Can Yitiği
Bir ismi kaldı aklımda. Bir de bakışlarındaki yazgı. O bana yasaklı, ben onda saklı. Bir unutuş cümlesinin baş harfiydi ismi. Şimdi gül fırtınası gönlümde; bir can yitiği…
"Gelecek, şimdiki zamandan ödünç alınan bir borçtur; faizi genellikle pişmanlık olur." - Terry Pratchett"
"Gelecek, şimdiki zamandan ödünç alınan bir borçtur; faizi genellikle pişmanlık olur." - Terry Pratchett"
Bir ismi kaldı aklımda. Bir de bakışlarındaki yazgı. O bana yasaklı, ben onda saklı. Bir unutuş cümlesinin baş harfiydi ismi. Şimdi gül fırtınası gönlümde; bir can yitiği…
“Türkiye’de, 1980 ihtilaliyle 210 bin dava açıldı. 1683 bin insan fişlendi. 650 bin insan gözlem altına alındı. 23 bin dernek kapatıldı. 50 insan idam edildi. 420 bin insan işkenceden can verdi. Malatya’mızda, bir gece operasyonu ile evinden alınan bir öğretmen, işkenceyle öldürülerek teslim edildi... 50 polis, 50 subay
Beğenmediğimiz, bayağı şeyleri başımızdan savmak için vermek temizlik yapmaktır; Allah katında beğenilen gerçek temizlik ve arınma ise sevdiğimizi, bizim için değerli olanı vermektir.
Mert Başaran
yaşayan efsane saygıdeğer üstat iskender pala hakkında
Cemal Aslan’la ilgili, geçmişimin fotoğrafları gözlerimin önünde bir film şeridi gibi gelip geçti…
Hiçbir karesinde negatif bir poz göremedim.
Güler yüzlü ve gülmesini bilen bir insandı Cemal Aslan. Onun bulunduğu ortamda hep pozitif bir hava eserdi. Çünkü gülmesini bildiği gibi güldürmesini de bilirdi. Mertlik
“Doğru söyleyen dokuz köyden kovulur” sözünü çevremizden sıkça duyarız. Toplumda, dürüstlüğün insanı kayba uğratacağı gibi gerçek dışı bir inanış vardır. Birçok anne baba çocuklarına vicdanlı, dürüst ve samimi davranmayı değil, yalnızca kendi çıkarlarını korumayı öğüt verir.
Oysa bilmedin hiç sana doğru akan bir iç denizde büyütülen mavi sevgileri.Sen hiç suya aşık olmadın ki...
“ Geleceğinizi berbat etmemesi için, konuşmanızı bir parça düzeltin.” Shakespeare
Annemden öğrenmiştim bu sözcüğü. Hiçbir ay için kullanıldığını da duymadım daha. "Kasımüstü" yol yakınken yani...
Kelimeler, hayallerde olgunlaşıp şair ve yazarların gönüllerine düşerler. Şairler ve yazarlar, yüreklerine düşen çığın altında ezilmemek adına eser verirler . Biz, öylelikle farkına varırız kelimelerin. Sözün gücü, şairin ve yazarın deneyimi ve birikimi yanında, kelimelerin keşdedilmesi gereken hususiyetleri ile de alakalıdır biraz.
Hayatınızda hiç çöpten ekmek toplayan birini gördünüz mü?
Sen konuşmaya başladın sonra, geçmişini, daha doğrusu hiçbir zaman geçmemişini, sadece takvim yapraklarından düşmüş hikayeni anlatmaya başladığındaysa, içimin ürpermesiyle irkildim ilk önce, sevmeyi bilmiyordun sen..
B. Nihan Eren