"Kahvemin içinde kaybolan düşlerim, uykumun içinde kaybolan gerçekliğimden daha az acı veriyor." – Franz Kafka"

Sınırsızlık

Yazarken düşünüyorum..

yazı resimYZ

Ne kadar zor, en baştan düşünmek dünyayı. Var oluşu, yok oluşu, oluşu ve süreci. Zamanın gidişini, gelişini ve ilerlemeyişini. Algı sınırlarımızı aşıyor ya da bize sınırı sorgulatıyor. Seninle benim aramdaki, dünya ile 'başka' dünyalar arasındaki...Baksana bi, başlangıç noktam belliyse, sınırın ne önemi var? 'Git gidebildiğin kadar uzağa' demiş.
Yine de sınırın önemi, sınırın 'oluşunda' saklı. İhtiyaç duyulmayan hiçbir sey yoktur. Her şeyin bir anlamı vardır. Tüm anların birleşmelerini sağlarsan ne an kalır ne sınır, oluşan şey anlamdır. Işte..başlangıç noktası dünya olan ve diğerini 'başka dünya' olarak ifade edebileceğim bir sınırlayışım yoktu, seni kaybetmezdim kendimi odak alarak. Ya da kaybolmama izin vermek istemezdim senin yanında. Biz yan yana dururduk, heybetli dağlar gibi. Herkes dağları izlerdi, dağlar ise bizi

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön