Sivri Gün Batımları
Ben en çok kendime güldüm!
Fark etmeden geçmiş zaman; bilemezdim ki…
Toz pembe “kuş hatıralarının” yerine “sivri gün batımları”nı hiç hesaplamıştım.
Sağlık olsun…
Buna da gülünmez mi?
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Ben en çok kendime güldüm!
Fark etmeden geçmiş zaman; bilemezdim ki…
Toz pembe “kuş hatıralarının” yerine “sivri gün batımları”nı hiç hesaplamıştım.
Sağlık olsun…
Buna da gülünmez mi?
"Ne Kadar Çok Öldük Yaşamak İçin", Onat Kutlar'ın derin sözünden hareketle, yaşam uğruna kaybettiklerimizi düşündüren bir metin. Hayatta kalmak adına vazgeçtiklerimiz, sustuklarımız ve eksildiklerimizi sorgularken, toplumsal unutkanlığımıza da ayna tutuyor. Umut, cesaret ve hayallerimizden vazgeçişimizi anlatan bu düşünce parçası, hatırlamanın bir direniş olduğunu hatırlatıyor.
Seher vakitlerinde, Kâbe siyahı kirpiklerinde bir katre gözyaşı olmak istiyorum. Turna teleklerinde selâmlar yolluyorum meçhul ve bî bedel iklimine…
İhsan Oktay Anar
Nefsin verdiği bir diğer telkin de, kişinin ibadetlerini tam olarak yapamıyor olmasına işlerinin yoğunluğunun neden olduğudur. Bu mazeret ise asla geçerli değildir. Kur’an’a tabi olmak isteyen her insan, önceliklerini yine Kur’an’a göre belirlemelidir.
Yazıyorum okuyacak okumasa da...
Burada, denizin dalgalarını ondan ayrı bir şey olduğuna inanarak yaşayan insanlar var; oysa o biliyor: Denizin ta kendisidir dalgalar! Daha ne demeli ki! Bunun üzerine bir sigara yakarım ben, ve sonra gemileri..
Bu sabah yine senle uyandım. Senle doluyum. Gönlüm bir kristal sürahi. İçinde yedi derya. Leba lep sen kristal sürahi...
Nicedir filesinde yokluğu taşıyan baba yanımla bir somun ekmeğim.
Biz istedik, biz savaştık, biz kazandık, biz kurduk. Oh ne etmişiz, elimize sağlık. Doğrusu yerine
O istedi, O savaştı, O kazandı, O kurdu.
Akşam bana geldi Kassandra. Keramik kupalarımızda kırmızı, sıcak şaraplarımızı yudumlarken anlattı bunları. “Topla kafanı yaz, belki duyurursun” dedi. Yazdım.
Yirmisekiz yıl öğretmenlik yaptım, kimse kılını kıpırdatmadı benim için.
Yaşar Kemal