1979 ve 2006 Kozaklı
Girerken ne değişti neler değişmiş diye bakınıyorum çevreme. Sonra yanıldın diyorum. Yanılıyorsun, kandırıldın diyorum. Devamlıda kandırılacaksın böyle giderse, diyorum.
"Şiir, güçlü duyguların kendiliğinden taşmasıdır. — William Wordsworth"
"Şiir, güçlü duyguların kendiliğinden taşmasıdır. — William Wordsworth"
Girerken ne değişti neler değişmiş diye bakınıyorum çevreme. Sonra yanıldın diyorum. Yanılıyorsun, kandırıldın diyorum. Devamlıda kandırılacaksın böyle giderse, diyorum.
Belki aşkı utandıramadık ama kendi adıma ispatladım: “seni çok seveceğimi ve asla unutmayacağımı…”
Ne yazık ki toplumumuzda anlam veremediğim bir gariplik var. Hem de çok yaygın bir şekilde.
Birinin yaptığı şeyi eleştirenler çok kısa bir süre sonra aynı şeyi kendileri yapıyor ve bir de bu yaptığını savunabiliyor. Bu ne yaman çelişki böyle!
Annem saksılara naneler ekti!
Burayı aratmasın diye
Taç yapraklı çiçekler hazırladı üzerlerine kurdele bağladı
Ve çeyizindeki tablolardan ayırdı bana
Ömer Hayyam gölgesine saygıyla…
Rivayet odur ki; Fatih Sultan Mehmet meşhur lalasıyla bu tepeden manzaraya bakmış ve şöyle demiş; “Lala, Lala, çeşm i cihan bu mu ola?”
Feminist denince benim kuşak ne anlar(dı)? Benim kuşak dediğim, 78’liler de denen Kayıp Kuşak diye adlandırılan, 1956 – 1964 arası doğup, geniş bir yelpazeye yayılan 68 kuşağının ardından gelip ezilmiş olan kuşak...
yeten birşeyler aramakla geçen dünyamıza küçük notlar halinde bir yazı...((((sonucu bilinen soruya verilmek istenen yanıtlar))))))
İtirafım bu sana hiç bilmediğin için içimdekileri.. Hiç duymak istemediklerin. Sana ait bu yazı bir gün okursun nedenlerine sonuç olsun diye.
Anka’nın kanadının sıcaklığında sabahladım bugün. Hayal dünyamın sonu gelmez girdaplarında koşmaktan bitkin düşmüş bir halde; Kaf Dağına sırtımı yaslayarak…
sevgi deriz ya hep herşeyin temeli, herşeyin başlangıcı, herşeyin ilacı işte o sevgi bizimkide.