Göbeğini Kaşıyan Adamın Piyanisti
Hem inançlarına, hem geleneklerine hem devletine bağlı; hem de evrensel değerleri benimsemiş Tuluyhan UĞURLU örneğindeki gibi piyanistlerimizi neden yetiştirmeyelim?
"Bugün 1 Nisan mı? Harika! Çünkü insanları kandırmak, onları düşündürmekten çok daha kolaydır." — Oscar Wilde"
"Bugün 1 Nisan mı? Harika! Çünkü insanları kandırmak, onları düşündürmekten çok daha kolaydır." — Oscar Wilde"
Hem inançlarına, hem geleneklerine hem devletine bağlı; hem de evrensel değerleri benimsemiş Tuluyhan UĞURLU örneğindeki gibi piyanistlerimizi neden yetiştirmeyelim?
Hasretinin kanayan yüreğinle dön yüreğime. Geldiğinde yokluk kelimelerini dudaklarında ezip yavaşca sokul yanıma. Usulca saçlarını çöz. Bahar kokulu saçlarını yüreğimin kıyılarına getir. Başını koy göğsümün sen kokan yastığına. Sesinle dokun üşümüş kirpiklerime. Yokluğunu söküp dudaklarımdan, yüreğini ser yüzümün yalnızlığında bitap düşmüş gamzelerine. Nefesini bir an tutup benim nefesime
YZ
Aşkta ne mutlu olmak şarttır ne mutsuzluk! Kendi bildiği yollarla gelip yerleşsin hayatımıza, bize katacağını katsın ve gitmek istediği zaman da lütfen bırakalım gitsin. Zorla elde tutulmaya çalışılan her şey gibi, aşk da, baskıyla yüreğe oturtulduğunda anlamsızlaşıp değersizleşiyor.
Engin Geçtan
\*-Haksızlıkların artması, cesur insan sayısının azaldığını gösterir.\*-Affeden zafer kazanır, affedilen ise acıya gömülür.\*-Yapılanları onaylamadığı halde, haksızlıklar karşısında susan kişinin; haksızlığı yapandan farkı nerede?\*-Affet ki gerçek acının ne olduğunu anlasın.\*-Suçu işleyenin dışında da, başka suçlular aranmalıdır.
Ben seni sadece kendime yakın hissettiğim için, acılarım acılarına benzediğin için sevdim....Ben sadece öznesi “ senin olduğun cümlelerin yüklemi..Ben sadece sırtına yüklenmiş acıları kendi yüreğinde taşımayı onur sayacak adamın gözyaşına sirayet etmiş solgun resmi....Belki de yüreğindeki mutluluğun ayak uçlarında umutsuzlukla savaşındaki kazanmaya en yakın duran sevginin tek galibiyeti..Olmadı...Kazanamadık;
Eğer bir gün sende beni susturmaya kalkışırsan.................
Devşirme bilgeler, sonradan oldum alimler, tamamlandığını sanan kimlikler, kara kaplı defterlerden büyülerle yaşamı organize edenler,
Ben seni unutmak için sevmedim. Şimdi sessizce yaşamalıyım seni. Son kelimelerini suskunluğuna ilmekleyip " gitmeliyim, mecburum" diyorsun. Ne diyebilirim ki haklısın. Yokluğunda da severim seni. Sana söz sevdiğim; seni sensizlikte bile seveceğim.. Bir dakika önce yürüdüğüm yollarda senin ayak izininde karşılaşma ihtimalinde sevdim seni. Unutmadan sana bir teşekkür
Bugün senden sabahın ilk ışıklarında gözlerini açmanı isteyeceğim. Eğer uyanmakla ilgili problemin varsa alarmını kur lütfen. Anlaman için gerekli. Sabahin erken saatlerinde gozlerini ac ve uyan. Kus seslerini duyacaksın onlar her daim şaşmaz erkencilerdir. Guzel gozlerini kapat ve dinle 5 dakikani ver, yalniz olmalisin. Acele icinde olmamalisin. Birseylere
Toplumumuzun eşek ile muhabbetini bilmeyenimiz yoktur. Hele kırsal bölgelerde doğmuş ve büyümüşlerimiz bana daha yürekten hak verir inanın...
Eminim bugüne kadar böylesine ilginç ve eğlenceli bir malvarlığı beyanı görmediniz, duymadınız...
Günlerdir yazmıyordum. Seni seninle yaşadıktan sonra yazmak istiyordum her şeyi. Seni özlediğimi bile. Sesindeki büyülü kelimeleri duymayı bekledim kalemim için. Sana yormuştum her rüyamı. Kendimi bile sana yormaya başlamıştım artık. Ellerim ellerinde bulunması için var mesela. Gözlerim sen sıkılmadan izleyebilesin diye güzel.
Ahmet Ümit