Küçük Şeyler
Küçük şeyler önemlidir ,sizi seven insanları kolayca kırmadan önce bir kez daha düşünmeye değmez mi ?
"O kadar çok şey öğrendik ki, birçoğu yanlış çıktı." - Mark Twain"
"O kadar çok şey öğrendik ki, birçoğu yanlış çıktı." - Mark Twain"
Küçük şeyler önemlidir ,sizi seven insanları kolayca kırmadan önce bir kez daha düşünmeye değmez mi ?
Senden önce yoktu bekleyenim, yoktu dinleyenim, yoktu özleyenim, hatta özlediğim...
İyi ki varsın iyilik meleğim !
Tut ellerimi, sıkı tut, sakın bırakma....
Bedava sahiplenmelerin kaybetme kaygısı, erken birlikteliklerin geç anlaşılan mecburiyete bulaşmış sevdası.
En son ne zaman sevimli Pinokyo gibi yalan söylemekten burnunuz uzadı ve en son ne zaman yalancı çoban gibi insanları kandırma teşebbüsünde bulunup yalnızlığa itildiniz, sonrasında acı bir hüsrana uğrayıp zavallı bir durumuna düştünüz. En son ne zaman...
O evin pencerelerinde perde yok artık.Duman da tütmüyor bacasından.Kiremitleri karla örtülmüş damın saçağından sarkan buzlar, terkedilmişliği gösteriyor.Yalnızlığa terkedilmiş, ya da çocuklar tarafından yol kenarına kondurulmuş bir kardan adam gibi, yalnı
Yanılsamaların kahpe gecelerinde gün mecbur piç sevişmelere ve bugün bu şehir hiç olmadığı kadar orospu.
...eğer devam edersek, bence öyle bişey olacak bizimkisi. Çıkardan uzak, yalın ve apaçık okunur bişey kokacak. Dostluk kokacak, yada öyle olmak zorunda olduğu için yürek parçalanacak...
Çok kez giden bir sevgilinin geri dönmesi için ağıt yakar yürekler... Dilekler, dualar ona yeniden kavuşmak içindir. Oysa benim yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var, sevgi de olsa, aşk da olsa, eğer size acı veriyorsa, silip atın hayatınızdan...
ZAMAN!
Haydi bekliyorum seni
Belki biraz sabırsızım ama
Öyle ihtiyacım var ki sana
Ve en çok da UNUTMAYA!!!
Çocukken hayallerinin kurulduğu evlilik çatısının çatırdayıp, üzerine yıkılan bir kadının deneyimlediği öfke, kızgınlık ve umutların günbegün yaşanması üzerine kısa notlar...
1987-1988 Öğretim Yılıydı. Günlerden 23 Nisandı. Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutlayacaktık. Bayramın heyecanı günler önceden sarmıştı beni. Törende; aylardır çalıştırdığım Halk Oyunları Ekibi, okulumuz adına gösterisini sunacaktı. Yıllardır köy i
İnsanların; yaşadığımız olumsuzluklara, haksızlıklara hiç ses çıkarmadıklarını, her şeyi kabullendiklerini görünce çok üzülüyorum.Neden şöyle bir silkinmiyoruz? Neden hiç başkaldırmıyoruz? Neden, birilerini, görevlerini daha iyi yapmaları içi
Veda ve vedalaşmaya;ayrılık ve kavuşmaya perspektif bir bakışın tesirlerinin anlatımı...
Şimdi dar bir koridoru tırnaklıyor düşlerim. Bir başında ben,diğer ucunda sen varsın. Ben hep buradayım,sen hep oradasın. Bu rüzgarı bir köşesinde oturduğun odamın kırılmış penceresinden çekiyorum saçlarına....
Ahmet Ümit