Gözlerinde/kin/i Gördüm Rakkase!
Dilimdeki çekingenliği de anlar mı bakışların? Öyle bakma diyorum sana. Dalgınım... Ürkek zamanların hırçın çocukluğunu taşıyor yüreğim. Yenilgileri kabul etmeden..
"Hikâye anlatmak, kaosa biçim vermektir. — Jean Anouilh"
"Hikâye anlatmak, kaosa biçim vermektir. — Jean Anouilh"
Dilimdeki çekingenliği de anlar mı bakışların? Öyle bakma diyorum sana. Dalgınım... Ürkek zamanların hırçın çocukluğunu taşıyor yüreğim. Yenilgileri kabul etmeden..
Peki nerede aranmalı? Belgeler nereye aitler? Burası neresi? Kıbrıs değil mi? Kıbrıs’la ilgili belgeleri neden başka bir yer de aramalı insan? Yoksa; arşiv belgeleri, tarihi eser ve kültürel mirasata mı göç eder? Sadece insanlar değil midir göç eden? Ettiklerin ne olur? Ne yaparlar gittikleri topraklarda? Ne zor sorular
kimileri sessizliğin sesini dinlermiş kısmi delilik bir anlamda... sesin de sessizliği olmalı bu durumda ? bu da körlük , işitme körlüğü ... ya da kelimelerle oynamak azmışlığı ?
Temiz kalbiyle, saf yüreğiyle kalbimizde yaşayacak olan Sevgili Nebiye Teyze'den bir anı
Yaşam, kanlı Varlık denizinde köhne bir sandalla yaptığım bir seyahat... Elimde hasret kürekleri... Kulağımda Sevgili'nin küpesi... Kıyı çok uzaklarda, sanki gece içinde gizlenmiş seher gibi...
“ Sana dokunmak, hayatın içinde durup dinlenmek gibi. Sana dokunmak, nefes almak gibi. Sana dokunmak, tüm kelimeleri yakmak gibi. Sana dokunmak, tüm insanları affetmek gibi. Sana dokunmak, hayatı temize geçmek gibi. Sana dokunmak, ölüme inat gibi. “
Belalar, insana Rabb’i karşısındaki aczini hatırlatır. Kişi, Allah’a yönelir, dua eder. Zorluğu giderecek olan Allah’tır; bunun bilincinde O’ndan yardım diler. Zorluk kalkıncaya kadar yaşadığı zaman, onu Rabb’ine daha yakınlaştıran eğitim sürecidir.
Evli erkekler! Bakın size ne di’ce’m: Evlilikte mutluluğunuzu artırarak devam ettirmenin sırlarını; eşinizin sizi ilk günki gibi büyük bir aşkla sevmesini sağlamanın ve daha da önemlisi eşinizi mutlu etmenin yollarını öğrenmek ister misiniz?
Fakirlik hepimizin kapsındaydı ama Mehmet Yaban’ınki yüzüne nüksetmişti fakirlik. Hatta vücudunun tüm zerresinde okunuyordu. Duruşu ve yürüyüşüyle “fakir fakir” diye alarm veriyordu.
Belki de onun için taziyesinde çok duygulanmıştım.
Geç saatler olmasına rağmen taziyesi çok kalabalıktı Mehmet’in. Aşiret komple oradaydı. Ben de bedenen oradaydım
Eşine az rastlanır bir direniş ve adını tarihe altın harflerle yazdırmış bir bir il:Çanakkale!
meclis kanununu çıkartmadan yeni ağaçlar tanımaya bakın!..ben kavak ağacını seçtim!” dedim ciddi ama arsızca...