Yaşadığımız "Hayalse", "Gerçeklerine" Lanet!
Seninle yaşadığım her saniye “hayalse” eğer, affet deniz gözlü; “Gerçeklerine” lanet olsun!
"Yazmak, aslında, 'birazdan önemli bir şey söyleyeceğim' demenin en uzun yoludur." – Oscar Wilde (kurgusal)"
"Yazmak, aslında, 'birazdan önemli bir şey söyleyeceğim' demenin en uzun yoludur." – Oscar Wilde (kurgusal)"
Seninle yaşadığım her saniye “hayalse” eğer, affet deniz gözlü; “Gerçeklerine” lanet olsun!

Birçok insan -Kuran’ı hiç bilmiyor da olsa- Allah’a inandığını söyler. Allah’ın Kendisini tanıttığı Kuran’dan yüz çeviren kişi, Allah’ı nasıl tanıyıp, gücünü gereği gibi takdir edebilir? Kur’an bir çok ayetinde bu kişilerin gerçekte iman etmediklerini bildirir:
Sen minnacık bir şeydin. Küçücük çıtı pıtı… Konuşmaya başladığımızda boyundan büyük laflar kuşanmış olurdun. Ama çok sevimliydin. Bende bir civcivi okşamaya duyulan o içsel tepkiyi tetikleyen bir yanın vardı.
Anne kokusu, baba omuzu... Geçmişe dayanan unutulmaz anlardır...
Ahmet Kaya'nın söylediği Şafak Türküsü parçasının bende hissettirdikleri...
Olsun ben ümit varım yarınlardan, aldırmadan ahlaksızlığın ve tükenmişliğin dört kol çengi gezişine. Zira dibe vurmadan şahikalara çıkılmıyor. Dibe vur...
Bir hayal miydi bu, düş mü yoksa gerçek mi? Üzerimizde deniz kokusu... ve sarılıyoruz birbirimize, iki denizin birbirine kavuşması gibi... İşte böyle başladı hikaye...
Beraber acı çekmekti sevgi yeri geldiğinde. Acıya deva olmaktı sevgilinin sevgisi. Sevdiğinde hüznün bir damlasını gördüğünde kendini acı ummanlarında boğmayı istemekti. Alıp onu o diyardan yıldızlara götürmeyi göze almaktı belki de...
Batılılaşma maceramız ve modernleşme üzerine bir deneme...