadar aşk hastalığına çareler aranmıştır.bunun tek bir ilacı vardır zaman...zamanda sadece acıyı soğutur asla geçirmez...yazmak, okumak, dinlemek bu gibi durumlarda en mantıklı çaredir...
72 FIRKA………..!
Fırka lüğat manası itibari ile,PARTİ,İNSAN GRUBU,KISIM OLMAK, VE AYRILMAK.BÖLÜK,TÜMEN.Gibi anlam taşır.
Efendimizin buyruğu olan hadisinde S.A.V.Benim ümmetim 72 fırkaya ayrılacak,sadece 1 Bir grubu olan FIRKA-İ NACİYE kurtuluşa erip.Cenabı ALLAH’IN c.c.hu nun Rızasına kavuşup kıyamete kadar var olacaktır.İradı günümüze kadar ulaşmıştır.
Nedir yalnızlık? Bir başına mı kalmaktır sessizliğin ortasında yapayalnız? İçinizdeki depreşen duyguları hapsedip onları sindirmek midir? Yoksa kalabalıklar arasında yürürken dışarıda olanları umursamayıp kendi içimizdeki sesi mi dinlemektir?
Toprak kokardı yazılarım, mezarlıklarda dolaşır, karanlık hüzünlerle arkadaş olurdu yazılarımdaki kahramanlarım. Hepsi ayrı bir dertle uğraşır, karakterleri gereği tüm acılara bağışıklık kazanırlardı..
sanki bir yerden başlamak gerekse cümlelere yada kelimelere hep içindeki o saklamaya çalıştığın ruhundaki gizli yaralar ortaya çıkıyor
Bütün yağmurlu havalar böyle değildir elbet. Öyle havalar vardır ki... Bir köşesinde güneş, bir köşesinde beyaz bulutlar. Şarkı söyleyerek bırakırlar yağmurlarını. Dans ederek yere konar yağmurlar. Kat kat daireler çizer etrafına, bir, bir, bir damla daha