Gönül kadehime bir mey misali,
Dolmasan ne olur, dolsan ne olur?
Bu saatten sonra kendine lâyık,
Bulmasan ne olur, bulsan ne olur?
Koşa koşa geldim, uydum çağrına
Başımı dayadım, bastım bağrına
Bir ömür harcadım senin uğruna
Bilmesen ne olur, bilsen ne olur?
Talan eyleyip de yürek yapımı,
Üstüne geçirdin ömür tapumu
Çarpıp da çıktığın gönül kapımı,
Çalmasan ne olur, çalsan ne olur?
Ben bir söylemeden sen bin söyledin
Bir ömür başımın etini yedin!
Saf duygularımı ziyan eyledin!
Kalmasan ne olur, kalsan ne olur?
Yıllar akıp gitti, aldım yaşımı
Görmedim gerçeği, gözüm şaşı mı?
Kars kazı misali saçım başımı,
Yolmasan ne olur, yolsan ne olur?
Dumanlar bürüdü dağ başlarımı
Tuzağa düşürdün can kuşlarımı
İş işten geçince gözyaşlarımı,
Silmesen ne olur, silsen ne olur?
Saçlarıma aklar karıştı gayrı
Kanlı bıçaklılar barıştı gayrı
Paslı ok kalbime erişti gayrı,
Dilmesen ne olur, dilsen ne olur?
Senin haberin yok aşk-ı âzamdan
Hiç şekva etmedim gönül ezamdan
Bu saatten sonra kanun, nizamdan,
Yılmasan ne olur, yılsan ne olur?
Yatağa düşürdün verem misali
Yüreğime çöktün elem misali
Aslı için dağı Kerem misali,
Delmesen ne olur, delsen ne olur?
Akılla yüreğin bul arasını!
Bir kez ödemedin kalp kirasını
Sana benden kalan aşk mirasını,
Bölmesen ne olur, bölsen ne olur?
Deli yüreğine bir sor haklı mı?
İçinde mâziden sırlar saklı mı?
Bu vakitten sonra bu kör aklımı,
Çelmesen ne olur, çelsen ne olur?
Rezil rüsva ettin beni ellere
Gönlümü düşürdün bak ne hâllere
Gerçeği unutup hep hayallere,
Dalmasan ne olur, dalsan ne olur?
Hicranın ateşi kalbi dağlarken,
Bir köşe başında kan yaş ağlarken,
Elimi kolumu kader bağlarken,
Gülmesen ne olur, gülsen ne olur?
Yüzün gece gibi, yansır melâllik
Gönül aynasına sinmiş celâllik
Bir gün öldüğümde benden helâllik,
Almasan ne olur, alsan ne olur?
Yaraladın beni sen her ân’ımda
Adın yazılıdır mevt fermanımda
Azrail gelince benim yanımda,
Olmasan ne olur, olsan ne olur?
Çilelerle geçti ömrün her demi
Meçhul limanlara yol alır gemi
Musalla taşında sen cenazemi,
Kılmasan ne olur, kılsan ne olur?
Beni mecbur ettin hicran aşına
Çok çekti yazsınlar mezar taşına
Yarın öldüğümde kabrin başına,
Gelmesen ne olur, gelsen ne olur?
Dünyada çok gördün bana visali
Istırabı sandım peri masalı
Dikeni bol yaban gülü misali,
Solmasan ne olur, solsan ne olur?
Bu zamanda aşklar pazara kadar
Sevdan Akdeniz’den Hazar’a kadar!
Hakiki sevgiler mezara kadar,
Ölmesen ne olur, ölsen ne olur?
07 Ekim 2026/Trabzon
M. NİHAT MALKOÇ
https://www.youtube.com/watch?v=meQaM2nJ98I