Müzik– Chess
Yaşamdan bir kesit. Bakmayı bildikten sonra her konudan bir ders çıkarabiliriz. ABBA'yı seviyorsanız CHESS'in anlattıklarını da seversiniz.
"Kelimeler özgür bırakıldığında dünyayı kurar. — Toni Morrison"
"Kelimeler özgür bırakıldığında dünyayı kurar. — Toni Morrison"
Yaşamdan bir kesit. Bakmayı bildikten sonra her konudan bir ders çıkarabiliriz. ABBA'yı seviyorsanız CHESS'in anlattıklarını da seversiniz.
Bu bir erdem testi değil.
Hayatınızda size verilen kaç sırrı hala saklıyorsunuz? Saklamaya değer buldunuz?Ya da kaçını başka bir sır karşılığı mübadele ettiniz? Ve onların hala sır olarak kaldığına emin misiniz?
Paylaşmak isteyen de yoktu, anlamak isteyende…Kendi halinde yalnız kalmıştı acımız.Ellerimizden tutan da yoktu, GÖZLERİMİZİ ISITAN DA...
Ufka dayanan sırtını rüzgarlar eskitirdi. Yağmur yağarsa aniden gökyüzü palette siyaha matem katardı bir ressamın uykularına can çekişir gibi. Yazılan her şiirde amaçsızca tüketilen bir garipliğin kan kokusunu biriktirirdi ıssızlığa...
Bu tüyoları benden aldığınızı kimselere söylemeyin. Aman efendim ne demek; teşekküre değmez. Dostluk öldü mü?
Bundandır ki beklenmedik ayrılıklar düşünüldüğünden daha büyük yaralar açar, yine zamandır yaraları saran terk edilen alışkanlığın yerine yenisi için çalışan.
.... Hayattaki koşunu hiç aksatmadın hep savundun birşeyleri hep karşı geldin haksızlıklara, yorgun dönerdin de yuvaya, hiç yorulmamış gibi yaralarımı sarardın cesaret verirdin, umut dolu papatyalarla örerdin saçlarımı kulağıma papatyaların ezgisini fısıl
Oysa gerçek sevgi; hiç karşılık beklemeden, karşımızdaki insanlara yüklediğimiz rollerden önce; insan olduğunu, hataları, eksikleri olduğunu kabul etmek ve onu anlamaya çalışmakla başlar.
Küçük şeyler önemlidir ,sizi seven insanları kolayca kırmadan önce bir kez daha düşünmeye değmez mi ?
İlişki diye bişey yoktur aslında. Modern çağda ilişki denen şey bir tarafın ilgisini ve beğenisini karşıdakine itiraf edebilme safhasıyla başlayıp sonra ballandıra ballandıra nalatıp karşısındakini kandırmasıyla güçlenip ve taraflardan birinin diğerine..
Hair müzikali ile birlikte 68 kuşağı ve hippilerin bir karşılaştırmasıdır.
Çok kez giden bir sevgilinin geri dönmesi için ağıt yakar yürekler... Dilekler, dualar ona yeniden kavuşmak içindir. Oysa benim yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var, sevgi de olsa, aşk da olsa, eğer size acı veriyorsa, silip atın hayatınızdan...
"sen elmayı seviyorsun diye, elmanın da seni sevmesi şart mı?" değil elbet! unutulan birşey var burda: buradaki elmanın asla "tam" olmadığı...
Yabancı bir memlekette, yabancı bir gökyüzü altında buldum kendimi. Baba ocağıyken tek dayanağım, annemin sıcaklığıyken mutluluğum, soğukta kaldım. Herkese ve her şeye düşmandım. Gözyaşlarım eşlik ederken yalnızlığıma, nefes almak her geçen gün zor gelirken varlığıma, o geldi.
bu yazıyı yaşadım da yazdım.sakin ve yalnız başımayken sadece çektiğim dert ve acılardan yararlanarak duygulandım ve yazma gereğini duydum.evet okuyanların beni anlayacağını sanıyorum ve umut ediyorum.sanırım siz de bu yazı hakkında bana hak verirsiniz.
Her kedi bir insandır. Bu benzetme kedilerin değişken ve özellikle bencil karakterinden ötürü yapılır. Aslında her insan bir kedidir.
CATS, müziğe büyülenenlere ve kedi sevenlere.