Aforizmalar - 2 Deneme - 20
\*\* Doğuştan asil olunmaz; asalet çalışarak elde edilir.\*\* Âşıklar, görünmeyen insan olduklarını bile düşünebilecek kadar aptallaşabilirler.
"Günaydın! Yaşlılığa giden yolda uykusuzluk, gençlikte okuduğumuz kötü romanların intikamıdır." – Umberto Eco"
"Günaydın! Yaşlılığa giden yolda uykusuzluk, gençlikte okuduğumuz kötü romanların intikamıdır." – Umberto Eco"
\*\* Doğuştan asil olunmaz; asalet çalışarak elde edilir.\*\* Âşıklar, görünmeyen insan olduklarını bile düşünebilecek kadar aptallaşabilirler.
Hani bazen annelerin yüreğine korlar düşer
Ve ardından yangınlar başlar,
Sonrasında o yangın büyür de büyür...
Ve sirayet eden yangınlara tanık oluruz...
Köpek cehennemine düşmüş bir kedi gibiyim. Köpeklerle beraber olduğuma mı yanayım; yoksa ateşler içinde olduğuma mı yanayım? Offff offfff! Köpekler cehenneminde bir kediyim. Köpeklere bir kemik değeriyle peşkeş çekilmekteyim. Kulaklarıma köpek sesleri ateş gibi dökülür. Gördüğüme mi yanayım, duyduğuma mı yanayım?
“Nasıl,eskisi gibi mi?” diye sormuşsun.
Nasıl olabilirim,ya da nasıl olmamı bekliyordun?Nasıl olursam sevinirdin veya nasıl olursam üzülürdün?Bu soruların cevabını bilip de söylemek isterdim nasıl olduğumu.
Yüzümde düşüp kalkmanın kan izleri. Yüzümde adını bile bilmediğim insanların hayatıma girip çıkarken bıraktığı ayak izleri. Ben bu şehrin halkını yüzümdeki ayak numaralarından tanımaktayım. Ben bu şehrin insanını bir tükürük gibi yüzüme fırlatılmasından, bir tekme gibi, bir tokat gibi yüzüme vurulmasından tanımaktayım. Biri seni üzüyorsa başkasını mutlu ediyordur
-Her sanatçının değeri ancak eserlerinin toplamı kadardır.Bugün olduğundan fazla veya az değer verilse de ileride gerçek değerini bulacaktır.
-Düşüncelerimiz davranışlarımızın direksiyonudur.Sakın direksiyonu başka ellere vermeyiniz.
-Senin için iyi olmayan,mutlak kötü değildir.Sana zarar veren birçok kişiye yarar sağlayabilir.
Doğayı seviyorum, mevsimlerin her biri bende ayrı heyecan, öyle böyle yapabilirim. Yine de yetmez. Tanıyorum çünkü kendimi. Seslendirmediklerimi biliyorum.
Seninle sevişmemi mi yoksa nü resmini yapmamı mı istersin? Seni öpücüklerle sevmemi mi yoksa tuallere çıplak resmini çizmemi mi daha çok istersin? Saçlarını okşamamı mı istersin yoksa onlara gül takma mı istersin? Sana veda ederken gözlerine bakma mı yoksa gözlerimi yumarak gitmemi mi, söyle hayatta hiçbir isteği gerçekleşmemiş
İnci kolyem koptu bugün. Yerlere saçıldı tüm incilerim. Toplayıp dizsem yeniden, bir teki eksik kaldı. Boynumda 15 incinin izi kaldı.
Sandık başkanı, çok tecrübesiz. Neredeyse hiçbir şey bilmiyor. İnisiyatif kullanamıyor. Belki beş dakika önünde oy pusulalarımı almak için bekliyorum. Elimi uzatıyorum. Ama nedense o, bir türlü vermiyor. Oy kullanılan yere bakıyorum. Acaba birileri mi var? Dolu da ondan mı vermiyor. Ama değil. O bölümler de boş. Artık yumuşak
Üniversiteyi kazanıp Denizli'ye gittiğinde evimizde inanılmaz bir boşluk oldu. Hergün defalarca telefonla görüşmemize karşın onun canlılığını ,moral verici konuşmalarını çok aradım. Ama ,onun iyi olduğunu bilmem ve iyi bir eğitim ve meslek için Denizli'de olduğunu bildiğimden mümkün olduğunca eksikliğinin bizi ne kadar etkilediğinden hiç bahsetmedim.
Mektubunuz var bu mektup içinizden geldiği gibi olsun içinde itiraflar olsun kısacası biraz farklı ve kendinize dönük olsun sevgi dolu umut biraz da hüzün hadi ozaman mektubumuza başlayalım benim mektubumun konusu dünya...
Biliyor musun, her geçen gün çığlıkları daha da artıyor içimdeki haylaz küçük kızın. İki gözü iki çeşme ağlıyor son günlerde, “Hiçbir yere gitmek istemiyorum.”diye. Sen gelince gitmek zorunda mı o?hep saklamaya çalışırdım onu herkesten; ama inan ben de istemiyorum ondan ayrılmayı