Değersizce...
Hayal kırıklıkları ölüm saçıyor adeta ve uykularınızın kahramanı karabasan oluyor. Her daim sonuçta uyanıyor aynı zamanda uyandırılıyorsunuz.....
"Sabahın köründe uyanmak için ya çok az uyumuş olacaksın ya da bir şaheser yaratmaya mahkûm." – Oscar Wilde"
"Sabahın köründe uyanmak için ya çok az uyumuş olacaksın ya da bir şaheser yaratmaya mahkûm." – Oscar Wilde"
Hayal kırıklıkları ölüm saçıyor adeta ve uykularınızın kahramanı karabasan oluyor. Her daim sonuçta uyanıyor aynı zamanda uyandırılıyorsunuz.....
Geniş bir zamandan geçercesine..yarım kalan şarkıları topladı yağmurlar../Boşuna değil miş rüzgarların suskunluğu../..
Sana yazmak en güzeliydi. Sen güzelliştiriken içimdeki dünyayı, Bir yarım Elma düştü payıma..
Diğer yarısı sen olan...
Sörfçü, hayata dair kaygılanmayı kestiğin zaman, hayatın daha iyi gitmeye başladığını savunuyordu ki; bu durumda ben yüksek dozda "kaygı" seviyesiyle olayı baştan kaybetmiş bulunuyordum.Şu an öfke duygusuna da kapılmam yersizlikti ...
İki kişilik olmuyor her zaman aşklar o şanslı bilet kimdeyse biletine çok iyi sahip çıksın. Oysaki biz amortiye bile razıyken elinde büyük ikramiyeyle dolaşıyorsun.
Bir ilişki yaşarsın mutlusundur; yüreğin bir başka yüreğin adını zikrederek atar, paylaşırsın umutlarını yarınlarını...Bir zamanlar benim de, bir sevdam vard...ı
"Belki hayat olmadım ama dünyana bu denli girdimse sen izin verdin ve ben seni bulduğumda yüreğim bomboştu, yaşamın tüm benliğinde hayatı sürüp giderken seni buldum.."
doğrusu ben otobüse bineyim. Sizler de yaşadıklarımı görün. Televizyonda bir film izler gibi. Öyle hayal edin. Nedenleri ve nasılları birlikte görelim. Ne dersiniz?
Kaybedince mi daha iyi anlıyoruz , kaybetmeden önce sahip olduğumuz değerleri? Arkasından ağladıklarımız için, yanlarındayken yeterince gülmeyi becerebildik mi ağladığımız içtenlikle?
Aynadan yansıyan güneş ışığı misali nereden geldiğinden çok nereyi aydınlattığı önemli ona göre aşkın
Çoktan seçmeli soruda ne de çok şık vardı. Bilinen yöntemlerle çözülemiyordu ve şıkları yerine yazıp sonucu aramaktan başka çıkar yol da yoktu. Sadeleştirme yapmayı denemeden sevgilileri yazdım x gördüğüm her yere.
her çiçek mevsiminde açar,beni neden erken çağırdın, diye sordu kadın / bilmiyorum,seni bu mevsim yetiştirebilirim sanmıştım ama sen soldun, diye cevap verdi adam...
Ah güneş yüzlü adam, ben sobelendim sense hep saklandın oynadığımız sevgi kılığına girmiş bu saklambaç oyunu boyunca!
bilirsiniz….
her sonun bir tükeniş olduğunu öğretmiştir hayat size...
Günlerden hangi gün...Saat yine sabahın kaçı oldu...Gidiyorsan sağlıcakla kal sevgilim...Yok hayır kalıyorsan...ucundan tut!Yükünü ağırlaştırdığın bavullarımın... ( Size temin ederim ki, 'zaman' herşeyin ilacıdır.)
Kafka gibi, bir pencereden bakarız çoğu zaman hayata, böcekten bir libas içerisinde. Hayat o zaman daha ufak gelir bize. Çünkü biz artık acıların yoğuruculuğunda kıvama gelmişizdir. Gelip geçiciyizdir ve hiçbirşeyin önemi yoktur bizim için.
Susmanın ya da yanında konuşacak birini bulamamanın ne denli zor olduğunu dün çok iyi anladım.Demek ki uzun zamandır bu sıkıntıyı yaşamamıştım. Susmanın zorluğunu, konuşamamanın insana verdiği sıkıntıyı unutmuştum doğrusu.
Aşktan aldığımız yaralar süsler göğsümüzdeki nişanı, imrenerek bakar, imrenerek yaşarız hayatımızı...
Çok güzel bir pakete sarıp, üzerini ilginç kurdelelerle süslediğin paketi bıraktığında avuçlarına, bir anda yıkılıvermişti tüm dünyam.
Selim İleri