Kusurlu Mesaj
E.
Adın geçtiğinde tüm bildiğim isimleri sildim şimdiye kadar, silmeye de hazırım.
"Hayat, bir kitabın taslağı gibidir; son düzeltmeler her zaman okuyucunun elindedir." - Umberto Eco"
"Hayat, bir kitabın taslağı gibidir; son düzeltmeler her zaman okuyucunun elindedir." - Umberto Eco"
E.
Adın geçtiğinde tüm bildiğim isimleri sildim şimdiye kadar, silmeye de hazırım.
Bazen kendimi hiç kimsenin çözemediği bir matematik problemini çözen matematik dahisi gibi hissediyorum. Bazen ise kafasındaki düşünceleri toparlayamayacak kadar dağıtmış bir ayyaş hissediyorum kendimi. Bazen şiir delisi, bazen müzik manyağı, bazen resim çılgını hissediyorum kendimi. Bazen bir orkestra şefi, bazen hapishane kaçağı, bazen ise güneş karşısında tutulmuş ay
\*\* Hoşgörülü olursan kendi aptallığını bile hoş gösterebilirsin.\*\* Karşındakine onun aptal olduğunu kanıtlamaya çalışmak boşuna gayrettir. Çünkü aptal bile aptallığı kabul etmek istemez.\*\* Amaçlarını gerçekleştirmeye çalışan kişinin karşısındaki en büyük engel diğer insanlar değil, kendisidir.
Doğayı seviyorum, mevsimlerin her biri bende ayrı heyecan, öyle böyle yapabilirim. Yine de yetmez. Tanıyorum çünkü kendimi. Seslendirmediklerimi biliyorum.
\*\* Hatalarının ve günahlarının olması, iyilik yapmana engel değildir.\*\* Küçücük bir dünyası var, şu kocaman dünyada başkalarına rehberlik etmeye kalkıyor.\*\* Gül dikenini sana batırmaz, sensin gülün dikenine batan.
Hayat benim gözümle basit ve acımasız bir döngü yalnızca tek bir
felsefe adamının Sokrates hayat ızdırap demiş çokta afilli hayatta fazla ayrıcalık var aslında coguda ızdırap bazılarına fazla kolay adaleti
Sorgulamak fena olmaz...
\*\* Zaafların küçülttüğü, hatta öldürdüğü çok insan gördüm; ama büyüttüğü insana şimdiye kadar rastlayamadım.\*\* Yoksulluk, ne yazık ki çoğunlukla erdemlerin katili olarak karşımıza çıkar.\*\* Eğitim insan kişiliğine giydirilen bir elbisedir. Yalnız hazır bir elbise sanıp da aynı şeyi herkese giydirmeye çalışmamalıdır. Uymaz! O nedenle her insan için ayrı
Hani bazen annelerin yüreğine korlar düşer
Ve ardından yangınlar başlar,
Sonrasında o yangın büyür de büyür...
Ve sirayet eden yangınlara tanık oluruz...
Sandık başkanı, çok tecrübesiz. Neredeyse hiçbir şey bilmiyor. İnisiyatif kullanamıyor. Belki beş dakika önünde oy pusulalarımı almak için bekliyorum. Elimi uzatıyorum. Ama nedense o, bir türlü vermiyor. Oy kullanılan yere bakıyorum. Acaba birileri mi var? Dolu da ondan mı vermiyor. Ama değil. O bölümler de boş. Artık yumuşak
Soytarı değilim; bir palyaçoyum belki farkım bu. Sıradan insanların mahalle ağızlarında bir dedikoduyum. Çoluk çocuğun topu, büyüklerin şutuyum. Acıların tuzu biberi hayat mutfağının ocağında kaynayan bir ceylan yüreğiyim. Sevgilerim çimen yeşili; korkularım aslan dişi beyazı. Kan kızılıyım. Bir hırdavat dükkanında baltaların ve kazmaların arasında unutulmuş ve her gün
Ağlama gözlerim ne olur. Sen bir kez ağlarsan ben bin parçaya bölünürüm. Gözyaşı olurum, bir karlı dağ olurum. Sel olur, çığ olur düşerim gözlerimden. Parçalanır bir intihar bombacısı gibi vücudum. Gözlerim ağlama ne olur. Onu göremediğim zamanlarda dakikalara, saniyelere, saliselere bölünürüm. Ey gözlerim bir kez ağlarsan, ben her
Seçimin akmaktan yanaysa eğer, başka acılar da çağıracaktır seni…
Bombalanan bir toprakla, yanan börtü böcekle, bitki ve insanla birlikte yanacaksın. Senin de kolun bacağın kopacak, beynin parçalanacak, darma dağınık olacaksın öleceksin.
Ateşe verilen insanların derileriyle birlikte kavrulacak derin, saçların tutuşacak, cayır cayır yanacaksın.
Mektubunuz var bu mektup içinizden geldiği gibi olsun içinde itiraflar olsun kısacası biraz farklı ve kendinize dönük olsun sevgi dolu umut biraz da hüzün hadi ozaman mektubumuza başlayalım benim mektubumun konusu dünya...
Engin Geçtan