İhanet,liyakat,sadakat
Sadakat,ihanet ocağıdır aslında. İhanet bütün gücünü sadakatten ve sadakat beklentisinden alır. İhanet sadakatin güçsüz yanıdır.
"Tanrı'ya şükür ki dünya yuvarlak; böylece her zaman bir 'köşe dönme' ihtimali var, değil mi?" – Oscar Wilde"
"Tanrı'ya şükür ki dünya yuvarlak; böylece her zaman bir 'köşe dönme' ihtimali var, değil mi?" – Oscar Wilde"
Sadakat,ihanet ocağıdır aslında. İhanet bütün gücünü sadakatten ve sadakat beklentisinden alır. İhanet sadakatin güçsüz yanıdır.
Yeniden canlanır benlikler…
Benzersizlikler arttırıken özlemi benzerlik ararız her seferinde geçmişle.
Âdemin sulbü ve meşrebi,
Sosyal ve psikolojik analiz gerektirir.
Âdem mükellef oluncaya kadar elbette ki masumdur. Sabiliğin cazibesi bir emanet olarak masun,
Ve şefkate muhtaç olmasıyla bağlantılıdır.
Pembe yalanlar,beyaz yalanlar varmış!!! Yalanın pembesi,sarısı,beyazı mı olurmuş....Yalan yalandır işte...
Saçlarını örmüşsün..Her iki yanından, omuzlarına düşüyor yakalarının üzerinden.. /Şakaklarımın hizasında sıcaklığı teninin...
Mucize gibi bir şey oldu. O asık suratlı adam gitti; dudakları kavuşmayan, elinden tornavida, pense düşmeyen bir adam geldi. Oturup hizmet bekleyen “Bugün buram ağrıyor, şuram ağrıyor.” Diyen kadın gitti. “Bugün size bir börek açayım da parmaklarınızı yiyin… Çiğ köfte yoğurayım, gelinim sever…” diyen kadın geldi. Gelin lafı
Kişi; başkalarını suçlamadan evvel hatayı kendisinde aramalıdır.
Çünkü;
Sevgiyi de saygıyıda tüketen kişinin kendisidir.
Aynı acıları, aynı sevdaları yaşamış olmanın bizi hafiflettiğini düşünerek. Değildir aslında. Benzerlikler tekrar tekrar kanatır insanı. Geri dönüşü imkansız olan anların ahlarını çekeriz derinden şarap ve tütün kokularıyla sabahlara dek. Bizlerin sevdaları hep aynıdır neredeyse.
İlk gençlik çağlarında neredeyse elimizde gezdiririz birisi çıksa da versek diye,gençlik tabi kıymet bilmiyor. Zaman geçtikçe ,yaralar, çizikler arttıkça aklımız başımıza gelir ve biraz daha kadifelere sararız.
Tek korkumuz geri alamamaktır oys
Geniş bir zamandan geçercesine..yarım kalan şarkıları topladı yağmurlar../Boşuna değil miş rüzgarların suskunluğu../..
insan sevdiğinden istemeyerek ayrıldığında içi yanar ve bu bir tür hastalığa dönüşür geçmiş tarihimizden günümüze kadar aşk hastalığına çareler aranmıştır.bunun tek bir ilacı vardır zaman...zamanda sadece acıyı soğutur asla geçirmez...yazmak, okumak, dinlemek bu gibi durumlarda en mantıklı çaredir...
İkimizde görmezlikten gelmeye çalışsak da sevgili farklı yolun yolcularıydık ve biletlerimiz çoktan kesilmişti...
geri dönerler eninde sonunda, dönüşler güzellikle dolu olurmuş eğer hala bir bekleyenin varsa.. ya yoksa??
Hayal kırıklıkları ölüm saçıyor adeta ve uykularınızın kahramanı karabasan oluyor. Her daim sonuçta uyanıyor aynı zamanda uyandırılıyorsunuz.....
M. Kemal Sayar