Kadının Şiarı
kadın, her anlamda kendisinden üstün meziyetler taşıdığı erkeğiyle karşılaştığında, mutlu bir evlilik
düşleyerek, ömür boyu sürecek birlikteliği amaç edinir. bunu gerçekleştirdiğinde ise;
"O kadar çok şey öğrendik ki, birçoğu yanlış çıktı." - Mark Twain"
"O kadar çok şey öğrendik ki, birçoğu yanlış çıktı." - Mark Twain"
kadın, her anlamda kendisinden üstün meziyetler taşıdığı erkeğiyle karşılaştığında, mutlu bir evlilik
düşleyerek, ömür boyu sürecek birlikteliği amaç edinir. bunu gerçekleştirdiğinde ise;
EV SAHİBİ VE KİRACI
Bu dünyanın bir ev sahibi var.O da bizim alemlerin Rabbi Yüce ALLAH c.c.hu.Birde liracıları var,gelip geçici,tüm yarattıkları,bunların içerisinde tabii ki biz insanoğlu.Buraya kadar hep mutabıkız.Ancak;
Aşk neden bu kadar acımasız her defasında? Neden sevgi dolu bakışların hakkı hep yalnızlık olarak not düşülüyor sayfalara? Bir nedeni yok biliyorum. Biz istersek aşk acıya dönüşüyor zamanla.
Gün gözünü kapayalı epey bir zaman geçmiş, şehir belki ağlıyordu. Sokak lambalarının ışığında yarı aydınlık bir silüetti sadece...
ATASÖZLERİMİZ
Bizden,annemizden,babamızdan,dedemizden ve de onlardan önce milyonlarca yıl önce yaşamışlara ATAMIZ diyoruz.Kıdemli oldukları için tecrübe edip nesilden, nesile her konuda yol gösterici,eğitici düşündürücü ve de hakikaten doğru söylemişler dedirten bizzat sağlamasını hiç değişmeyecek,eskimeyecek güncelliğini kıyamete kadar koruyacak bir şekilde formülü ile birlikte bedava sunmuşlar ki torunları
Hülya’nın başından kaynar sular akmaya da başlamıştı. Belli etmemeliydi. Bütün ağır yükler bu yaşta omzuna yükleniyordu, nasıl altından kalkacaktı ki?
ADAB-I MUAŞERET KURALI
Adab, Edep, terbiye ve ahlak kuralları için söylenir. Her milletin kendine has ADAB-I MİLLİYESİ ve muaşeret kuralları vardır.Yani adab-ı umum iyesi,adabı erkanı diyebilirsiniz.
Esas olan neyi veya kimi beklediğinizdir . Beklemeyi beklenir kılan , beklenenin , o boş , bazen de soğukta geçen zamanın çok üzerinde bir kıymeti olmasıdır .
Kardeşim birşeyler yazmış...Adı bir şeyler ancak okuyunca ne çok şey barındırdığı ortada...Aynen yayınlıyorum...
Sadece sendin ve sadece etrafa neşe saçan gülüşün, içten bakışın, beni kor gibi yakışın vardı...
Şimdi sen yoksun...
Bundandır ki beklenmedik ayrılıklar düşünüldüğünden daha büyük yaralar açar, yine zamandır yaraları saran terk edilen alışkanlığın yerine yenisi için çalışan.
Nerede tanıştık, nerede karşılaştık, nerede buluştuk, nerede güldük, nerede ağladık, nerede birlikte mutlu olduk?
Ne zamandı bilmiyorum, neredeydi hiç farkında değilim...
Hangi şehirdi, hangi köy, kasaba ya da hangi ülkeydi?
Bir parkta mı, otobüs durağımıydı, herkesin uğrak yeri miydi yoksa ıssız bir
Bazen , kendi kalbini çıkarıp aşkının eline vermek istiyorsun , bazense nasıl olurda bunu yaparsın deyip onun kalbini eline almak istiyorsun :)
Sabah dedim, evet ezan sesiyle yırtılırken gökyüzü bende sana bağırıyorum ıssız bir odadan. Bir müzik çalıyor çok farklı olan kültürlerimizi de ortaya serercesine. Aynı olmak kadar farklı olmak da aykırı aşka oysa. Yine de bırakamıyoruz birbirimizi, ne garip….
Sahnede eski Sezen Aksu şarkılarını bekleyen hazin duruşlu,buruk kalpli kadınlar ve tek güzel şeyi sakalları olan erkeklerle dolmuştu.Bol yıldızlı bir geceydi gerçekten.Yağmurluydu hava,senin ''ağlıyor'' dediğin bir hava vardı.Ve ışıklar durdu,garip ürperdiden sonra o şarkı başladı...
Ahmet Ümit