Kalbimin Nuh Tufanı
Yıkık kalbimin kırıntılarından bir tekne ve o teknede sevgiliye döşenmek üzere hazırlanmış bir suit oda
"Roman, elde taşınan bir aynadır. — Stendhal"
"Roman, elde taşınan bir aynadır. — Stendhal"
Yıkık kalbimin kırıntılarından bir tekne ve o teknede sevgiliye döşenmek üzere hazırlanmış bir suit oda
Bir su misali akıyor ömrüm saf ve temiz.Su çatlak bardakta durmayı sevmez.Nerde bir çatlak görse oradan sızıp gitmek ister .Biz su gibi olamıyoruz işte.Farkımız bu .. Bulduğumuz çatlağı onarıyoruz.Kaçmıyoruz..Su gibi gelip koskoca bir duvarı yıkmıyoruz.Sel olup canlar almıyoruz,yağmur olup yağmıyoruz,musluk olup akmıyoruz.Biz su gibi saf,temiz ve acımasız olamıyoruz..

Saklambaç vazgeçilmezimizdi…
Bir küçük çam ağacı bile saklayabilirdi küçücük bedenimizi…
O küçücük ellerimize sığdırabileceğimiz küçük taşlar arardık beş taş oyunu için.
Sonralarda idrak ettik istop oyununun asıl adının stop olduğunu...
çoktan koymuştum adını:ŞAFAK YIRTAN!...
Akrep beşi, yelkovan on ikiyi gösterdiğinde işler yavaşlar,
İnsan beyni kısa süreli işi bırakma eğilimi bile gösterir.
Hatta zaman neredeyse durur.
İnsan doğanın çağrısına uymak zorunda kalır.
Bir yap-bozum olsun, eksiksiz olsun; bir yap-bozum olsun hiç dağılmasın!
Türkçemiz acaba neden balkonla ilgili 'ciddi' deyimler içermiyor?
Bayramlar huzur ve sükûnun en yüksek seviyede cereyan ettiği zaman dilimleridir. Kültür ve medeniyetimizde bayramların apayrı bir yeri ve önemi vardır. Birlik ve beraberliğin çimentosudur bu müstesna vakitler… Milli bütünlüğümüzü bu gibi ortak değerlerimize borçluyuz. Değerlerini yaşayan ve yaşatan milletler geleceğe emin adımlarla ilerlerler.
takılın peşime, sizi ayrı bir dünyaya götüreceğim. her an gözünüzün önünde olup görmezden geldiğiniz bir dünyaya.
haydiii!
takılın peşime,
Öyküler vardır sanal dünyanda; yaşamak isteyip de korktuğun. Masalsı eleştirel konuklardan saklanan, yasaklanan, sakıncasal..
Oynarsın; Kelebek kanatlarının zarif renkli çırpınışları gibi, beyne konarsın dolaysız anlamlarınla haklanarak. Kazanılan anlamlara dokunur, uçurumdan aşağıya düşerken bile bilinçli bir rolsel manyaklıkla gülersin; göbeğin katılarak oynaşır, gözlerin boncuk ışığı..
İletişim teknolojisi tüm dünyada gelişiyor, çeşitleniyor ve dönüşüyor, ama giderek daha az mesaj iletiyor. Etki alanını genişlettikçe de insanlığı besleyecek, dünya kültürünü üst seviyelere taşıyacak ‘farklılıklar sentezi’ olanağını dümdüz ediyor.
Korktuğun,ağladığın görülmemeliydi,zayıf sanırlardı.
Gülümsememelilerdi herkese,hafif algılanırlardı.
Bilmiyorum diyemezlerdi,cahil sanılırlardı.