Aşk Herşeyi Affeder mi, Doğumu
Sen daha çok küçüksün çocuk.
Sezen henüz son şarkısını söylemedi ki…
"Bir şehrin ruhu, anlatılan hikâyelerinde saklıdır. — Italo Calvino"
"Bir şehrin ruhu, anlatılan hikâyelerinde saklıdır. — Italo Calvino"
Sen daha çok küçüksün çocuk.
Sezen henüz son şarkısını söylemedi ki…
Sen vaktinden çok sonra gelen sevda, ben geceler boyu seni bekleyen mavi melek bu şehirde.
Yenidenmi geldin ömrümün senin için ayırdıgım kısmına, bir yol bulamadan tenhasında ayrılıgın, bir çıkış yolu bulamadan mı geldin? Gönlümün kepenkleri yok benim durma öyle kapıda. Hoş geldin kadınım, hoş geldin bağdaç kurup oturdugun gençligimin ortasına
Rüya oldduğunu düşündüğüm şeyler yaşıyorum. Unutamam diye adına şiirler yazdığımı bir güne siliyorum. Saltanat sürdüğü rüyalarıma başkasını geçiriyorum.
Sevda mucizesinin yeniden tezahür ettiği gözlerinde yaşat beni..Sonra da yeşil Cennetindeki gonca güllerine sar beni…Hadi sevgili durma öyle..Mavi bilyelerin cam soğukluğunda üşüyen yüreğimi sıcak şefkatinle kundakla. Üzerinde ütüsüz gömleği bir de yamalı pantolonu ile sana koşan bu adamı ilkokul cağındaki örgülü saçlarıyla siyah- beyaz fotoğraflara bile renk katan
sevgi deriz ya hep herşeyin temeli, herşeyin başlangıcı, herşeyin ilacı işte o sevgi bizimkide.
Tam olumlamanın ortasında,ben kendimi kaybetmiş bir haldeyken çakıştık bir şekilde msn de:)Takıldım,''saatlerdir çekim yapıyorum,sizi çağırıyorum,nerdesiniz ya siz'' diye...Hala kararsız tabii arkadaş,benim de çenem durmaz ya,illa sulandıracam,''tekliff ediyorum,benim üstüm,yetkilim olurmusunuz'' dedim.''Sen edersen olurum tabii'' dedi...''Şarkının aslı bu değildi tabii'' dedim,hani devamını anlatacam;''böyle böyle oldu,bir yazı okudum,çok eğlenceliydi,ordan takıldı bu
Sonra geceleri yazılan her şiir bir hayaldir yüreğine. Yüreğinde kanat çırpan o binlerce minik gözlü kuşlara,kelebeklere. Görürmü dersin hayat seni. Hayat seni sende umut kalarak bir daha yaşayabilirmi dersin....
düşe düştüm
ardından gerçeğe aydım
ama anladım ki
sen zaten görebileceğim en güzel düşsün ...
Varlığında yokluğuna hasret bir hıçkırığım boğazında düğümlenen...
Yeni açtığım beyaz sayfaların üzerindeki ilk yazıdır senin gönül yazın…
Yeni kurduğum çocuksu hayallerin başrolü senindir…
Yeşil gözlerinde kaybolduğun zaman, nice ihaneti koynunda unuttuğun hazan, burada bir yerde olmalı...
Beyazlarımı giyinmek istiyorum, maviler bağlayıp. Sana gelmek istiyorum, kendimi rüzgara bırakıp.
Bir su misali akıyor ömrüm saf ve temiz.Su çatlak bardakta durmayı sevmez.Nerde bir çatlak görse oradan sızıp gitmek ister .Biz su gibi olamıyoruz işte.Farkımız bu .. Bulduğumuz çatlağı onarıyoruz.Kaçmıyoruz..Su gibi gelip koskoca bir duvarı yıkmıyoruz.Sel olup canlar almıyoruz,yağmur olup yağmıyoruz,musluk olup akmıyoruz.Biz su gibi saf,temiz ve acımasız olamıyoruz..
Ayrılırken geride kırık bir kalp ve cevapsız sorular bırakıp gittin. Gitme demeyeceğim. Kal da demeyeceğim. Ama neden diye soruyorum.
Mevlana Celaleddin Rumî Hazretleri sadece Türkiye’de değil, dünya ölçeğinde de tanınan ve sevilen bir mutasavvıftır. O, bundan 800 sene evvel dünyamıza bir ışık niyetine doğmuştur. Onun sekiz yüzüncü doğum yıldönümünü kutluyoruz bu yıl… Bunun içindir ki UNESCO adlı dünya kültür kuruluşu bu seneyi “Mevlana Yılı” olarak ilan etti.