"İnsan, anlattığı hikâyeler kadar yaşar. — Gabriel García Márquez"

Gelmesen Ne Olur, Gelsen Ne Olur?

yazı resim

Gönül kadehime bir mey misali,

Dolmasan ne olur, dolsan ne olur?

Bu saatten sonra kendine lâyık,

Bulmasan ne olur, bulsan ne olur?

Koşa koşa geldim, uydum çağrına

Başımı dayadım, bastım bağrına

Bir ömür harcadım senin uğruna

Bilmesen ne olur, bilsen ne olur?

Talan eyleyip de yürek yapımı,

Üstüne geçirdin ömür tapumu

Çarpıp da çıktığın gönül kapımı,

Çalmasan ne olur, çalsan ne olur?

Ben bir söylemeden sen bin söyledin

Bir ömür başımın etini yedin!

Saf duygularımı ziyan eyledin!

Kalmasan ne olur, kalsan ne olur?

Yıllar akıp gitti, aldım yaşımı

Görmedim gerçeği, gözüm şaşı mı?

Kars kazı misali saçım başımı,

Yolmasan ne olur, yolsan ne olur?

Dumanlar bürüdü dağ başlarımı

Tuzağa düşürdün can kuşlarımı

İş işten geçince gözyaşlarımı,

Silmesen ne olur, silsen ne olur?

Saçlarıma aklar karıştı gayrı

Kanlı bıçaklılar barıştı gayrı

Paslı ok kalbime erişti gayrı,

Dilmesen ne olur, dilsen ne olur?

Senin haberin yok aşk-ı âzamdan

Hiç şekva etmedim gönül ezamdan

Bu saatten sonra kanun, nizamdan,

Yılmasan ne olur, yılsan ne olur?

Yatağa düşürdün verem misali

Yüreğime çöktün elem misali

Aslı için dağı Kerem misali,

Delmesen ne olur, delsen ne olur?

Akılla yüreğin bul arasını!

Bir kez ödemedin kalp kirasını

Sana benden kalan aşk mirasını,

Bölmesen ne olur, bölsen ne olur?

Deli yüreğine bir sor haklı mı?

İçinde mâziden sırlar saklı mı?

Bu vakitten sonra bu kör aklımı,

Çelmesen ne olur, çelsen ne olur?

Rezil rüsva ettin beni ellere

Gönlümü düşürdün bak ne hâllere

Gerçeği unutup hep hayallere,

Dalmasan ne olur, dalsan ne olur?

Hicranın ateşi kalbi dağlarken,

Bir köşe başında kan yaş ağlarken,

Elimi kolumu kader bağlarken,

Gülmesen ne olur, gülsen ne olur?

Yüzün gece gibi, yansır melâllik

Gönül aynasına sinmiş celâllik

Bir gün öldüğümde benden helâllik,

Almasan ne olur, alsan ne olur?

Yaraladın beni sen her ân’ımda

Adın yazılıdır mevt fermanımda

Azrail gelince benim yanımda,

Olmasan ne olur, olsan ne olur?

Çilelerle geçti ömrün her demi

Meçhul limanlara yol alır gemi

Musalla taşında sen cenazemi,

Kılmasan ne olur, kılsan ne olur?

Beni mecbur ettin hicran aşına

Çok çekti yazsınlar mezar taşına

Yarın öldüğümde kabrin başına,

Gelmesen ne olur, gelsen ne olur?

Dünyada çok gördün bana visali

Istırabı sandım peri masalı

Dikeni bol yaban gülü misali,

Solmasan ne olur, solsan ne olur?

Bu zamanda aşklar pazara kadar

Sevdan Akdeniz’den Hazar’a kadar!

Hakiki sevgiler mezara kadar,

Ölmesen ne olur, ölsen ne olur?

07 Ekim 2026/Trabzon

M. NİHAT MALKOÇ

https://www.youtube.com/watch?v=meQaM2nJ98I

Yorumlar

Başa Dön