"13 Mayıs 2026'da bile, hala 'Neden ben?' diye sormayan tek kişi, muhtemelen bir kedidir." - Douglas Adams"

Deneme

yazı resim

Alim Sanma Kendini

Devşirme bilgeler, sonradan oldum alimler, tamamlandığını sanan kimlikler, kara kaplı defterlerden büyülerle yaşamı organize edenler,

KİTAP İZLERİ

Cumhuriyet'in İlk Sabahı

Şermin Yaşar

Cumhuriyet'in Şafağında Bir Çocuğun Adımları Tarihin büyük anlatılarını, savaşların ve kuruluşların destansı öykülerini kişisel ve dokunaklı kılmak edebiyatın en zorlu görevlerinden biridir. Şermin Yaşar, "Cumhuriyet'in
İncelemeyi Oku

Bana Yalnızlığını Söyle…

Şairleri dünyaya bakışına göre ayırmak gerekir. Dünyanın merkezine kendisini koyup, hep kendini yazanlar. Dünyaya bakarak yazanlar. Kendisini dünyayla birlikte yazanlar. Kendilerini yazarken başkalarını da yazanlar. Belki yalnızca ikiye ayırmak daha yerinde olur. Başkalarının duygularını kendi duyguları yapabilmiş olanlar. Kendi duygularının dışını göremeyecek kadar kendileriyle olanlar. Mutlaka kişinin kendi

Bir Portre/mustafa Düzleme

Bilirsiniz sanatçılar için, “dâhilik ve delilik arasındaki ince çizgi” diye bir tabirden bahsedilir…
Mustafa Düzleme bu ince çizgiden geçmiş bir dahi…
Sanatı uğruna birçok cenderelerden geçtiği halde sanatçı kimliğini/feryadını duyuramamış bir sanatçı.
Gelen ilhamları sustura sustura şimdi açıktan sesler duymaktaymış Mustafa Ağabey.

Cumhuriyete Güven Veren Bir Güneşti

Riski göze alan gerçeği ilke edinmiş, inandığını tüm samimiyetiyle ifade eden ve bunu kendine ödev sayan, günün sahte ilişkilerini soran, sorgulayan, karşı çıkan, tehlikeleri gerekirse tüm inanç ve kuvvetiyle göğüsleyen, yüz ifadesinde ve gözlerinde, yüreği ve zihninin tüm ışıklarıyla bağlı bulunduğu ulusa, Cumhuriyete güven veren bir güneşti “köy

Ben Sana Mecburum Sen İmkansızlığa!

Ben seni unutmak için sevmedim. Şimdi sessizce yaşamalıyım seni. Son kelimelerini suskunluğuna ilmekleyip " gitmeliyim, mecburum" diyorsun. Ne diyebilirim ki haklısın. Yokluğunda da severim seni. Sana söz sevdiğim; seni sensizlikte bile seveceğim.. Bir dakika önce yürüdüğüm yollarda senin ayak izininde karşılaşma ihtimalinde sevdim seni. Unutmadan sana bir teşekkür

Sende İstedim

Günlerdir yazmıyordum. Seni seninle yaşadıktan sonra yazmak istiyordum her şeyi. Seni özlediğimi bile. Sesindeki büyülü kelimeleri duymayı bekledim kalemim için. Sana yormuştum her rüyamı. Kendimi bile sana yormaya başlamıştım artık. Ellerim ellerinde bulunması için var mesela. Gözlerim sen sıkılmadan izleyebilesin diye güzel.

Saadet Şehri Malatya

Şehirlerin de insanlar gibi bir ruhu vardır, üstelik şehirlerin ruhu insanların ruhundan daha saf, daha temiz, daha narin ve daha derindir.
Ahmet Hamdi Tanpınar, unutamadığı ve unutulmasını istemediği şehirler için “Beş Şehir” i yazarak edebiyatımıza şehir kitaplarının önemli örneklerinden birini kazandırdı. Ahmet Hamdi Tanpınar; “Yaşanmış hayat

Medya - Ateşçileri

Düşüncelerini empoze etmeye çalışan, ırkçı/kapitalist medyada alan bulmuş, internet sayesinde alanını genişletmiş bu medya-ateşçilerinin hedefi, okurlar, dinleyiciler, izleyiciler, net sörfçüleri, hızı seven ileticiler, gözlemeyi seven masumlar, öğrenme, bilme, özümseme hakkı olan insanlardır.

Küçük Kelebek

Bazen sağanaklar yağar içimizde, bazen de en baklemediğimiz zamanlarda güneş açar. Bu yazının küçük beyaz bir kamelya ile ilgisi var. Bu küçük ve sanal kamelya nasıl bir hüzün perdesini aralayabildi ?...

KİTAP İZLERİ

Öyle miymiş?

Şule Gürbüz

Şule Gürbüz’ün Zaman ve Anlam Arasındaki Yankısı Bir kitabı roman yapan nedir? Belirli bir olay örgüsü, gelişen karakterler, diyaloglar mı? Şule Gürbüz’ün “Öyle miymiş?” adlı
İncelemeyi Oku
Başa Dön