"Gerçek şu ki, dünya zaten yalanlarla dolu, benim bir tane daha eklememe ne gerek var?" - Oscar Wilde"

Deneme

Fırat'la Halleşelim

. Ve gözlerini kapat eteğinde Fıratın. Ruhunu güneşe emanet ederek dinle. Güneş yaksın, yürek kavrulsun, kulak görev üzere Evet şimdi dinle Fıratın her zerresini. Haykırışlarını duyarsın ehl-i sünnetin. Hüseyin, Hüseyinlerini duyarsın ve dahi Zeynebin.

yazı resim

Aşk Devrimcidir

İnsanların kendi hayalinde yaratıp taptığı ilk tanrının,dişi olmasından çok daha ilginci,onun aynı zamanda AŞK ve SAVAŞ tanrısı da olması değil mi.Kim bilir belki de aşk,bir büyük teslimiyet,teslim oluş ve teslim alışı,olmazsa olmaz kılmış,insanın “kendi” ne dair en büyük savaştır.Ancak Burada vurgulamamız gereken,yazının bulunuşundan binlerce yıl önce insanın ilk

Maddenin Pesinde

futursuzca yalan soyluyorum. yuzume taktigim maskeyle hilekar bir kumarbaz gibi karisiyorum kalabaliga... bildiklerim cehaletle yontuluyor ve cahil cumleler tum gunumu sarmaliyor.

Siz Hiç Âşık Oldunuz Mu?

Aşk Mekke’de başlar, aşk Medine’de başlar. Ve vatana dönüş yaklaştıkça hasrette kalplere düşmeye başlar daha o anda. Gözlerde yaşlar sel olur ayrılık akla düştükçe, zorla ayrılan sevgililer gibi kırılır kollar kanatlar. Gönül artık yasa girer, oda tıpkı Kâbe gibi karalara bürünür. Ayrılığın ateşi dönmeden yakar daha ve döndüğündeyse

Ulus Kayboldu

Tuhaf otel adları, kötü olduğu belli yollar, sanki bu yollara girilmez ancak yanlışlıkla düşülür gibi…

"Kelimelerin İçinin Boşaltılması" Deyimine Öznel Bir Yaklaşım

Güncele ilişkin okuduğum yazılarda sürekli karşıma çıkıyor; "içi boşaltılmış kelimeler" ya da "içi boşaltılmış kavramlar" deyimi. Cumhuriyet, demokrasi, laiklik, liberalizm, Kemalistlik, Atatürkçülük, sağcılık, solculuk... derken ta dinciliğe kadar bir çok kelimenin , "içi boşaltılmış" lığından dem vuruluyor yazılarda. Çoğu kez, yazının gidişatından; yazarın kendi doğrularına çarpıcı bir vurgulama

Başa Dön