Gelincikler Kanadı Dağlarımda
Kınalı kuzuların yüreğine kurşun atanların ruhsuzluğuna inat gökyüzünde bir can bir can daha olacak hiç tükenmemecesine...
"Yazmak, yeniden yazmaktır. — Ernest Hemingway"
"Yazmak, yeniden yazmaktır. — Ernest Hemingway"
Kınalı kuzuların yüreğine kurşun atanların ruhsuzluğuna inat gökyüzünde bir can bir can daha olacak hiç tükenmemecesine...
sonsuza biruçurumdan dalmak sanırım herşey bundan ibaret
Trabzon’un küçük ve denizden ayrı düşmüş bir ilçesi olan Köprübaşı’nın Gündoğan Köyü’nde dünyaya geldim. Beş kardeşin en küçüğüyüm. Çocukluğum ve ilk gençlik yıllarım köyümde geçti. İlkokulu Güneşli Köyü’nde, orta ve liseyi Köprübaşı Lisesi’nde okudum. Karadeniz coğrafyasının dik yamaçlarından ve fındıklıklardan yürüyerek sabah akşam gider gelirdik okula. Gidiş geliş
Nefis şeytanın etkisindedir, şeytanın sözcüsüdür. Dolayısıyla nefsinin yanında olan kişi, gerçek anlamda dost olamaz. Çünkü yaşanan bir olayda seçim yapması gerektiğinde, arkadaşını değil, kendisini ve çıkarlarını seçecektir
siz ne sandınızdı
iyilerin nesli keleynak kuşları gibi tükendi mi?
hayır onlar hala aramızdalar...
yaşıyorlar..
ama bizler farkında değiliz.
Allah, inkarcının işlerini zorlaştırır, müminin işlerini ise kolaylaştırır. Dilerse hikmet ve kalplere hitap eden konuşma yeteneği verir. Karşısındaki kişide, o mümini sebep kılarak kalp duyarlılığı yaratır.
Evler kişilerin yaşadığı küçük mekânlar, kentlerse büyük mekânlardır. Edip Cansever, "İnsan yaşadığı yere benzer" derken; kişilerin karekterlerinin oluşumunda coğrafyanın ve mekânın önemini vurgulamak istemiştir her hâlde...
Sil Baştan! derken yeniden başlamakla sınırlı kalmayacak hiçbir şey, yeniden yaşamaya başlamak olacak öğrenilmişlerin unutulduğu gölgede.
Mutlu ve huzurlu bir toplumun oluşabilmesi için Kuran'da tarif edilen gerçek merhamet anlayışının, o toplumun insanları tarafından yaşanması gerekir. Merhamet ve şefkat anlayışı yaşanmadığı sürece kargaşa ve huzursuzluk o toplumdan eksik olmaz. Çünkü merhametin ve sevginin olmadığı yerde sevgisizlik ve zulüm vardır.
...zaman ilerledikçe narin ellerini süsleyen parlak pembe tırnakları ve inci tanelerini andıran dişleri, kıskançlık duygularıyla beslenen içinde zaptedemediği bir canavarın kimliğine bürünüyor.
Belki de bu yüzden, belli bir yaşa kadar hayatımızda hiçbir şeyin tam olmadığını düşünüyoruz; belli bir yaştan sonra da hayatımızda hep bir şeylerin eksik olduğunu fark ediyoruz.
Mutluluk ve dram, insanlık tarihi ile var olan, birbirine zıt iki eylemdir.
İnsanlık var oldukça da bu ikili, insanlığın hayatında var olmaya devam edecektir. Çünkü âdemoğlu bu iki karakteri de yaşayabilecek bir surette yaratılmıştır.