Tasarruf Bilinci!
Güya, paranın başında bulunan bir insanın,
Nasıl olur da delik bir çorabı giymeyi tercih edebilir?
Öyle ya ne büyük bir gaf!
Oysaki hiç farkında olmaya da bilir!
Önemsemeyebilir!
"Yarınlar, hep yarınlar... İnsanlık, sonsuza dek ertelenmiş bir başlangıç olarak kalacak sanırım." - Samuel Beckett"
"Yarınlar, hep yarınlar... İnsanlık, sonsuza dek ertelenmiş bir başlangıç olarak kalacak sanırım." - Samuel Beckett"
Güya, paranın başında bulunan bir insanın,
Nasıl olur da delik bir çorabı giymeyi tercih edebilir?
Öyle ya ne büyük bir gaf!
Oysaki hiç farkında olmaya da bilir!
Önemsemeyebilir!
Yapraklarında yeşilin o körpe diriliği, yaşlı çınarın yıllara yorgun düşen dallarını bir telaş içinde hızla kuşatarak, baharı müjdeler. Yeşilin bin bir tonu bir belirir, bir kaybolur bu toy filizlerde. Hayata gülümser sanki. Fakat arsız bir tebessümdür bu. Biraz da iddialı. Hummalı bir azme teslim olmuştur iradesi. Yaşam neşe’si
Değişim içindeki merhaba bir insan olan kendimi de anlamaya çalışırken yine sendeliyorum....
Ahmet Ümit
william faulker’ın ölümünden sonra hayranlarından gelen ve asla açmadığı mektuplar bulunur. çünkü kendisine gelen mektuplardan sadece editörlerden gelenleri açardı. gelecek olan çeki bekler onunla borçlarını öder,
Gerek karşılıklı ve gerekse karşılıksız aşklar sonuçları itibarıyla trafik kazaları gibidir.Karşılıklı aşklarda kazanın tarafları için fazla bir sorun olmamasına karşın karşılıksız aşklarda durum çok vahimdir ve çarpılan kazazede için içinden çıkılmaz bir labirente girme tehlikesi sözkonusudur!
Torunlar çocuklardan daha fazla sevilir derler. Külliyen yanlış bir ifade bana göre. Gençliklerinde çalışma hayatı, zaman darlığı veya toyluk nedeniyle çocukları ile fazla ilgilenemeyen anne ve özellikle babalar, çocuklarla oynama zevkini ancak torunları ile giderirler. Kılıfta hazırdır “ torunlar çocuklardan fazla sevilir”.
Hayata bir kenarından tutunma çabası…
Sensiz bahar mı gelirmiş, sen varsan bahar... sensiz hayatımda kara kış var...
Fakat duygularına yenik düşen bir katilin işini iyi yapamaması gibi, benim de mezarlarımdan bazıları yarıldı ve bir ışık hüzmesi halinde çıkıverdi birkaç iyi adam ve kadın, hayatıma damga vuran.
Yaşadığımız toplumda, milletin fertleri olarak, müthiş bir kültür erezyonu yaşamaktayız. Millet ve devlet tutarlılığımız, zaman zaman inkıtaya uğruyor. Bireyler çaresizlik ve perişanlığı aynı anda yaşıyorlar.
50 yaşında bir adam arıyorum Her borca girmiş, her borcu ödemiş Sonra yeterince para edinmiş Ama paradan gözleri kamaşmamış
\*\*\*
Sinan Akyüz