Sensizliğin Olmayan Tanımı...
Her gelişinde tekrardan bağlandım sana ; fakat gidişlerine bir türlü alışamadım. Beni benle başbaşa bırakmışken gelme geri, bozma hala ulaşamadığım huzurumu..
"Sizin için dün, benim için yarındı. Ne fark eder ki, ikisi de geçecek." – Jorge Luis Borges"
"Sizin için dün, benim için yarındı. Ne fark eder ki, ikisi de geçecek." – Jorge Luis Borges"
Her gelişinde tekrardan bağlandım sana ; fakat gidişlerine bir türlü alışamadım. Beni benle başbaşa bırakmışken gelme geri, bozma hala ulaşamadığım huzurumu..
Ama gel gör ki içimi acıtan kullanışmış şiirler değil,ikinci el bahanelerdi... Bana bakire yalanlar söyle sevgilim... Duymadığım bilmediğim şahsıma münhasır olsun rica ederim...
Dar vakitlerde durma sevgili… Yaşamak ölümden beterken vur yumruklarını geceye… İlk defa ağla… Son defa ağla… Gözlerinden silme gülüşlerimin gamzesini… Bana inat sesli harflerin olsun sevdadan yana dudaklarında…
Sanadır seslenişim ey yar… Sende hatırına düşür beni… Suskun bir gül gibi yüreğine düşür, sevindir beni… Uyan derin uykularından, uyan… Geceye çevirdiğim ıslak göz bebeklerime bak… Gözlerimden akan yaşlara vurul… Gül sükutundaki dillerimden söyleyemediklerimi duy… Yanıma gel sevgili… Sesini ek yüreğime, ilikle sevda gömleğini tenime… Gerçekler öldürürken beni
Etrafı kapalı bir odada ruhum örselenirken bi köşede susmuş kapı aralığından sızan ışıga bakıyorum...
Ben aşkı anlatırdım; sen olmayınca aşkım yarım... Ve sende kaldı tüm inandıklarım...
Modern insanın, yaşam merkezi cinsellik üzerine kurulduğundan ve dininde sınırsız ve ölçüsüz cinselliğe göz yummadığından ortada ciddi sorunların varlığı demek oluyor bu.
Sen daha çok küçüksün çocuk.
Sezen henüz son şarkısını söylemedi ki…
Sen hangi mevsimlerden,hangi topraklardan kopup geldin ve ben seni neden bunca zaman sonra sevdim…
Yürek küçüktür fakat tüm gönüllere ulaşır, beyin küçüktür fakat sonsuz ve sınırsız düşünce barındırır, göz sadece bir noktadır bütün dünyayı sığdırabilir
… bir yitik kentte yeniden başlar zaman ve senin kentin o içinde yaşadığın… unuttuğun bir ara sarhoşluğundan…
… çamur kaptı sını yeniden fark edersin kırlangıçların…
Amaçsızca çekip gittiklerini zannederken bazen kendileri bile, aslında tek bir kelimede gizlidir dönüşlerinin, ya da kalmalarının şifresi. “KAL” diyecek bir sevgiliye feda edilir gider, gururun hırçın oyunbozanlığında ezilen sevgi...
Duvarlar arasında mahkum olmaktan öte senin gönlünde hapis olmayı isterdim.Lakin sen beni sensizliğe mahkum ettin.Etrafımı çevreleyen kalın taş duvarları yıktın üzerime.
Şimdi otobüsün camından sana akan yüreğimi geri ver desem, sende bıraktığım o uzun saçlı yosun yeşillinden bir vücut bulabilsem...
Sessizlik o kadar güzelki sanki yıllarca hasretim bu sessizliğe.İnsanın benliğini alıyor. Büyülü bir iksir gibi insanın ruhunu alt üst ediyor.Başımı kaldırıyorum ve gündüzün maviliğinden geriye kalan simsiyah bir gökyüzü görüyorum
Fakir Baykurt